49'lar davası

49’LAR DAVASI NEDEN OLDU, KİMLER YARGILANDI, KİMLERE İDAM VERİLDİ

”Canip Yıldırım ve Yusuf Azizoğlu ile birlikte İleri Yurt gazetesini çıkaran Musa Anter, yayımladığı Kürtçe şiiri “Qimil / Kımıl” sebebiyle hakkında dava açıldı. Musa Anter’e destek veren 50 kişi gözaltına alındı.”

 

BERNAMEGEH / 49’lar Davası, 1961 yılında Kürtçe şiir yayımlanması üzerine açılan Kürtçülük davasıdır.

1937-1938 Dersim olaylarından bu yana siyasal olarak ön planda olmayan Kürtler 1958-1960 arasında yaşanan kırılmalarla sınırlı olarak siyaset sahnesinin konusu olmuştur. Bu dönemde iktidarda bulunan Demokrat Parti söz konusu gelişmelerden endişeliydi. Zira Kürt meselesinin yükselmesi, iktidarın muhalefet karşısında elini zayıflatıp güç duruma düşürebilirdi. Nihayetinde Dersim ayaklanmasının bastırılması döneminde Başbakan olan Celal Bayar’ın Kürt sorununun ülkenin ana gündemi haline gelmesinin isyan ve bastırma pratiği ile sonuçlanması konusunda tecrübeleri dikkate değerdir. Kürt meselesinin geriletilmesi amacıyla iktidarın elindeki plan ise tarihe 49’lar olarak geçecek zevatın tutuklanmasına dairdi.

49’lar

Bundan yıllar önce, çoğu Ankara ve İstanbul’da oturmakta olan 40 Kürt aydını, ev ve işyerlerine yapılan “ani baskın”larla gözaltına alındı. İsnat edilen suç, “yabancı devletlerin desteğiyle Türkiye’yi bölmek” idi. Ocak 1961′de tutuksuz yargılanan 10 kişi de aralarına katılınca 50 kişiye ulaştılar, sanıklardan Mardinli Mehmet Emin Batu hücresinde ölü bulununca, toplam sanık sayısı 49’a düştü.

Bundan sonra da bu davada yargılananlara “Kırkdokuzlar”, olaya “Kırkdokuzlar Olayı”, davaya da “Kırkdokuzlar Davası” denilmeye başlandı. Sonradan aralarına biri tutuklu iki sanık daha katılıp yargılanan sayısı elli bire yükselmiş olsa da dava/olayın “kırkdokuzlar” olarak anılması devam etti.

İstanbul’daki 28. Tümen Komutanlığı 2 No’lu Askeri Mahkemesi’nde 3 Ocak 1961′de başlayan ve yargılananlar arasında Musa Anter, Sait Kırmızıtoprak, Şerafettin Elçi, Naci Kutlay ve Kemal Burkay gibi Kürt aydınlarının da bulunduğu davanın yargı süreci yaklaşık 8 yıl sürdü. Bu davanın savunmaları Kürtlerin Türk mahkemelerindeki ilk resmi kamusal talepleri olarak kayıtlara geçti.

”İlk grupta bulunan Nurettin Yılmaz, Esat Cemiloğlu, Ferit Bilen, Mustafa Direkçigil, Fevzi Avşar, Hasan Ulus, Nazmi Balkaş, H. Oğuz Üçok, M. Nazım Çiğdem, Fevzi Kartal, Mehmet Aydemir, Emin Kotan, Ökkeş Karadağ, Muhsin Şavata ve Fethullah Kakioğlu için mahkûmiyetlerini gerektirecek kâfi delil bulunmadığından’, ‘takdiri mahkemeye ait olmak’ üzere beraatları talep edildi.

İkinci grupta bulunan Turgut Akın, Sıtkı Elbistan, Şerafettin Elçi, Mustafa Ramanlı, Mehmet Özer, Feyzullah Demirtaş, Cezmi Balkaş, Halis Yokuş, İsmet Balkaş ve Sait Bingöl için yine ‘delil yetersizliğinden’ beraatları istendi.

Üçüncü grupta bulunan Şevket Turan, Naci Kutlay, Ali Karahan, Koço Elbistan, Yavuz Çamlıbel, Mehmet Ali Dinler, Yusuf Kaçar, Ziya Şerefhanoğlu, Medet Serhat, Hasan Akkuş, Örfi Akkoyunlu, Selim Kılıçoğlu, Şahabettin Septioğlu, Sait Elçi, Sait Kırmızıtoprak, Yaşar Kaya, Faik Savaş, Haydar Aksu, Ziya Acar, Fadıl Budak, Halil Demirel, Necati Siyahkan, A. Efem Dolak, Musa Anter, Canip Yıldırım ve Mehmet Bilgin’in ise TCK’ nın ‘Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı devletin hâkimiyeti altına koymaya veya devletin birliğini bozmaya veya devletin hâkimiyeti altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya matuf bir fiil işleyen kimse ölüm cezası ile cezalandırılır” diyen 125. maddeye göre yargılanması isteniyordu (Çamlıbel, 2007: 85-86).”

İlk karar 30 Nisan 1964′te verildi. Bütün sanıklar hakkında beraat kararı çıktı. Savcılığın karara itirazı üzerine dosyayı inceleyen askeri yargıtay kararı bozdu ve söz konusu kişilerin ‘milli duyguları yok etmeğe ve zayıflatmaya matuf bulunan cemiyet kurma, bunu sevk ve idare etme, faaliyetlerine katılma’ suçuyla yargılanmalarını istedi.

Bu suça göre yapılan yargılama da 24 Eylül 1965′te verilen kararla son buldu. Kimi sanıklar ceza alırken, kimileri de beraat etti. Askeri savcılık, bu kez de beraat kararlarına itiraz etti. Karar, bir kez daha askeri yargıtay tarafından bozuldu.

Savcılık, başlangıçta sanıkların “Türkiye dışındaki kimi Kürt örgüt ve kadrolarıyla” irtibat kurmuş olduklarını ve sanıkların çoğunun 13 Eylül 1959′da Ankara Atatürk Orman Çiftliği’nde “Kürtçülük amaçlı” bir toplantı düzenlemiş olduklarını iddia etti. Sonrasında sanıkların dergi ve gazetelerdeki yazıları ile aramalarda bulunan mektup ve kitapları üzerinde yoğunlaştı.

Dava ile ilgili son karar 3 Mayıs 1968′de verildi. ‘milli hisleri zayıflatıcı faaliyette bulunmak’tan kimi sanıklar beraat ederken, kimi sanıklar da çeşitli cezalar aldı. Verilen bu karar davanın zaman aşımına uğraması sebebiyle kesinleşmediyse de, Kürt aydınlarının bir kısmı Türkiye’nin çeşitli illerine sürgüne gönderildi.

 Olayın Arka Planı

Canip Yıldırım ve Yusuf Azizoğlu ile birlikte İleri Yurt gazetesini çıkaran Musa Anter, yayımladığı Kürtçe şiiri “Qimil / Kımıl” sebebiyle hakkında dava açıldı. Musa Anter’e destek veren 50 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlardan Mehmet Emin Batu mide kanamasından ölünce geriye 49 kişi kaldı ve dava bu sayıyla anılır oldu. 14 ay tutuklu kaldıktan sonra sanıklar mahkeye çıkarılmayı beklerlerken 27 Mayıs Darbesi gerçekleşti. Nihayet 3 Ocak 1961 tarihinde mahkeme başladı.

Yaşar Kaya Koca Çınar Kürt Bilgesi Musa Anter kitabında dönemle ilgili şöyle bir tahlilde bulunur:

”1943 yılında yine Mustafa Remzi Bucak, Yusuf Azizoğlu, Ziya Şerefhanoğlu ve Faik Bucak ile birlikte Hevi Cemiyeti’nden sonra ilk öğrenci derneğini kurdular. Cemiyetin ismi “Kürtleri Kurtarma Cemiyeti” idi. 1948 yılında Fırat Talebe Yurdu‘nu kurdu ve “Dicle Kaynağı” isimli gazeteyi çıkardı. 1951 yılında Kemal Sülker’in yardımıyla “Şark Mecmuası”nı çıkardı. Bilahare de “Şark Postası’nı çıkardı. 1958 yılında Diyarbekir’de çıkan “İleri Yurt” gazetesinde fıkralarını “Aman Ne İleri Yurt” üst spotu ile yayınlandı. 1959 yılı Eylül ayında İleri Yurtta yayınlanan “Kımıl” başlıklı fıkrasından dolayı tutuklandı. Bilahare serbest bırakıldı. 1959 yılı 27 Aralık’ında “ 49” lar davasından dolayı tutuklandı. İstanbul Harbiye’de 38’nolu hücrede altı ay kaldı. “Birina Reş” isimli piyesini bu hücrede yazdı. 1961 yılında tahliye oldu. Elli Kürt aydını tutuklanır; Harbiye binasının arkasında özel olarak hazırlanan hücrelere konulurlar. Aralarından biri, dayanamayıp ölecektir. Geriye kalan kırk dokuz kişi, “ 49’lar” diye anılacaktır.”

Avni Özgürel bu olayı değerlendirdiği bir yazısında şunları dile getirir:

”Başbakan Adnan Menderes Kürt milletvekilleri tarafından az-çok yatıştırılmışken Musa Anter’in kımıl/süne zararlısını metafor olarak kullanıp onun üzerinden siyasete yönelttiği Kürtçe eleştiri ipleri koparttı. Basında yer alan ‘Doğu’daki bu küçük gazeteye kim kâğıt veriyor’ yorumlarının ardından hükümet bir yandan istihbarat birimlerinin 2000-3000 Kürt’ün Batı’ya göç ettirilmesi önerisini değerlendirirken diğer yandan hakkında dava açılan Musa Anter’e destek verdikleri tesbit edilen 50 Kürt genç ve aydını gözaltına alındı…” ve devamla önemli bir tespitte bulunur: ”Beri yanda 49’lar davasını yetersiz gören 27 Mayısçılar ihtilalin hemen akabinde bağımsız Kürdistan kurmaya matuf çalışmalar yapmakla suçladıkları 485 aşiret ileri gelenini derdest edip Sıvas’ta oluşturulan kampta toplamışlardı… Gazetelerde Şeyh Said’in oğlunun bir Rus jeepiyle Doğu Anadolu’da dolaşıp siyasi faaliyette bulunduğu yazılıp çiziliyordu…
Bir yanda Sivas Kampı diğer yandan 49’lar Davası’yla arap saçına dönmüş yargı 1965’e kadar elindeki dosyalarda kurtulamadı…”

49’lar arasında baş gösteren farklı siyasal tutumlar, Anter’in anlatımlarına göre komünist Kürtler ve muhafazakar Kürtler arasında cereyan etmiştir. Anter bu ayrışma sürecini şöyle açıklar:

“Harbiye’de aramızda zamanla ve kökeni daha eskilere dayanan ikilik çıktı. Tabii bu ikilik milli değil, politik-ideolojikti. Bir bölümümüz solcu, bir bölümümüz sağcıydık. Sağcıların başında Ziya Şerefhanoğlu vardı ve sayıca solculara göre azdılar (…) Ziya Şerefhanoğlu çocuklara, “zaten Kürtçü diye tutuklandık; eğer komünistlik de bize takılırsa, mutlaka bizi idam ederler” diyordu” ve böylece pırıl pırıl birkaç arkadaşımızın aklını çelmişti. Öyle ki komünizmden kopmuş, ayrı yemek yiyorlardı” (2011a: 157).

Tutuklanan 49 isimden biri olan Ziya Acar, bir röportajında dönemi şöyle ele alır:

 ”Olay, “49’lar Davası” olarak biliniyor. Türkler, “49 Kürtçü Davası”, “49 Kürt Komünist Davası” diyorlardı… DP iktidarı, bizim o sınırlı gecelere dahi müdahale etmeye başlamıştı. Bildikleri tüm Kürtler hakkında kovuşturma yapılmıştı. Mahkeme dosyalarına kısmen giren istihbarat raporundan öğrendik ki çoktan çalışma yapmışlar. 1956-1957’den beri Kürt aydın kesimlerini, gazeteye yazanları, sendikacı olanları izlemeye almışlardı. Ama istihbarat raporundaki egemen tema şuydu: “Barzani’nin dönüşüyle Kürt sorunu aktüel bir hale gelmiş ve Türkiye için büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Barzani, Mahabad’dan beri Güney Kürdistan’ın lideri kabul ediliyordu. Gelişme Türkiye’ye yansıyacak diye Türkiye Kürtlerine karşı tedbir alınması isteniyordu. Legal telgraf olayı da bu çerçevede görülüyor. Kürt aydınları, aşiret ve dini ileri gelenlerinin tutuklanması ve en ağır şekilde cezalandırılması öngörülüyordu. Tutuklamak istedikleri 49 kişi değil, yüzlerce hatta binlerceydi. 1960 darbesinden sonra yüze yakın aşiret lideri ve dini seçkinin Sivas’ta hapsedilmesi bu kapsamda idi.”

49’lar olayı uzun bir süreden itibaren suskunluk dönemine giren Kürt Milliyetçi hareketinin Türkiyedeki ilk önemli örgütlenme ve kendini var etme çabasıdır. Devrimci Doğu Kültür Ocakları ve Sol Sosyalist Devrimci hareketlerin etkisiyle Kürt Ulusal bilinci ve hareketi günümüze varan önemli bir ilerleme çizgisini yakalar.

Kimler Tutuklandı

  1. Şevket Turan, (Mardin – Gülhane Tıp Akademisi Maliye Şube müdürü ve levazım binbaşısı)
  2. Naci Kutlay, (Kars – Çamlıdere Devlet Hastanesi’nde uzman doktor)
  3. Ali Karahan, (Siverek – Avukat)
  4. Koço Elbistan, (Hassa – Kırıkhan’da ilçe doktoru)
  5. Yavuz Çamlıbel, (Doğubayazıt – Yedek topçu asteğmen)
  6. Mehmet Ali Dinler, (Cizre – Ankara Hukuk Fakültesi birinci sınıf öğrencisi)
  7. Yusuf Kaçar, (Dersim, Nazimiye – Birinci İnşaat Tekniker Okulu öğrencisi)
  8. Nurettin Yılmaz, (Cizre – Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisi)
  9. Ziya Nami Şerefhanoğlu, (Bitlis – Avukat)
  10. Medet Serhat, (Iğdır – İstanbul Hukuk Fakültesi öğrencisi)
  11. Hasan Akkuş, (Urfa – İktisat Fakültesi öğrencisi)
  12. Örfi Akkoyunlu, (Pötürge – Madeni eşya fabrikatörü)
  13. Selim Kılıçoğlu, (Varto – Kıdemli üsteğmen)
  14. Şahabettin Septioğlu, (Palu – Yüksek Ziraat Mühendisi, Levazım Asteğmeni)
  15. Said Elçi, (Bingöl – Muhasebeci)
  16. Sait Kırmızıtoprak, (Dersim, Nazımiye – İstanbul Tıp Fakültesi son sınıf öğrencisi)
  17. Yaşar Kaya, (Iğdır – İstanbul Hukuk Fakültesi öğrencisi)
  18. Faik Savaş, (Genç – İstanbul Hukuk Fakültesi Öğrencisi)
  19. Haydar Aksu, (Kiğı – Stajyer Avukat)
  20. Ziya Acar, (Kulp – İstanbul Hukuk Fakültesi 2. sınıf öğrencisi
  21. Fadıl Budak, (Diyarbakır – İstanbul Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisi)
  22. Halil Demirel, (Islahiye – Yardımcı topçu asteğmen)
  23. Ferit Bilen, (Diyarbakır – Kundura mağazası sahibi)
  24. Esat Cemiloğlu, (Diyarbakır – Yüksek Ziraat Mühendisi)
  25. Mustafa Nuri Direkçigil, (Diyarbakır – Sağlık Müfettişi)
  26. Fevzi Avşar, (Kars – İstanbul Tıp Fakültesi öğrencisi)
  27. Necati Siyahkan, (Siverek – İstanbul Hukuk Fakültesi 2. sınıf öğrencisi)
  28. Hasan Ulus, (Erzurum)
  29. Nazmi Balkaş, (Lice – İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi öğrencisi)
  30. Hüseyin Oğuz Üçok, (Diyarbakır – İstanbul Tıp Fakültesi Diş Hekimliği öğrencisi)
  31. Mehmet Nazım Çiğdem, (Ankara – Boya ve inşaat işleri ustası)
  32. Fevzi Kartal, (Van – Yedek asteğmen)
  33. Mehmet Aydemir, (Siverek – İstanbul Tıp Fakültesi öğrencisi)
  34. Abdurrahman Efem Dolak, (Diyarbakır – İleri Yurt Gazetesinin sahibi ve Güven Gazetesinin ortağı)
  35. Musa Anter, (Nusaybin)
  36. Canip Yıldırım, (Diyarbakır – Avukat)
  37. Emin Kotan, (Muş – Elektrik Muhasibi)
  38. Ökkeş Karadağ, (Maraş)
  39. Muhsin Şavata, (Malatya – Hayvan Tüccarı)
  40. Turgut Akın, (Ergani – Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi üçüncü sınıf örgencisi)
  41. Sıtkı Elbistan, (Hassa – Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi)
  42. Şerafettin Elçi, (Cizre – Hukuk Fakültesi 2. sınıf öğrencisi)
  43. Mustafa Ramanlı, (Beşiri – Ankara Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisi)
  44. Mehmet Özer, (Siverek – Ankara Tıp Fakültesi son sınıf öğrencisi)
  45. Feyzullah Demirtaş, (Palu – Ziraat teknisyeni)
  46. Cezmi Balkaş, (Lice – Orman Fakültesi öğrencisi)
  47. Halis Yokuş, (Kars – İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi öğrencisi)
  48. İsmet Balkaş, (Lice – Tıp Fakültesi öğrencisi)
  49. Sait Bingöl, (Bingöl – İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi öğrencisi)

Dava Süreci

Savcılık 50 sanıktan 15’in kafi delil bulunmadığı için, 10 sanık hakkında mahkûmiyete yeterli delil olmadığı için beraat kararı verilmesini istemiş ama 24 sanığın TCK’nun 125. maddesine göre yargılanması istemiştir.

İdamı istenenler Kimler

  • Şevket Turan,
  • Naci Kutlay,
  • Ali Karahan,
  • Koço Elbistan,
  • Yavuz Çamlıbel,
  • Mehmet Ali Dinler,
  • Yusuf Kaçar,
  • Ziya Şerefhanoğlu,
  • Medet Serhat,
  • Hasan Akkuş,
  • Örfi Akkoyunlu,
  • Selim Kılıçoğlu,
  • Şahabettin Septioğlu,
  • Sait Elçi,
  • Sait Kırmızıtoprak,
  • Yaşar Kaya,
  • Faik Savaş,
  • Haydar Aksu,
  • Ziya Acar,
  • Fadıl Budak,
  • Halil Demirel,
  • Necati Siyahkan,
  • A. Efem Dolak,
  • Musa Anter,
  • Canip Yıldırım,
  • Mehmet Bilgin

Ne Oldu

İdamla yargılanan 25 sanığından 10 beraat etti, 15’i bir kez beraat edip bir kez suç vasfı değiştirilerek davanın yenilenmesi neticesi 1965 yılında TCK’nun 141 ve 142. maddelerinden 16 ay hapis, 5 ay 10 gün sürgün cezası aldılar.

Kaynaklar

  1. Avni Özgürel (3 Ocak 2010). “Kürt Sorununda Kavşak: 49’lar davası”
  2. https://marksist.org/icerik/Yazar/3448/mobileRedirect.
  3. Kerem YAVAŞÇA, KÜRT MİLLİYETÇİLİĞİ TARTIŞMALARI ÇERÇEVESİNDE MUSA ANTER.
  4. Çamlıbel, Yavuz (2007). 49’lar Davası. Ankara: Algı Yayıncılık. ISBN 9944680257.
  5. Yaşar Kaya, Koca Çınar Kürt Bilgesi Musa Anter.

BERNAMEGEH

UYARI: Yazıların izinsiz kopyalanması ve Web Sitelerinde yayınlanması kesinlikle yasaktır. Hakkınızda yasal işlemlerin başlatılabileceğini lütfen unutmayın!

AYRICA BAKIN

murat akkuş

HAYIRSEVER İŞ İNSANI MASALI VE GERÇEKLER

”Bazı iş insanları da vakıf kurmakta ya da kurulmasına öncülük ederler. Bilindiği gibi vakıflara yapılan …

error: LÜTFEN KOPYALAMAYIN OKUYUN!