SOKAK HAYVANLARI

51 Örgütten sokakta yaşayan hayvanlar için ortak deklarasyon

51 örgüt hazırladıkları ortak deklarasyonla, yerel yönetimlerin hayvanlarla ilgili görevlerini bir kez daha hatırlatarak sokakta yaşayan hayvanlara karşı sorumluluklarını yerine getirmelerini talep etti.

Aralarında vakıf, dernek, platform, siyasi parti ve çalışma grupları da olan 51 örgüt, son zamanlarda sosyal medya ve ulusal basında tartışılan “sokakta serbestçe yaşayan hayvanlar” konusuyla ilgili ortak bir deklarasyon metni yayımladı.

Açıklamada Hayvanseverlerin, yerel hayvan koruma görevlilerinin, hayvan koruma alanında çalışan sivil toplum örgütlerinin ve temsilcilerinin yapmış olduğu on binlerce şikayet, ya cevap vermeye dahi değer görülmemiş ya da takipsizlikle sonuçlanmış ifadeleri dikkat çekti.

Zorunlu kılınan geçici bakımevleri yapılmadığı, yeterli personel ve veteriner hekim istihdam edilmediği, yasada belirtilen iş ve işlemlerin gerçekleştirilmediği ve mümkün kılacak bütçe paylarının ayrılmadığı ifade edildi.

Binanet’te yer alan habere göre Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hitaben yazılan deklarasyonda, sosyal medyada üzerinden, sokakta yaşayan hayvanlara -özellikle de köpeklere- yönelik şiddet, öldürme gibi eylemleri teşvik eder nitelikteki paylaşım ve mesajların, toplumdaki belli kesimlerin arasında düşmanlık yaratma amacı taşıdığı, bunun bir sonucu olarak hem hayvanların hem de insanların zarar gördüğü belirtiliyor.

Yerel yönetimlerin ise, mevcut sorunun çözümü konusunda yasaların verdiği görevleri yerine getirmek yerine geçici hayvan bakımevlerini kurmayarak, kısırlaştırma aşılama ve kayıt altına alma görevlerini ihmal ederek sorunu daha da büyüttüğü ve tüm yükün hayvanseverlerin ve hayvan koruma örgütlerinin omzuna yüklendiği kaydediliyor.

“SOKAK HAYVANLARINA DÜŞMANCA TAVRIN İNSANLIK GÖREVİ OLDUĞU TELKİN EDİLİYOR”

Yerel yönetimlerin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediğinin de altının çizildiği deklarasyonun tam metni şu şekilde:

“Bir süredir, farklı toplum ve kültürlerin öykündüğü, coğrafyamızın yüzyıllar öncesinden mirası niteliğindeki hayvanlarla bir arada yaşama kültüründen ve dünyada yaşayan tek türün insan olmadığı gerçeğinden uzaklaşılarak topluma, sokakta serbestçe yaşayan evcil hayvanlara karşı düşmanca tavırlar sergilemenin âdeta bir insanlık görevi olduğu telkin edilmeye çalışılmakta, özellikle de köpeklere yönelik şiddet, öldürme, yok etme vb. eylemler teşvik edilmektedir.

Sosyal medya ve çeşitli yayın organları kullanılarak planlı şekilde toplumda yayılmaya çalışılan bu nefret-şiddet salgını ile birlikte, hayvanlar ve hayvanların yaşam hakkını savunanlar hedef gösterilmiş, sokakta yaşayan hayvanlara bakanlar hayatını kaybetmiş, gönüllülük esasıyla hayvan koruma alanında çalışan kişiler darp edilmiş, kişisel haklarına saldırılmış, itibarsızlaştırılmış, aşağılanmış, kendileri ve aileleri tehdit edilmiş, özel bilgiler kamuya açık mecralarda paylaşılarak linç kampanyası başlatılmıştır.

“KİRLİ TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ YAPILIYOR”

Hem hayvan hem de insanların zarar gördüğü bu süreçte, evcil hayvanların sokaktaki varlığından hareketle, toplumdaki belirli kesimleri birbirlerine karşı düşmanlaştırmak için her türlü bölücü ve ayrıştırıcı söylemle kirli bir toplum mühendisliği yapılmaya çalışılmaktadır.

Sonuçları itibariyle bu organize hareketin “insan hakları” ile en ufak bir ilgisi olmadığı gibi, sıklıkla vurgu yapılan güvenli sokaklar için bireysel silahlanma çağrıları da suça teşvik niteliğindedir. Güvenli bir yaşamın çatışma iklimi yaratarak sağlanamayacağı çok açıktır. Sokakta serbestçe yaşayan hayvanların yerel yönetimlerce kayıt altına alınması, sadece popülasyona dair merakı giderecek sayısal bir değer elde etmeyi değil, kısırlaştırılmaları ve aşılanmalarını da sağlayan önemli ve yasal bir zorunluluktur. 5199 sayılı yasanın hayvan ve insan sağlığıyla ilgili yerel yönetimlere verdiği bu görev, 18 yıldır hemen hiçbir belediye tarafından tam olarak yerine getirilmemiştir.

Zorunlu kılınan geçici bakımevleri yapılmamış, yeterli personel ve veteriner hekim istihdam edilmemiş, yasada belirtilen iş ve işlemlerin gerçekleştirilmesini mümkün kılacak bütçe payları ayrılmamıştır.

Bakım ve sorumluluğu altındaki evcil hayvanı yıl sonuna kadar kaydettirmeyen vatandaşlara kesileceği söylenen para cezası, bugüne kadar hiçbir belediyeye kesilmemiştir.

Hayvanseverlerin, yerel hayvan koruma görevlilerinin, hayvan koruma alanında çalışan sivil toplum örgütlerinin ve temsilcilerinin yapmış olduğu on binlerce şikayet, ya cevap vermeye dahi değer görülmemiş ya da takipsizlikle sonuçlanmıştır. Bununla birlikte, yerel yönetimlere atfedilen kısırlaştırma, bakım ve tedavi sorumluluğunu üstlenmek zorunda kalan hayvan korumacılar maddi manevi yıpratılmış, hatta bazı belediyelerce hedefe konularak ayrımcılık ve psikolojik şiddet uygulanmıştır.

Sokakta serbestçe yaşayan hayvanları temerküz kampı niteliğindeki yerlere hapsetmeyi amaçlayan gizli ya da açık girişimleri şimdiden ve tümden reddettiğimizi, ilkesel olarak bu ve benzeri her türlü hak ihlalinin karşısında konumlanarak mücadele edeceğimizi ayrıca belirtmek isteriz.”

“Biz aşağıda imzası bulunan sivil toplum örgütleri, bireysel hayvan korumacı ve sivil inisiyatifler, ivedilikle hayvanları ve onları koruyanları hedefe oturtmuş her türlü oluşumun mercek altına alınarak gereğinin yapılmasını, yerel yönetimlere görevlerinin en üst perdeden ve son kez hatırlatılmasını talep ediyoruz.

Yaşam hakkı savunucuları olarak, çeşitli yayın organlarını dezenformasyon için kullanmak suretiyle topluma korku, panik ve nefret yaymayı amaçlayan kişi ve grupların karşısında her zaman olduğu gibi bundan sonra da sonsuz direncimiz, sarsılmaz inancımız ve haklılığımız ile duracağımızı kamuoyuna saygıyla bildiririz.” ifadeleriyle sonlanan deklarasyon, bireysel hayvan korumacıların ve konuya duyarlı olan kişilerin de imzasına açılmak üzerechange.org kampanyası haline getirildi.

DEKLARASYONA İMZA ATAN ÖRGÜTLER

Anadolu Hayvan Hakları Federasyonu, Animal Save Türkiye, Ankara Garip Patili Canlar Derneği, Antalya Vegan Platformu, Ataşehir Hayvanları Koruma Grubu, Başka Bir Hayat Diliyorum Derneği, Bir Pati Çetesi Derneği, Bodrum Kent Konseyi Hayvanların Yaşam Hakkını Koruma Çalışma Grubu, BurHak Çalışma Merkezi, Çanakkale Morpati Derneği, Çöprita Hayvan Hak Savunucuları Platformu, Hayvan Hakları Federasyonu , Deneye Hayır Derneği, Doğa, Hayvan, İnsan Hepsi Can Derneği, Dohas Doğa ve Hayvanseverler Derneği, Düzce Hayvanları Koruma Derneği, Edirne Bir El Bin Nefes Derneği, Ege Hayvan Hakları Federasyonu, Eskişehir Hayvanları Koruma Derneği, Faytona Binme Atlar Ölüyor İnisiyatifi, Fethiye Hayvan Hakları Platformu, Göktürk Hayvanseverler Derneği, Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu, Hayvan Kurtarma Derneği, Hayvan Özgürlüğü İnisiyatifi, Hayvanlara Adalet Derneği, Hayvanları Doğayı İnsanları Koruma ve Yaşatma Derneği, Hayvanları Koruma Derneği Manisa, Hayvanları Koruma Kurtarma ve Yaşatma Derneği, Hayvanların Yaşam Hakları Konfederasyonu, İnegöl Doğal Hayatı ve Hayvanları Koruma Derneği, Karabük Sokak Hayvanlarını Koruma Derneği, Karadeniz Hayvan Hakları Federasyonu, Keşan Sokak Hayvanlarını Koruma Derneği, Kurtarılmış Patiler Derneği, Lapseki Çardak Hayvanları Koruma Derneği, Malatya Doğa ve Hayvanları Koruma Derneği, Marmara Hayvan Hakları Federasyonu, Melekler Şehri Derneği, Mor Patiler Çanakkale, Nuhun Gemisi Yaşam Hakları ve Dayanışma Derneği, Patiliyo Platformu, Sağlıklı Patiler Derneği, Silivri Hayvan Hakları Derneği, Sokaktaki Patili Canları Yaşatma Derneği, Türkiye Hayvanları Koruma Vakfı, Uluslararası Yaşam Hakları ve Toplumsal Değerler Derneği, Yaşamdan Yana Derneği, Yeşiller Partisi, Yunus Emre Hayvan Koruma Derneği Manisa, Yunuslara Özgürlük Platformu internet sitesi. (Evrensel)

Bernamegeh Türkçe

AYRICA BAKIN

ÖZLEM BÜYÜK KİMDİR

Özlem Büyük, 4 Eylül 1986 tarihinde İstanbul’da doğdu. Ailesi aslen Malatyalıdır. Ailesinin tek çocuğudur. Küçük …

error: LÜTFEN KOPYALAMAYIN OKUYUN!