AŞIK AGAHİ KİMDİR

Aşık Âgâhî, 1874 senesinde Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Kılıççı köyünde dünyaya geldi.

Babası Hamza Kâhya, köyün varlıklı ailelerindendi.

Aşık Âgâhî, aslen Malatya’nın Arapgir ilçesinin Mestmur köyündendir.

Babası Hamza Kâhya önce bu köyden Şarkışla’nın Hardal köyüne, oradan da Kılıççı’ya göçmüştür.

Civarda “Arapgirlioğuları” olarak tanınan bu sülale, soyadı kanunundan sonra “Gerçek” soyadını almıştır.

Âgâhî’nin asıl adı Veliyüddin’dir ve ailenin dokuzuncu çocuğudur.

Köyde Veli olarak bilinmektedir.

Çocukluk yılları köyde geçmiştir, tarla işlerinde ailesine yardım etmiştir ve hayvan otlatmıştır.

Veli, birkaç sene civar köylerdeki okullara giderek orada okuma yazmayı öğrenmiştir.

Çocukluğunda ve gençliğinde bol bol kitap okuyan Veli, daha o çağlarda köy odalarında yaşlıların meclisine katılmıştır.

Veli, sık sık düşüncelere dalardı ve her lafa karışmazdı.

Ne zaman ve kiminle evlendiği konusunda bilgi yoktur.

Dört oğlu, üç kızı vardır. Âgâhî, Beyrut’a gitmiştir ve Beyrut Valisi Vezir Halil Paşa’nın misafiri olmuştur.

Bu yolculuğunu 17 dörtlükle dile getirmiştir.

Sivas Valisi Reşit Akif Paşa, Halil Paşa’nın ricasıyla Veli’yi Ağcakışla bucağına tahsildar olarak atamıştır.

Bu vesileyle üç yıl Pınarbaşı tahsildarlığı yapmıştır ve seferberlikte Sivas’taki Askerlik Şubesinde yazıcılık yapmıştır.

1916 senesinde kolera hastalığından hayatını kaybetmiştir.

Mezarı Şarkışla’da bulunmaktadır.

Bilinen 33 tane şiiri bulunmaktadır.

Şiirlerini 8, 11, 14 ve 16 heceyle kaleme almıştır. Bunlardan 22’si 11 hecelidir.

Agâhî, aruz ölçüsüyle de şiirler yazmıştır. Bunların sayısı 7’dir. Genellikle şiirlerini dörtlüklerle oluşturmuştur.

Bazı şiirleri (4+2)’lik bentlerledir. Şiirlerinin çoğunda Âgâhî mahlasını kullanmıştır.

Bu mahlası, mürşidi olan İsmail Hakkı Baba tarafından kendisine verilmiştir.

Âgâhî’nin Arap alfabesiyle yazıldığında bünyesinde nokta barındırmayan harflerden meydana gelen kelimelerle yazılmış koşma tarzındaki “Noktasız Kelam” isimli şiiri bulunmaktadır.

Bu şiir, âşık tarzı şiir geleneğinde pek rastlanmayan ve yenilik olarak sayabileceğimiz başarılı bir örnektir.

Edebi meşhur “sürmeli” redifli koşması, türkü olarak TRT Repertuvarına girmiştir.

Gerek ele aldığı konuyu yansıtmasındaki başarısı, gerekse kelimelere hâkimiyeti ve şiir tekniğindeki sağlamlık, onun önemli şairler arasına girmesine olanak sağlamıştır.

Pek çok şairde görülen beşerî aşk ve tabiat konuları Alevi inanca sahip olan Âgâhî’nin şiirlerinde pek görülmez.

Şiirlerde daha çok Alevi inancı ve düşüncesi göze çarpmaktadır.

Şathiye niteliğinde şiirleri de bulunmaktadır.

Bazen bir Alevi aydını olarak karşımıza çıkar, yanlış hükümlere karşı pervasız tavır içindedir.

Gizlisi saklısı yoktur, özeleştiri yapmaktan kaçınmaz, dürüsttür.

Kendisini anlamakta zorluk çeken Sofu’ya cevap verirken sesi toktur.

Zaman zaman duygularını Melamilik edasıyla ifade eder, kimi zaman da derdinden yakınır ve yürek yangınını dile getirir.

Âgâhî’nin sözünü budaktan esirgemeyen, inancından ve görüşlerinden taviz vermeyen bir karakteri vardır.

Öyle ki Melami bir tavırla kendisini dahi tenkit etmekten kaçınmaz.

Kimi zaman mizahi tavır takınarak kimi zaman da doğrudan doğruya hedef alarak çevresindeki kendisini anlamayan sofularla alay eder.

Yararlanılan Kaynak:

Aşık Agahi, Veliyüddin, Dr. Doğan Kaya, Ahmet Yesevi Üniversitesi.

Bernamegeh Türkçe

AYRICA BAKIN

“HAYATA DAİR” KENAR NOTLARI

TEMEL DEMİRER   “Hayatını gerçeğe ada.”[1]   Toprağın üzerinde yaşadığını sanan ölülerin giderek arttığı bir …

error: LÜTFEN KOPYALAMAYIN OKUYUN!