AYANİS KALESİ

AYANİS KALESİ’NİN HİKAYESİ VE TARİHİ

Ayanis Kalesi, Van iline 35 kilometre mesafedeki Ayanis Köyü’nün kuzeybatısında bir tepe üzerine kurulmuştur.

Van Gölü doğusunda yer alan kale, 150 metre genişliğinde 400 metre uzunluğunda Doğu-batı doğrultusunda uzanan tepelikte imar edilmiştir. 250 metre Van Gölü’nden yüksekliktedir.

Urartu Kralı II. Rusa tarafından Van Gölü’ne hakim bir tepe üzerinde yaptırılan, süslemeleri, mimari yapısı ve kalıntılarıyla o döneme ait önemli bilgilerin elde edilmesini sağlayan Ayanis Kalesi’ndeki kazı çalışmaları 27 yıldır sürüyor.

Ayanis Kalesi Kazıları 1989’dan itibaren İzmir, Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Önasya Arkeolojisi Bölümü’nden Altan Çilingiroğlu başkanlığında bir ekip tarafından yürütülmektedir.

Ege Üniversitesi’nden Zafer Derin, Eşref Abay, Haluk Sağlamtimur, Özlem Çevik, Aylin Ü. Erdem, Atilla Batmaz ve Fulya Dedeoğlu’nu, Roma’dan Ingret Reindell ve Mirjo Salvini’yi ve New York Metropolitan Müzesi’nden Oscar White Muscarella’yı içermektedir.

1997 yılından itibaren New York Stony Brook Üniversitesi’nden Elizabeth Stone ve Boston Üniversitesi’nden Paul Zimansky de kazı ekibine dahil olmuşlardır.

Bu tarihten sonra Ayanis kazıları “Kale” ve “Dış Kent” olmak üzere iki farklı alanda 2012 yılına kadar devam etmiştir.

Kaledeki kazı çalışmaları, 2014 yılından beri Mehmet Işıklı başkanlığında gerçekleştirilmektedir.

Urartu tarihi açısından önem taşıyan kale, 1989 tarihinden itibaren günümüze kadar yapılan yüzey araştırma ve kazılarda çıkan veriler- (kalede bulunan çivi yazılı kitabesi) MÖ 645 işaret etmektedir.

Kitabe yazıtında kale Argişti’nin oğlu Rusa tarafından MÖ 645-643 tarihleri arasında yaptırılmıştır ifadesi yer almaktadır. İki sur duvarıyla çevrelenmiş kalenin girişi güneyde bulunmaktadır.

Kale sur duvarları andezit taşı ve kalker taşıyla örülmüştür. Üst kesimde tapınak ve payeli salon bulunmaktadır.

Yapılan arkeolojik çalışmalar neticesinde güneybatı kesiminde birbiri ile bağlantı içerisinde küplerin yer aldığı çok sayıda depo binası bulunmuştur.

Kalenin inşasında kullanılan, etrafı taş temeller üzerinde yükselen kerpiç bir beden ile çevrili olduğu tespit edilmiştir.

Kaleye güneydoğuda inşa edilen anıtsal bir kapı bulunmaktadır. Kapının yer aldığı güney sur
duvarlarının temelleri ise andezit taş bloklarından örülmüş olduğu görülmektedir.

Buna karşın doğu sur duvarları ise kaba olarak bırakılmış kireçtaşı bloklardan inşa edilmiştir. Sadece güney tarafın daha iyi bir işçilikle ve malzeme ile yapılmış olması Urartu mimarlarının cephe mimarisine verdiği önemi gösterir.

Kalenin önemli yapılarından biri, kalenin en yüksek noktasında (1866 m) yer alan tapınak alanı ve alanın doğu duvarına yapışık olarak inşa edilen kare planlı çekirdek tapınaktır.

Birçok Urartu tapınak cellasında olduğu gibi Ayanis cellasında da çeşitli bezemeler bulunur. Ancak Ayanis tapınağında ortaya çıkartılan bezeme tarzı Urartu sanatı için bir ilktir.

Andezit taşından yapılmış duvarlar üzerine taş oyma (intaglio) tekniği kullanılarak çeşitli tanrı, fantastik yaratıklar ve rozet motifleri yapılmıştır.

Tapınağın ön cephesinde ise Urartu’nun en uzun üçüncü yazıtı vardır. Yazıt tapınağın II. Rusa tarafından Tanrı Haldi için inşa edildiğini söylemektedir.

Yazıttan elde edilen bilgiler, kralın askeri seferleri sonunda “düşman ülkeleri” olarak nitelendirdiği Assur, Targuni, Etiuni (Gökçe Göl civarı), Tablani, Kainaru, Hate (Hitit ülkesi), Muşki (Frig ülkesi) ve Şilukuni bölgelerinden insanlar getirdiğini, bu insanları kale çevresindeki dış kente yerleştirdiğini ve bu kenti getirdiği insanların katkılarıyla inşa ettiğini belirtir.

Ele geçen iki adet Bizans sikkesine göre Orta Çağ tabakası MS 11. yüzyıla tarihlenmektedir. Ayanis Kalesi’nin en önemli mimari kalıntılarından bir bölümü, kalenin güney yamacında bulunan sur duvarlarıdır. Söz konusu duvarlar 0.80-0.60 m ölçülerindeki andezit taş bloklarından inşa edilmiştir.

Bu blokların üstündeki üst yapı kerpiçtir. 100’ün üzerinde bronz ok ucu güney sur duvarının önünde ele geçmiştir.

100 m uzunluğundaki Doğu surlarında 0.50-0.60 m boyutlarında kireçtaşı bloklar kullanılmıştır.

Kalenin anıtsal kapısı, sur duvarlarının güneydoğu köşesinde bulunmuştur. Kapının genişliği 4 metreye yakındır. Kapı geçidi andezit taş bloklarıyla döşenmiştir.

Urartu panteonunun baştanrısı olan Haldi’ye adanmış tapınağın iç duvarlarını çevreleyen üst üste iki sıra andezit taş bloğunun ön yüzü oyularak (intaglio) içleri taş kakma tekniğinde yapılmış çeşitli tanrı, hayvan ve bitkisel motiflerle süslenmiştir.

Ayanis Haldi Tapınağı’nda duvar süslemesi ve mozaik uygulamalarına dair bir diğer çarpıcı örnek, tapınağın ve tapınak alanının duvarlarını süslediği düşünülen taş halkalardır.

Özellikle cellanın giriş kısmında çok sayıda ele geçen bu halkalar genellikle siyah ve beyaz renklerde iç içe geçmiş halkalar şeklindedir.

Bu halkalar bronz çiviler yardımıyla tapınağın duvarlarına aplike edilmiş olmalıydılar. Bu taş mozaikler dışında kazılar sırasında tapınak duvarlarını süslediği anlaşılan bronz plakalar ve bu plakalara ait bronz çiviler ele geçirilmiştir.

Benzeri taş mozaik uygulamasını tapınak cellasının içerisindeki su mermerinden podyumun yan yüzlerinde de görmek mümkündür.

Bernamegeh Türkçe

AYRICA BAKIN

Şovenizmin tehlikeleri nelerdir?

Şovenizmin bir dizi tehlikesi vardır ve bunlar genellikle toplumlar arasındaki ilişkileri bozabilir, barışı tehdit edebilir …

error: LÜTFEN KOPYALAMAYIN OKUYUN!