BELUCİLER

BELUCİLER KİMDİR – BELUCİLERİN KÖKENİ

Hint- Avrupa dil ailesine mensup Beluç dilini konuşan Beluciler, Afganistan, İran, Hindistan ve Pakistan’a yayılmış bir halktır.

Beluç dili, Kürt ve Talış dillerine yakın Hint-Avrupa dil ailesinin kuzeybatı İran dilleri grubuna mensuptur.

Beluçlar, Kürt, Türk, Fars, Peştun ya da Hindu değillerdir. Kendilerine müstakil dil ve kültürleri olan bir halktır.

BELUCİLERİN KÖKENİ

Nüfusları 9 milyondan fazla olan bu halk Beluçça ve Brohice dillerini konuşurlar.

Hint-Avrupa dil ailesine bağlı bir kuzeybatı İran dili olan Beluçça aynı gruptan olan Kürtçe ve Farsçayla yakından ilişkilidir. Günümüzde Pakistan, Belucistan, doğu İran ve Afganistan’da konuşulmaktadır. Afganistan’da bazı bölgelerde halkın çoğunluğunun konuştuğu bölgesel dillerden biridir.

Beluçça İran, Pakistan, Afganistan, Hindistan, İran Körfezi, Türkiye, Arap Yarımadası, Türkmenistan ve Doğu Afrika’da konuşulur. Hint-Avrupa dil ailesinin İran grubunun bir üyesi olarak sınıflandırılır. Bu yüzden Farsça, Peştuca, Kürtçe, Dari, Tacik, Osetya dilleriyle benzeşir.

Doğu ve batı olmak üzere iki ana lehçesi vardır. Beluçça konuşanların toplam sayısını tahmin etmek zordur.
Beluçça’nın bir lehçesi olan Batı Beluçça’yı konuşan kişi sayısı daha yaygındır.

Belucistan Eyaleti’ne bağlı Kalat, Huzdar, Mastung, Ketta, Kaçhi, Nasirabad, Nuşki ve Haran ilçelerinde ağırlıklı olarak Brohice konuşulur.

Brohice, bir Dravid dilidir. Pakistan’ın Belucistan Eyaleti’nde ve İran, Afganistan ve Türkmenistan’ın çeşitli yerlerindeki Brohiler tarafından konuşulmanın yanı sıra Irak, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde bulunan Brohi gurbetçi toplulukları tarafından da konuşulur.

Beluciler, Pakistan’ın güneybatısındaki bir eyalet olan Belucistan’da (veya Belucistan’da ) ağırlıklı olarak (toplamda 5,6 milyon) nüfusa sahiptirler.

Afganistan’da (yaklaşık 100.000), İran’da (yaklaşık bir milyon) ve Türkmenistan’da (yaklaşık 28.000) önemli Beluç toplulukları da vardır. Afganistan’da yaklaşık 100.000 Beluci güneybatıda, Pakistan sınırına yakın Kandahar, Helmand ve Nimroz illerinde yaşıyor.

Belucistan, Pakistan’ın en batıdaki ve en büyük eyâleti. Batıdan İran, kuzey ve kuzeybatıdan Afganistan, kuzeydoğudan Hayber Pahtunhva, doğudan Pencab ve Sind eyâletleri ile çevrilidir. Güneyde Umman Denizine 1062 kilometrelik kıyısı vardır. Eyâlet bugünkü sınırlarıyla 1 Temmuz 1970’te oluşmuştur.

BELUCİ HALKININ İSİM KÖKENİ

Rawlinson’a göre isimleri Babil tanrısı Belus’tan gelmektedir.

Dames ise, Ahameniş İmparatorluğu’nun birliklerindeki miğferlerinin tüylerini ifade eden Avestan balasından
türediğini düşünmektedir.

Dashti ise, Belucileri, Sasaniler zamanında Azeriler tarafından güneydoğuya sürülen Atropatene’den (bugünkü Azerbaycan ve kuzeybatı İran ) etnik bir grup olan Balaçagan’ın Balakilileriyle ilişkilendirir.

BELUCİLERİN DİNSEL İNANÇLARI

İnananların büyük çoğunluğu Sünni İslam’ı kabul ediyor.

Pakistan’daki Beluc halkının çoğunluğu Sünni Müslümanlar olup, %64,78’i Deobandi hareketine, % 33,38’i Barelvi hareketine ve % 1,25’i Ehl-i Hadis hareketine mensuptur.

Şii Müslümanlar, Baloch’ların% 0,59’unu oluşturuyor. 800.000 Pakistanlı Belucinin Zikri mezhebini takip ettiği tahmin ediliyor.

Belucilerin küçük bir azınlığı, belki 10.000 ila 15.000 kişi arasında olduğu tahmin edilen nüfus, Zerdüştlerdir.

Az sayıda Beluç, özellikle Hindu ve Sih üyeleri olan Bugti klanında gayrimüslimdir. Bugti, Bezenjo, Marri, Rind ve diğer Beluç kabilelerinde bir miktar Hindu nüfus bulunmaktadır.

Hindistan Beluç Bhagnariler’i ise, kökenleri güney Belucistan’a kadar giden ve Bölünme sırasında Hindistan’a göç eden Hindistan’da yaşayan bir Hindu Beluç topluluğudur.

BELUCİLERİN TARİHİ

Arap coğrafyacılarına göre, Beluciler 9. ve 10. yüzyıllarda Kirman ve doğu Sistan’da yaşadılar. Eftalitlerin (MÖ 5. yy), Selçukluların (11. yy başlarında), Moğolların (13. yy) istilaları ve Timur’un (14. yy) fetihleri ​​sonucunda güneye ve daha sonra doğuya doğru yayılarak bugün Belucistan adı verilen geniş bir alana yayıldılar.

16. yüzyılın sonları ve 17. yüzyılın başları Belucistan’da Büyük Babürler, Pran ve Afgan hükümdarlarına bağlı olan bir dizi beylik kuruldu.

XVI. yüzyılda Beluc toprakları Babür İmparatorluğu’nun bir parçası oldu. Modern Pakistan ve kuzey Hindistan’daki imparatorların askeri kıtalarına katıldılar.

XVIII. yüzyılın ilk yarısında Beluc kabilelerinin bir kısmı İran Şahına tabiydi. Geri kalanlar, Brahminler tarafından oluşturulan Kalatsky Hanlığı çevresinde bir konfederasyonda birleştiler ve göreceli olarak bağımsızlıklarını korudular.

Talpur kabilesinin temsilcileri, 1786’dan 1843’e kadar hüküm süren Emir hanedanını kurdukları Sindh’de bir yer edinmeyi başardılar.

XIX. yüzyılın başından beri Belucistan, İngiliz Doğu Hindistan Şirketi’nin ilgi alanına girdi. 1838’de İngilizler Kalat’ı bastı, ancak Beluc ayaklanmasının bir sonucu olarak geri çekilmek zorunda kaldılar.

Kalatsk hanları Büyük Britanya’ya bağımlı hale geldi ve Afganistan ile yapılan savaşlara katıldı. Kuzey Beluciler ise Afgan emirlerini desteklediler. 1879’da Kalat ilhak edildi. Ancak, Belucilerin sürekli ayaklanmaları yirminci yüzyılda bile devam etti.

XIX. yüzyılın sonlarında – XX. yüzyılın başlarında İran Belucistanın’da büyük bir ayaklanma oldu.

1947’de İngiliz egemenliği altındaki Beluç topraklarının çoğu Pakistan’ın bir parçası haline geldi.

1952’de topraklarında Beylikler Birliği kuruldu. Tüm Pakistan Beluç Ligi, Büyük Belucistan için çalıştı. Ancak
Pakistan hükümeti 1954-1955 idari reformlarının bir sonucu olarak Beluc topraklarını ikiye böldü.

1970 yılında Pakistan’ın Belucistan eyaleti kuruldu.

İran’daki Beluç topraklarının çoğu, Sistan ve Belucistan eyaletlerinin bir parçası haline geldi.

Afganistan’da ise Belucilerin siyasal olarak tanınmış kendi özerklikleri yoktur.

BELUÇ DİASPORASI

XVII – XX yüzyıllarda Arap Yarımadası’nda yerleşik olanlar Beluç diasporasını oluşturdular. Buraya göç eden ilk Beluciler balıkçılar ve tüccarlardı. Esas olarak Arabistan’ın kuzey ve kuzeydoğusuna yerleştiler.

XVIII. – XIX. yüzyıllarda Umman sultanları, Zanzibar’da hizmet etmiş olan Belucileri paralı asker olarak işe aldılar.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Beluc işçiler Pakistan’dan Umman ve BAE’ye göç ettiler. Bugün Umman’da Beluç dili oldukça yaygındır.

Yirminci yüzyılın başlarında Türkmenistan’da çeşitli Beluç kabilelerinin temsilcileri ortaya çıktı. Bunlar çoğunlukla İran ve Afganistan yerlileriydi.

Belucilerle birlikte Brahminler Orta Asya’ya geldiler ve bu gelecekte yerel Beluç kültürüne etkide bulundu.

1920’lerde Türkmenistan’daki Beluciler, yerel feodal beylere karşı savaşan lider Kerim Han’ın etrafında birleştiler. Ama 1920’lerin sonunda Müttefiklerle olan anlaşmazlıklar nedeniyle, en çok destekçisi olan Sovyet topraklarından ayrılmak zorunda kaldılar.

Bernamegeh Türkçe

UYARI: Yazıların izinsiz kopyalanması ve Web Sitelerinde yayınlanması kesinlikle yasaktır. Hakkınızda yasal işlemlerin başlatılabileceğini lütfen unutmayın!

AYRICA BAKIN

Kübizm karşıtları neyi savunurlar?

Kübizme karşı çıkanlar genellikle şu argümanları ve savunuları öne sürerler: Geleneksel Sanat Anlayışı Gerçekçilik ve …

error: LÜTFEN KOPYALAMAYIN OKUYUN!