Çarpanak Adası

Çarpanak Adasının Hikayesi

Çarpanak Adası, Van’ın Tuşba ilçesinde yer almaktadır. Aynı zamanda Çitören köyüne bağlı olarak bulunmaktadır. Bu köy ise Van’ın merkezine başlı olarak bulunmaktadır.

Çarpanak adası, Van gölünde bulunan en büyük ikinci ada olma özelliğine sahiptir.

Bugün adaya gelen az sayıda ziyaretçinin yalnızca kiliseyi gezip adadan ayrılması istenmektedir. Adaya bağlı bulunduğu köyün iskelesinden ya da Van merkez iskelesinden tekne ile 1 saat 40 dakikada ulaşılabilmektedir.

Çarpanak Adası Van Gölü’nün kuzeydoğu bölgesinde, Van ilinin merkeze bağlı Çitören Köyü mevkiinde bulunan bir adadır. Köyün iskelesinden teknelerle ulaşımın sağlanabildiği ada, üzerindeki organik hayatın deforme tehlikesine karşı turizme kapalı tutulmaktadır.

Adanın üstünde IX. yahut XI. yüzyılda yapılma olduğu sanılan, Saint Jean’a adanmış bir de manastır vardır.Ktouts Manastırı ismi ile anılan yapının bugün yalnızca kilise kısmı ayaktadır.

Ada 2007 yılı itibarıyla etkin turizme kapalı tutulmaktadır. Geçmiş yıllarda yağlıboyalarla duvarlarına yapılan karalamalar nedeniyle büyük ölçüde zarar görmüş olan kilisenin durumu, olumsuz hava koşulları nedeniyle gün geçtikçe daha da kötüye gitmektedir. Sit alanı olarak korunan adada herhangi bir koruma görevlisi bulunmamaktadır.

Daha önce birkaç kez adayı turizme açma girişiminde bulunulmuşsa da adayı üreme merkezi hâline getiren martılara zarar verilebileceği gerekçesiyle öneriler geri çevrilmiştir. Adanın zemininde her yere gelişigüzel kuluçkaya yatan martılar arasında Türkiye’de yalnızca burada bulunan türler de vardır.

Çarpanak Adasının Tarihi

100 sene öncesine kadar aslen bir yarımadanın parçası olduğu sanılan Çarpanak Adasının, Van Gölü’nün suyunun süratli bir şekilde yükselmesi nedeni kara ile bağlantısının kesilip bir ada hâline geldiği bildirilmektedir. Adaya ve üstündeki manastıra ait ilk yazılı belgeler 1414 yılından itibaren kalmıştır. Üzerindeki dinî yapılar sebebiyle savaşlardan pek etkilenmeyen adada depremler yaşanmıştır.

1703 senesinde gerçekleşen bir depremle büyük ölçüde yıkılan manastır 1712 ve 1720 yılları içinde Bitlisli Kaskaper Usta tarafınca inşa edilmiştir. Bir Ermeni manastırı olan yapı, 1918 senesinde bölgede yaşanmış olan karışıklıklar sebebiyle boşaltılmıştır. O günden bu yana herhangi bir koruma altında bulunmayan yapı günümüzde yıkılmaya yüz tutmuş durumdadır.

Çarpanak Manastırı – Ktouts Manastırı

Bugün ada olarak beliren bölümün üzerinde 9. yüzyıla tarihlendirilen dinî yapılar vardır. Büyük bir manastır olarak inşa edilmiş olan yapının günümüzde yalnızca kilise kısmı ayaktadır.

Ktouts Manastırı olarak kayıtlara geçen manastır adanın kuzey kesiminde bulunmaktadır. Manastırın şapel, vaaz salonları, kütüphane, konukevleri, yiyecek ve yatma odaları ile öteki oda bölümleri bugün mevcut değillerdir. Manastırın mezarlığı da bugün bütünüyle kaybolmuştur.

Bu manastır, başka bir söylenceye bakılırsa Kutsal Haç, Saint Hripsime, Saint Gragorie, Saint Jean’dan oluşan mübarek dörtlü adına yaptırılmıştır. Manastırın 1700’lü yıllardan kalma yazıtındaki bilgiler haricinde bu yapıya ait bir malumat yoktur.

Kilisenin 1462 senesinde Etyen isminde bir usta tarafınca büyük seviyede yenilendiği söylenmektedir. 15. yüzyılda Adır Adası’ndaki manastırda yaşayan keşişler, bölgede yapılan savaşlardan birinde başrahipleri Nerses ölünce Adır’daki manastırdan ayrılmış ve Çarpanak Manastırı’na yerleşmişlerdir.

Çarpanak Adasının Gizemi

Van’da 2021 yılında etkili olan kuraklık ve küresel iklim değişikliği nedeniyle su seviyesinde azalma yaşanan Van Gölü’nde, Çarpanak Adası’na ulaşımın sağlanması için yapılan 1 kilometrelik antik yolun büyük bölümü ortaya çıkmıştı.

Göldeki 4 büyük adadan biri olan, Ktouts Manastırı ve doğasıyla çok sayıda ziyaretçi ağırlayan Çarpanak Adası’nı karaya bağlayan 1 kilometre uzunluğundaki yolun büyük bölümü de çekilmeyle kara parçasına dönüşmüştü.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Rafet Çavuşoğlu, AA muhabirine, eski adı Tuşba olan Van’ın Urartulara uzun yıllar başkentlik yaptığını söylemişti.

Urartuların hem kara hem de deniz yoluyla Van Gölü etrafına ulaşım ağları kurduğunu anlatan Çavuşoğlu, “Bu yollardan biri de Tuşba’dan başlayıp, Kalecik, Topaktaş daha sonra da Çarpanak Adası’na kadar devam eden yol. Çarpanak Adası’ndaki kalıntılar yani Çarpanak Kilisesi, Orta Çağ’a ait. Burası Antik Çağ’da yarım ada şeklindeyken yolun seviyesi yükseltilerek ulaşım karadan sağlanmış. Aslında Tuşba’dan başlayıp gölün kıyısından devam eden, kalelere ulaşımı sağlayan bir yol. Ayanıs ve Amik kalelerinden sahili takip ederek Muradiye’ye kadar devam eden bir Urartu yolu söz konusu.” diye konuşmuştu.

Çarpanak Adası’na giden yolun zamanla su altında kaldığı bilgisini veren Çavuşoğlu, şunları belirtmişti:

“Buradaki en önemli husus 2021’den sonra havaların kurak geçmesi sonucu Van Gölü su seviyesinin çekilmesi. Bu nedenle mevcut yol daha net bir şekilde görülüyor. Dönem dönem Van Gölü yükselip, alçalıyor. En son 1994 yılındaki yükselme sonrası bu yol daha çok su altında kalmıştı. Tuşba’dan başlayıp, göl kenarında kurulmuş olan Urartu dönemi kaleleri ve daha sonra Orta Çağ’da devam eden yerleşimlere kara yolundan ulaşımı sağlamak amacıyla yapılmıştı. Bir at arabasının sığabileceği genişlikte yapılan ve hem Çarpanak’a erzak ve günlük ihtiyaçların götürülmesi hem de Çarpanak’tan geriye taşımacılık ve ulaşımın yapılabilmesi amacıyla inşa edilmiş antik bir yol. Havadan çekilen görüntülerde yolun taşlar dizilerek yapıldığı, suyun zamanla yolu aşındırmasıyla sadece ana taşların kaldığı net bir şekilde görülüyor.”

Bernamegeh Türkçe

AYRICA BAKIN

Şovenizmin tehlikeleri nelerdir?

Şovenizmin bir dizi tehlikesi vardır ve bunlar genellikle toplumlar arasındaki ilişkileri bozabilir, barışı tehdit edebilir …

error: LÜTFEN KOPYALAMAYIN OKUYUN!