CELAL GÜZELSES KİMDİR

Şark Bülbülü olarak da bilinen Kürt kökenli ses sanatçısı ve mevlithan Celal Güzelses, Osmanlı döneminde, 1899 yılında Diyarbakır’da dünyaya geldi.

Derviş Hasan ve Latife Hanım’ın çocuğudur.

Eğitimi sırasında ve yaşamının son yıllarında müezzinlik görevi de yaptı.

1934 senesinde Güzelses soyadını almıştır.

Asıl adı “Mehmet Celalettin” olan Celal Güzelses altı yaşındayken babasını kaybetti.

Annesi Latife Hanım ve kız kardeşi Adalet Hanım ile birlikte yaşadı.

İlkokula devam ederken babasının da mensup olduğu Rufai tekkesine devam etti ve bu tekkede Kuran kursunda eğitim aldı.

Dokuz yaşında Kuran Hafızı olan Celal Güzelses camilerde cüz ve Kuran okuyarak ailesinin geçimine katkı sağladı.

İlkokuldan sonra Rüştiye’ye devam etti. 1. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla Rüştiye kapatıldı ve tahsilini yarıda bırakmak zorunda kaldı.

Bu arada Rufai tekkesine Şeyh Zeki Efendi’nin müridi olarak devam etti ve “erbane” çalarak tekkedeki tasavvuf musikisi çalışmalarına katıldı.

Sesinin güzel olması, makamları bilmesi, usullere riayet etmesiyle bu tekkenin sevilen gençleri arasına girdi ve Ulu Cami’de müezzinlik yapmaya başladı.

O zamanlar Rufai tekkesinde Şeyh Zeki Efendi’nin müridi olmak pek kolay değildi.

Bunun için bazı merhalelerden geçmek gerekirdi.

Bu merhalelerden en önemlisi de Şeyh Zeki Efendi’nin huzurunda canlı canlı akrep yemekti.

Celal Bey tekkede Şeyh Zeki Efendi’nin huzurunda diz çökerek otururdu.

Sağ tarafındaki kavanoz içerisinde Diyarbakır’ın yedi boğumlu akrepleri, sol tararındaki kavanoz da ise tuz vardı.

Celal Bey sağ elini kavanoza sokardı, canlı akreplerden birini alırdı ve sol tarafında bulunan kavanozdaki tuza batırırdı ve “Bismillah” diyerek Şeyhin huzurunda yerdi.

Böylece Şeyh Zeki Efendi’nin en gözde müritleri arasına katıldı.

Celal Güzelses, Diyarbakır’ın Lice ilçesinde, askerlik şubesinde askerlik görevini yerine getirerek Diyarbakır’a döndü.

29 Haziran 1924 tarihinde Diyarbakır Valiliği Evrak Kalemi’nde “Tevzi Memuru” olarak memuriyete başladı ve bu arada Nevriye Hanım’la evlendi.

11 Ocak 1925 tarihinde katipliğe yükseldi ve 1929 senesinde Özel İdare Müdürlüğü evrak memurluğuna atandı.

Celal Güzelses memuriyeti yanında musiki çalışmalarını da aksatmadı, bilhassa mensubu olduğu tekkede yapılan tasavvuf musikisi çalışmalarını aralıksız devam ettirdi.

Celal Güzelses’in İstanbul’da plak firmalarıyla teması devam ederken bir gün Feyzi Pirinççioğlu, Celal Güzelses’i Dolmabahçe Sarayı’na götürdü ve Mustafa Kemal’e tanıttı.

İlk plağını doldurmasında ve “Şark Bülbülü” unvanını almasında Mustafa Kemal ile Dolmabahçe Sarayı’ındaki buluşmasının etkili olduğu bilinmektedir.

22 Haziran 1943 tarihinde birkaç arkadaşıyla beraber Diyarbakır Halk Musiki Cemiyetini kurdu.

Celal Güzelses, 1 Şubat 1959 tarihinde hayatını kaybetti.

İlahi ve tekbirlerle cenazesi alınarak, vasiyeti üzerine, Mardin Kapı Mezarlığı’nda Şeyhi Zeki Efendi’nin gömülü olduğu mezarın alt kısmında toprağa verildi.

Celal Güzelses yaklaşık olarak 46 kadar türkü derlemiştir. Birçok türkü Kürtçeden derlendi ve bozulmuş olarak Türkçeye geçirildi.

Ez kevok im adlı Kürtçe eser Türkçeleştirilen pek çok eserlerden biri olarak uzun yıllar “Hele yar zalim yar” adıyla seslendirildi.

Bazı Seslendirdiği Türküler:

Ağlama Yar Ağlama
Bülbülün Kanadı Sarı
Dağlar Dağımdır Benim
Esmerin Ağı Gerek
Mardin Kapı Şen Olur
Nare Esvap Yıkıyor
Vallahi O Yardır
Adil Efendi
Ala Geyik
Aldı Zihr-i Tigine
Arkadaşlar Benim Derdim
Arpa Orağa Geldi
Ayrıldım Gülüm Senden
Ayvanda Yatan Oğlan
Az Kaldı Bayram Ola
Bahar Olur Yeşillenir Bu Bağlar
Bahçede Yeşil Çınar
Ben Şehid-i Badeyim
Bende Yetim (Beşiri Hoyrat)
Bilmeden Kapını Çaldım
Biner Paytona Gider Seyrana
Bir Güzel Ki On Yaşına Girince
Böyle Bağlar
Bu Dere Baştan Başa
Bu Dere Baştan Başa
Bu Gün Ben Yari Gördüm
Bülbülün Kanadı Sarı
Buy-i Vahdet Almışam
Coşkun Sular Ne Bulanık Akarsın
Dağda Duman Yeri Var
Dağdan Kestim Değenek
Dağlar Dağımdır
Dağlara Lale Düştü
Daldalanım (Muhalif Hoyrat)
Daldan Alım
Dedim Ey Efendim Gel Kıyma Bana
Derman Aramam Derdime
Düş Müdür Hayal Mıdır Bilmedim
El Ele Ver Gidah Puruthanaya
Eminem Oturmuş Taşın Üstüne
Esmer Bugün Ağlamış
Esti Baharın Nesimi
Evlerinin Önü Kavak
Evsel’i Duman Almış
Felek Gayet Dönek
Fincanın Etrafı Yeşi
Garibim Bu Vatanda
Hamaylı Boynundayım
Hele Yar Zalim Yar

Bernamegeh Türkçe

AYRICA BAKIN

Odysseia destanının edebi ve tarihi özellikleri

**Odysseia Destanı** hakkında tarihi bilgiler şunlardır: Yazarı ve Yazılışı: – **Yazar**: Odysseia destanı, Antik Yunan’ın …

error: LÜTFEN KOPYALAMAYIN OKUYUN!