Cevdet Kudret Solok Kimdir

Yedi Meşale edebiyat topluluğunun kurucuları arasında yer alan Türk edebiyatçı ve edebiyat tarihçisi Cevdet Kudret Solok, 7 Şubat 1907 tarihinde İstanbul’da dünyaya geldi.

Yazar, Cevdet Kudret adıyla tanınmaktadır.

Dokuz yaşındayken babasını Musul Savaşı’nda kaybetti.

Annesinin çabasıyla okudu.
İstanbul Darülfünunu Hukuk Fakültesi’ni bitirdi (1933).

Kayseri Lisesi’nde (17.04.1934-25.09.1938), Ankara Devlet Konservatuvarı’nda (27.09.1938-20.07.1939) diksiyon ve edebiyat öğretmenliği, Ankara Erkek Lisesi’nde (03.07.1939-31.08.1943) ve Atatürk Lisesi’nde (31.08.1943-24.12.1945) edebiyat öğretmenliği, Yayın Müdürlüğü emrinde İnönü Ansiklopedisi’nde edebiyat sekreteri olarak çalıştı (24.12.1945-6.10.1950).

Demokrat Parti iktidarı döneminde Bitlis Ortaokulu’na Türkçe öğretmeni olarak atandı ve (3.10.1950) istifa etti (23.10.1950).

Kısa bir süre İstanbul ve Ankara’da avukatlık yaptı (1951-1954). Türk Dil Kurumu’nda redaktör, Bilgi Yayınevi’nde danışman olarak çalıştı (1967-1970).

Siyasal Bilgiler Fakültesi, Basın Yayın Yüksek Okulu’nda öğretim görevlisi olarak ders verdi (1970-1973).

Yazın hayatına Servet-i Fünûn dergisinde şiirle başladı (1927).

Aynı dergide çalışan yedi genç yazar bir araya gelerek o güne kadar yazdıklarını Yedi Meşale adında bir kitapta topladılar (1928).

Grup, bundan sonra Yedi Meşaleciler adıyla anıldı.

Daha sonra çıkardıkları Meşale dergisini sekiz sayı devam ettirdiler.

Dergi, yeni alfabeye geçiş dönemindeki güçlükler sebebiyle kapandı.

Cevdet Kudret, bu dergide yayınlanan şiirlerini Birinci Perde isimli kitabında topladı (1929).

Daha sonraki şiirlerini İkinci Perde (1936-1937), Üçüncü Perde (1937-) adları altında derledi fakat hiçbir zaman kitap halinde bastırmadı.

Bu arada oyun yazmaya da yöneldi. Tersine Akan Nehir (1929), Rüya İçinde Rüya (1930), Kurtlar (1933) isimli oyunları Darülbedayi’de sahnelendi.

Danyal ve Sara isimli oyunu Varlık dergisinde (1938), Yaşayan Ölüler adlı oyunu Ağaç dergisinde (1936) tefrika edildi.

“Cumartesi Çocuğu” isimli güldürü şekildeki bir oyununu da tamamlamadı.

Süleyman’ın Dünyası adı altında toplanan üç romanında, Sınıf Arkadaşları (1943), Havada Bulut Yok (1958), Karınca’yı Tanırsınız (1976) Türk toplumunun iki Dünya Savaşı arasındaki 30 senelik toplumsal kesitini yansıtmıştır.

1940’lı yıllarda kaleme aldığı öykülerini Sokak (1974) isimli kitapta bir araya getirdi.

1950 sonrası, edebiyat tarihimizin ünlü isimleri ve eserleri üzerine tanıtım kitapları ve lise edebiyat kitapları kaleme aldı.

Bu kitapların çoğunu takma adlar altında yayınlamak mecburiyetinde kaldı.

Giderek inceleme, araştırma, edebiyat tarihi türlerinde çalışmalara yönelen Cevdet Kudret’in iki ciltlik Türk ve Batı Edebiyatı’ndan Seçme Parçalar (1980-1981), iki ciltlik Örneklerle Edebiyat Bilgileri (1980), üç ciltlik Türk Edebiyatı’nda Hikâye ve Roman (1965, 1967, 1990) incelemesi; üç ciltlik Karagöz (1968-1969), iki ciltlik Ortaoyunu (1973, 1975) derleme ve incelemeleri esaslı çalışmalar olarak gösterilmektedir.

  1. yüzyıl ortalarına kadar getirdiği Örnekli Türk Edebiyatı Tarihi (1995) kitabı, vefatı sebebiyle yarım kaldı.

  2. İnceleme-araştırma kitaplarının önyazılarıyla edebiyat üzerine yazılarındanbir kısmını tekrar gözden geçirerek bir araya getirdiği Edebiyat Kapısı (1997) da yazarın vefatından sonra basılabildi.

Dilleri Var Bizim Dile Benzemez (1966), Bir Bakıma (1977), Benim Oğlum Bina Okur (1983), Kalemin Ucu (1991) isimli deneme kitaplarında edebiyat ve Türk diliyle ilgili farklı konular üzerine fikirlerini dile getirdiği yazılarını topladı.

Cevdet Kudret’e Ortaoyunu kitabı için Türk Dil Kurumu Bilim Ödülü (1974), Türk Edebiyatı’nda Hikâye ve Roman kitabı için Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü (1991) verildi.

Ayrıca, Dil Derneği Türk Dili Onur Ödülü (1989) ile Edebiyatçılar Derneği Onur Ödülü’ne (1992) değer görüldü.

1974 ve 1986 seneleri arasında Bodrum’da yaşayan yazar daha sonra yaşamını İstanbul’da sürdürdü.

10 Temmuz 1992 tarihinde İstanbul’da yaşamını yitirdi.

AYRICA BAKIN

“HAYATA DAİR” KENAR NOTLARI

TEMEL DEMİRER   “Hayatını gerçeğe ada.”[1]   Toprağın üzerinde yaşadığını sanan ölülerin giderek arttığı bir …

error: LÜTFEN KOPYALAMAYIN OKUYUN!