Cumhurbaşkanı Erdoğan

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kürt Sorunu ve Başörtüsü Teklifi Hakkında Konuştu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun önceki akşam video ile duyurduğu ‘kıyafetle ilgili kanun teklifi’ için resmen adım atıldı. Kılıçdaroğlu’nun ilk imzacısı olduğu 3 maddelik kanun teklifi TBMM Başkanlığı’na sunuldu.

Kılıçdaroğlu’nun ilk imzacısı olduğu Kadınların Yürüttükleri Mesleğin İcrası Kapsamındaki Kılık ve Kıyafeti Giymek Dışında Herhangi Bir Zorlamaya Tabi Tutulamaması Hakkında Kanun Teklifi’ni, CHP Grup Başkanvekilleri Engin Altay, Özgür Özel ve Engin Özkoç ile birlikte toplam 132 CHP milletvekili teklifi imzaladı.

İkisi yürürlük ve yürütme maddesi olmak üzere toplamda 3 maddelik kanun teklifinin birinci maddesinde şu hüküm yer aldı:

“Kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile üst kuruluşlarına bağlı olarak bir mesleği icra eden kadınlar, yürüttükleri mesleğin icrası kapsamında giyilmesi gerekli cübbe, önlük, üniforma vb. dışında kıyafet giymek ya da giymemek gibi temel hak ve özgürlükleri ihlal edecek biçimde herhangi bir zorlamaya tabi tutulamaz.”

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP’nin başörtüsü teklifine, “Gelin çözümü yasa değil anayasa düzeyinde sağlayalım” yanıtını verdi.

“Kürt meselesini çözeceğiz”

Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun “Kürt meselesini çözeceğiz” çıkışı hakkında ise, “Kürt meselesi diye ülkemize giydirilmeye çalışılan deli gömleğinden onlara rağmen kurtulduk” ifadelerini kullandı.

Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısında konuştu.

CHP’li belediyeleri eleştiren Erdoğan, “Muhalefetin seçim öncesi söyledikleriyle yaptıkları arasındaki uçurumu belediyelerde gördük. Vaat ettikleri hiçbir sözün arkasında duramadılar. Buna rağmen hala kendilerine ait olmayan işleri sahiplenerek ortada gezebiliyorlar” dedi.

Seçimlere yaklaşık 8 aylık bir süre kaldığına işaret eden Erdoğan, “Meclis’in seçim takviminin başlamasıyla çalışmalarına ara vereceğini düşündüğümüzde geriye 5-6 aylık bir yasama süresi kalıyor. Bu zamanı en iyi şekilde değerlendirerek, verdiğimiz sözlerin yasama boyutundaki çalışmalarını tamamlayarak milletimizin huzuruna çıkmayı planlıyoruz. Cumhur İttifakı’ndaki ortağımız MHP ile birlikte komisyonlarda ve Genel Kurul’da sıkı bir mesaiyle gündemimizdeki tüm düzenlemeleri yasalaştıracağınıza inanıyorum” değerlendirmelerinde bulundu.

“Ekonomi programımızı uyguluyoruz”

“Bütün umudunu enflasyona bağlayanların heveslerini kursaklarında bırakacak adımların hazırlıklarını sürdürüyoruz” diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

Türkiye, bir süredir çok ciddi sınamalardan geçmektedir. Bu sınamaların milletimizin hayatına yansıyan olumsuzlukları vardır. Bu çözümü sağlayacak tek yürütme temsilcisi biz, tek parti AK Parti, tek ittifak Cumhur İttifakı’dır.

Milletimize bu gerçeği gösterdiğimizde sandık yolu kendiliğinden açılacaktır. Türkiye Ekonomi Programımız gündeme geldiğinde kurduğumuz denklemi ve iktisadi yaklaşımımıza birileri bıyık altından gülmüşlerdi. Ülkemize yönelik ekonomik saldırılar için kullanılan araçları birer birer devre dışı bıraktık. Bu anlayışla salgın oldu üretime ara vermedik, savaş çıktı ihracatta gaza basmaktan vazgeçmedik. Biz büyümeyi sürdürdük.

İnsanımızın işini, aşını birinci sıraya koyduğumuz yaklaşımla ekonomi programımızı uygulamaya devam ediyoruz. İstihdamda 31 milyona dayandık. Sosyal konut projesi gibi adımların vatandaşlarımızı ev sahibi yapma yanı sıra ekonomik hareketlilik ve istihdama katkısı olacaktır. Bu ayın sonunda ülkemizin ilk yerli otomobili TOGG’un banttan çıkış törenine katılıyoruz. Uluslararası yatırımcıların yoğun ilgisiyle karşı karşıyayız. Ülkemizde güzel bir havanın esmesini sağlayacağız.”

“Başörtüsü konusunu ülke gündeminden çıkardık”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun önceki gün başörtüsü meselesini çözme konusunda yaptığı teklife tepki gösteren Erdoğan, “Önceki akşam geç saatlerde CHP Genel Başkanı yaptığı açıklama ile bizim ömrümüzü verdiğimiz mücadele neticesinde çözdüğümüz başörtüsü meselesiyle ilgili güya günah çıkarıyor. Gerçi dün açıkladıkları kanun teklifiyle, önceki akşam atıp tuttukları arasında dağlar kadar fark var” diye konuştu.

Erdoğan, “Biz bu konuyu ülke gündeminden çıkardık. Ülkemizde şu anda böyle bir mesele var mı? Ülkemizde kamuda veya özel sektörde böyle bir mesele var mı? Türkiye bir dönem Meclis’e başörtüsüyle girdiği için kürsüden senin fikir baban haddi bildirmeye davet edilen milletvekilleri görmüştü. Siz de bunları alkışlamıştınız. Meclis’ten atmak için alkışlamıştınız. Bugün milletvekillerimizle ve diğer konularla ilgili böyle bir sıkıntı var mı?” ifadelerini kullandı.

“Bugün Türkiye’nin gündeminde başörtüsü diye bir mesele artık kalmamıştır” diyen Erdoğan, “Geçmişte bu ülkede başörtüsü diye bir mesele yaşandıysa bunun müsebbibi CHP zihniyeti, CHP faşizmidir. Genelde kılık kıyafet ve başörtüsü meselesi ne yasa ne anayasa konusu olmaması gereken tabii bir haktır. Bu ülkede başörtüsünü örten niye örtüyor, Rabbimin emri olduğu için örtüyor. Bu seni niye rahatsız ediyor?” diye sordu.

“Kürt meselesi diye ülkemize giydirilen deli gömleğinden kurtulduk”

Erdoğan, “Kürt meselesi diye ülkemize giydirilmeye çalışılan deli gömleğinden onlara rağmen kurtulduk. Bizim Kürt meselemiz yok, kabinemde iki Kürt arkadaşım var. Sende bu dert çok. Terör örgütlerinin temsilcileriyle Ankara’dan İstanbul’a dirsek dirseğe yürüdü. Önümüzdeki cuma günü Alevi kardeşlerimizi ülkemizden koparma projelerini de onlara rağmen akamete uğratıyoruz” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu’nun Başörtüsü önerisi

Kılıçdaroğlu’nun teklifini bir taktik adım olarak gördüğünü belirten Erdoğan, “Öyleyse, biz daha öte teklifle mukabele edelim. Eğer dürüstsen, samimiysen temel bir insan hakkı olan başörtüsü mesleesini ülke gündeminden çıkarmak için samimiyse, gençlerimizin hassasiyetleri olan bu meselenin ahdi temelini güçlendirmenin peşindeyse bunu yasa değil, anayasa düzeyinde sağlayalım” dedi.

Erdoğan, Arkadaşlarıma talimatı veriyorum. Adalet Bakanım başta olmak üzere, Anayasa Komisyonu’ndaki arkadaşlarım çalışmalarını hazırlayacaklar. Gerisi CHP ve başındaki zatın derdidir. Aile kurumumuzu güçlendirecek ilave değişiklikler de yapalım. Bizim hayalimiz olan ülkemizi yeni, sivil, özgürlükçü anayasaya kavuşturma hedefimiz bakidir” diye ekledi.

İkisi yürürlük ve yürütme maddesi olmak üzere toplamda 3 maddelik kanun teklifinin birinci maddesinde şu hüküm yer aldı:

“Kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile üst kuruluşlarına bağlı olarak bir mesleği icra eden kadınlar, yürüttükleri mesleğin icrası kapsamında giyilmesi gerekli cübbe, önlük, üniforma vb. dışında kıyafet giymek ya da giymemek gibi temel hak ve özgürlükleri ihlal edecek biçimde herhangi bir zorlamaya tabi tutulamaz.”

“DİNİ İNANÇ VE KANAAT HÜRRİYETİ HİÇBİR SINIRLAMAYA TABİ TUTULAMAZ”

Kanun teklifinin gerekçesi ise şöyle:

“Türkiye’nin imzacısı olduğu İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi insanlık ailesinin bütün üyelerinin eşit ve devredilemez haklara sahip olduğunu açıkça belirtmiştir. Anayasa’nın 2’nci Kısmı, ‘Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir’ ifadesiyle temel hak ve özgürlükleri güvence altına almıştır.

Demokratik, laik hukuk devletlerinde bireylerin sahip olduğu dini inanç ve kanaat hürriyeti hiçbir sınırlamaya tabi tutulamaz. Laiklik, din ve vicdan hürriyetini engelleyecek biçimde yorumlanamaz; aksine laiklik din ve vicdan hürriyetinin kullanılmasının teminatıdır. Dini konulardaki bireysel tercihler ve bireylerin yaşam tarzı devletin müdahalesi dışında olduğu gibi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 19’uncu maddesiyle teminat altına alınan ifade özgürlüğü, kıyafetini seçme özgürlüğünü de kapsamaktadır.”

“KADININ KIYAFETİ SİYASETİN KONUSU OLMAMALIDIR”

“Kadının kıyafeti başta; bireylerin yaşam tarzı, inancı ve etnik aidiyeti siyasetin konusu olmamalıdır. Geçmişte yaşanmış bazı baskıcı uygulamalar toplumsal hafızamızda olumsuz izler bırakmış, ayrıca siyaseten istismar aracı olagelmiştir. Yakın geçmişimizde üniversite öğrencilerinin başörtüsüyle eğitim hakkı engellenmiş, kamuda kadınların başörtülü çalışmasına izin verilmemiştir. Benzer engellemelerin ve yasaklamaların bir daha yaşanmaması için her türlü önlemi almak Parlamentonun ve kamu idaresinin görevidir. Genelge, talimat, yönetmelik ya da diğer idari düzenlemeler ve hiyerarşik amirlerinin emirleriyle kadının ne giyeceğine ya da giymeyeceğine yönelik yapılmış zorlamalara son vermek ve kadının kıyafet seçme özgürlüğünü kanuni güvence altına almak için bu teklif hazırlanmıştır. Teklif ile kadınlarımızın Anayasa ile güvence altına alınan kişisel ve mesleki kıyafet özgürlüklerinin korunması öngörülmektedir.”

“KADINLARIN AYRIMCILIĞA TABİ TUTULAMAMALARI AMAÇLANMAKTADIR”

“Bu kapsamda teklif ile;

Kamu hizmetlerinin yürütülmesinde görev alan ve her statüde istihdam edilen kadınların,

Anayasanın 135. maddesine göre kurulan meslek örgütlerine bağlı olarak bir mesleği icra eden kadınların,

yürüttükleri kamu hizmeti veya mesleki faaliyetlerin gereği olan mesleki kıyafet, cübbe, önlük veya üniforma giymek dışında, herhangi bir zorlamaya tabi tutulamayacağı hüküm altına alınmaktadır. Böylece, kadın çalışanların kıyafetlerinden dolayı bir ayrımcılığa tabi tutulamamaları amaçlanmaktadır.”

Bernamegeh Türkçe

AYRICA BAKIN

Erdal Çolak’ın Tarihin Başladığı Uygarlık Kürdistan ve Kürtler kitabı

Erdal Çolak’ın Tarihin Başladığı Uygarlık Kürdistan ve Kürtler kitabı okuyucuyla buluştu

Bu kitabın önemi geçmişin saklı ve esrarengiz derinliklerinde dolaşarak tarihe ve geleceğe özelliklede Kürt halkına …

error: LÜTFEN KOPYALAMAYIN OKUYUN!