ERMENİSTAN KÜRTLERİ ARASINDA BİLİNEN KÖROĞLU DESTANI

MEHMET YILMAZ

Özet: 1923’ten başlayarak Erivan radyosunda Kürtçe yayınlar
başlamış, zaman zaman kesintiler olmuşsada uzun bir süre
devam etmiştir. Günde yarım saatlik yayında haberler ve
müzik programları yer almıştır. Kürt dengbejlerin yanında
Kürtçe söyleyen Ermeni dengbejler de bu programlarda
yer almıştır. 1930’lardan başlayarak Emînê Evdal ve Heciyê
Cindî bu dengbejlerin yanı sıra ülkenin başka yerlerinde
yaşayan ve Kürt folkloruyla ilgilenen birçok kişiden metinler
derlemişlerdir. Kürt folklorunun çok zengin bir koleksiyonu
olan bu derlemeler zaman içinde Erivan’da Kürtçe, Rusça
ve Ermenice basılmışlardır. İşte basılan bu çalışmalardan
biri de Heciyê Cindî’nin derlediği ve 1953 yılında Rusça-
Kürtçe basılan“Varîyantên kurdî yên destana “Koroxlî” isimli
eserdir. Türkiye’de Köroğlu üzerine yapılan çalışmaların
hiçbirisinde tam künyesi geçmeyen –sadece bir çalışmada
ismi eksik ve yanlış geçmektedir – bu eser Türkiye dışındaki
Kürtlerin folklorik mirası açısından önemlidir. Bu çalışmada,
eser Semiyotik yöntemin verilerinden yararlanılarak önce
tanıtıldıktan sonra, eserin folklorik özellikleri ve Köroğlu
destanının diğer varyantlarıyla olan ilişkisi kahramanlar ve
diğer motifler yönünden karşılaştırılmıştır.

1. Amaç
Ekim Devrimi’nden sonra Çarlık Rusyası’ndan geriye dilleri,
dinleri, etnik kökenleri çok farklı milletler ve geniş bir coğrafya
Bolşeviklerin elinde kaldı. Devrimle birlikte kurulan yeni siyasi birliğe
veya devlete “Sovyetler Birliği” denildi.1Bütün bu farklılıkları bir arada
tutmak, ya da bir potada eritmek için “Kardeş Halklar, Kardeş Halkların
Edebiyatı” gibi terimler basılı eserlerde olduğu kadar, gündelik hayatta da
sıklıkla kullanıldı. 1989’a kadar da bu durum devam etti. Fakat sonrasında
yaşananlar, bunun kağıt üzerinde devam eden bir kardeşlik olduğunu
gösterdi. Çünkü Sovyetler Birliği’nin siyasi ve kültür politikası gereği,
yaşayan halkların sosyo-kültürel farklılıkları ortaya çıkarılmış; aynı dili
konuşsalar da ayrı milletler olduğu sürekli vurgulanmıştır.Bu sebeple,
mesela, Sovyetler Birliği topraklarında yaşayan bütün Türk boylarının
birbirinden tamamen ayrı etno-genetiğe sahip, ancak, Türkçe konuşan
halklar olduğu söylemi sanat, siyaset ve kültürde baskın bir hal almıştır.

Benzer bir durum bugün Ermenistan’da da mevcuttur. Ermenistan
sınırları içinde yaşayan Kürtlerin bir kesimi kendilerini Kürt; fakat inanç olarak Ezidi diye tanımlarken, Ermenistan hükümetinin desteklediği
diğer kesim ise kendilerini doğrudan Ezidi olarak tanımlamaktadır.
Oysa Anadolu ve Kafkasya bölgesinde yaşayan halkların –ne denilirse
denilsin- ortak kültürel ve dini geçmişleri bulunmaktadır. Sözlü kültüre
ait eserlerde görülen ortak motifler ya da dünya görüşü, geçmişin sadece
görünen bir yüzüdür. Bu çalışmada, bu ortak geçmişin Ermenistan’da
yaşayan Kürtlerin sözlü kültürlerine nasıl yansıdığı üzerinde durulmuştur.
Çalışma bu bakımdan, hem Kürt folklorunun zenginliğini hem de Türk
araştırmacı ve okuyucuların hakkında bilgi sahibi olmadıkları bir eseri ve
içeriğini tanıtması bakımından önemlidir.

2. Kapsam ve Sınırlılık
Sözlü kültür ürünlerinin incelenmeleri çok çeşitli olduklarından, bu
çalışma, mümkün olduğu kadar yukarıda kısa künyesi verilen eserin
fiziksel özellikleri ve içeriğinin tanıtılmasıyla sınırlı tutulmuştur.Bunun
dışında, zaman zaman eserin içeriğinin daha iyi anlaşılmasını sağlamak
maksadıyla, eserle bağlantılı olabilecek başka kaynaklara da yer
verilmiştir.

3. Yöntem
Çalışmada ağırlıklı olarak semiyotik yöntemden yararlanılmış; ancak
yeri geldiğinde mukayeseli edebiyat araştırmalarının verileri de çalışmada
kullanılmıştır.

1. Giriş
Rusların Kürtler, Ermeniler ve diğer Kafkas halklarıyla gerçek anlamda
ilgilenmeleri Kırım Savaşı (1853-1856) sırasında olmuştur. Bu ilginin
temel sebebi siyasidir. Ruslar Kürtleri ve Ermenileri savaştıkları Osmanlı
ve o dönemde Osmanlı dostu olan İngilizler ve Fransızlara karşı kullanmak
için büyük çaba sarf etmişlerdir. Rusların bu çabaları o dönemde Smolensk
şehrinde bulunan savaş esiri Kürt mahkumlar arasında derleme yapan
Alman araştırmacı Peter Lerch2 (1828-1884)’in toplamış olduğu folklor
ürünlerinde de görülür.3 Aslında Peter Lerch’ten önce Ermeni asıllı Rus araştırmacı Khachatur Abovian (1809-1848) Kürt folkloruyla ilgilenmiştir.

1801-1894 yılları arasında yaşayan diplomat Auguste Alexandre Jaba’nın
çalışmaları içinde bilhassa Kürtçe-Fransızca sözlüğü önemlidir. A. Jaba
Erzurum’da görev yaptığı sırada Molla Mahmud Beyazidi ile dost olur.
Molla Mahmud’dan Kürt sözlü kültürüyle ilgili bilgiler almasının yanında,
bugün St. Petersburg Akademisi’nin Kürtçe bölümünün önemli bir kısmını
oluşturan elyazmalarını da almıştır.4 Çarlık Rusyası 1917’de dağıldığında,
arkasında Kürt Dili ve Edebiyatı ile ilgili geniş bir kütüphane ve kökleşmiş
bir araştırma geleneği bıraktı.

Sovyetler Birliği’nde, birliğe bağlı cumhuriyetlerin hemen hepsinde
olduğu gibi Sovyet Ermenistanında da Kürt dili, edebiyatı ve folkloru
ile ilgili çalışmalara erken denilecek bir dönemde başlanmıştır.5 İlk
başlarda Hovsep Orbeli6 ve Nikolay Yakovleviç Marr 7 Kürtler ve Kürt
dili ile ilgilenirken, daha sonra Kürt kökenli genç araştırmacılar da kendi
dilleri ve kökenleriyle ilgilenmeye başlarlar. Erebe Şemo, Qanade Kurdo,
İ. Sukerman üçlüsünün Kürt dilinde cins ve izafet konularındaki ilk
bilimsel çalışmalar olmaları itibariyle bugünde önemini korumaktadır.8
Bu tür öncü çalışmaların içinde en önemli olanı 1934’te gerçekleştirilen
1. Kürdoloji Kongresi’dir. Qanade Kurdo, Emine Evdal, Heciye Cindi, A.
Mirazi, Çerkez Bakaev, Erebe Şemo gibi araştırmacıların yanında başka
cumhuriyetlerden gelen birçok bilim adamı kongreye katıldı. Kongrede
Kürdoloji ile ilgili önemli kararlar alındı, geleceğe dönük çalışmalar gözden
geçirildi. İkinci bir kongrenin yakın bir tarihte gerçekleşmesi, Moskova ve
Leningrad’da da birer Kürdoloji merkezinin açılması gibi önemli kararlar alındı.9

Alınan kararlardan biri de Heciye Cindi ve birkaç arkadaşının
Kürt folklorunun yazılı ve sözlü eserlerini bir araya getirmeleridir.10
1934’teki kongreden sonra gerek Sovyetler Birliği’nde gerekse
Ermenistan’da Kürtçe ile ilgili çalışmalar devam etti. Bunların içinde
Erivan Radyosu’nun(Radyoyâ Rewane) özel bir yeri vardır.
Sovyetler Birliği döneminde yayın yapan Kürt kaynaklarına göre radyo
yayınları ikinci dünya savaşından çok daha önce, 1923-1929 tarihleri
arasında çok kısa bir süre özerk kalabilen Kürt Özerk Bölgesi’nde
başlamıştır.11“Ermenistan’ın Sesi Radyosu, Ermenistan’ın Kürtçe Seksiyonu/
bölümü 1955’te günde yarım saat Kürtçe yayın yapmaya başladı. 1960’lı
ve 1970’li yıllar boyunca özellikle serhad yöresindeki Kürt köy odalarının
vazgeçilmez dinlencesi olan radyoda birçok sanatçı Kürtçe kılamlar
seslendirdi. Bu sanatçıların önde gelenleri şunlardır: Karapete Xaço, Şeroye
Biro, Efoye Esed, Reşide Baso, Egîde Tecir, Neçoye Cemal, Mecide Sileman,
Susika Simo, Aslîka Qadîr, Zadina Şakir, Şebabe Egîd, Davnıde Xelo, Arame
Tigran, Fatima İsa, Şibliya Çaçan, Werda Şenıo, Asa Evdîle, Xana Zaze gibi
sanatçılardır. Lavvike Metini, Bişare Çeto, Mırzike Zaza, Eme Göze, Koçero,
Siyabend û Xece, Mem û Zîn, Xozan Daxe, Dervveşe Evdi, Salih û Nûre, Heso
û Naze, Bave Fexriya ve onlarca stran bu radyolar sayesinde tarımdı. Erivan
Radyosu taş plak ve kasetlere kayıtlı dünyanın en zengin Kürtçe müzik
arşivlerinden birine sahiptir.”12

1934’te gerçekleştirilen birinci kongreden sonra, 1960’lara kadar
Sovyetler Birliği’nin farklı cumhuriyetlerinde ve Sovyet Ermenistanı’nda
Kürt Dili ve Edebiyatı, Kürt Folkloru alanlarında önemli çalışmalar yapıldı.
. Q. Kurdo, E. Evdal, H. Cindi, Ç.Bakaev, E. Şemo, O. Ç e l i l , O. L. Vilçevski,
M.A.Aristova, İ . Avalian, İ . 0. Farizof, A.D. Noviçev, O.L. Vasilevskiy, K.
Vasilev ve F.B. Rostopçin, V.S. Sokolov, B.V. Mi l le r , A.A. Freyman, L.A.
Pireyko gibi Kürt Dili ve Edebiyatı, Kürt tarihi, Kürt folkloruyla ilgilenen
araştırmacılar önemli çalışmalara imza attılar.13

1934’te gerçekleştirilen kongrede alınan kararlardan biri, uzun
bir aradan sonra gerçekleşti. 1959’da Sovyetler Birliği’nde Kürt Dili
ve Edebiyatı’nın akademik olarak incelenmesi için Leningrad Bilimler
Akademisi, Doğubilimleri Enstitüsü bünyesinde Kürdoloji Bölümü
açıldı.141961’de Moskova’da düzenlenen Uluslararası Doğubilimciler
Kongresi’nde Kürt Dili ve Edebiyatı, Kürt folkloru ile ilgili önemli bildiriler
sunuldu. Bu çalışmaların dışında 1957’de Taşkent’te, 1980 Moskova
ve 1982’de Leningrad’da, 1983’te Bakü’de gerçekleştirilen Sovyet
Doğubilimcileri kongrelerinde değişik cumhuriyetlerden ve bazı Asya
ülkelerinden katılan akademisyenler Kürt Dili ve Edebiyatı hakkında
önemli bildiriler sundular.15 Sovyetler Birliği’nde yapılan çalışmalar
sadece kongre veya bildiri düzeyinde değildir. 1940’tan başlayarak
1980’lerin sonlarına kadar Kürt Dili ve Edebiyatı, Kürt Folkloru, Kürt
Tarihi alanlarında 70’ten fazla doktora çalışması yapılmıştır.
20. yüzyılın başlarından itibaren Suriye’de Irak’ta, Avrupa ülkelerinin
birçoğunda Kürtçe ile ilgili çalışmalar yapılmış ve yapılmaya devam
etmektedir.

2. Heciyê Cindî’nin Hayat Hikayesi ve Folklor Çalışmaları
CİNDİ, HECIYE/Heciyê Cindî (1908-1990): Folklor araştırmacısı,
akademisyen, gazeteci, çevirmen, sözlük bilimci. Heciye Cindi, I. Dünya
Savaşı öncesinde Rusya’ya bağlı olan Kars’ın Digor ilçesine bağlı
Amançayır’da dünyaya geldi. Cindî’nin ailesi de dahil birçok aile savaştan
sonraki yıllarda Ermenistan’a göç etti. Savaş sırasında ailesini kaybettiği
için, Gümrü’de, yetimhanede büyüdü. 1929’da öğretmenlik kursuna
başlayan Cindi bir yıllık öğretmenlikten sonra 1930 yılında Erivan Filoloji
Fakültesine girdi. 1932 yılında Kürt folklorü derlemelerine başladı. 25
Mart 1930’da Erivan’da Kürtçe yayma başlayan Riya Teze gazetesinin
kültür ve edebiyat bölümünün sorumluluğunu üstlendi. 1931’den
1938’e kadar Kürtçe dil dersleri verdi. Cindi, 1934 yılında Erivan’da
gerçekleştirilen ilk Kürt Dili Konferansının düzenleyicilerindendi. 1938
yılında Stalin döneminde Cerdoye Genco gibi birçok aydmla birlikte ‘emperyalist devletlerin ajanı’ oldukları iddiasıyla cezaevine atıldı.

Bir yıl sonra çıkan Cindi, çalışmalarına kaldığı yerden devam ederek okullar
için ders materyalleri hazırladı ve Kürtçe’ye çeviriler yaptı. Kürtçenin
kiril harfleri ile yazılabilmesi için hazırladığı alfabe 1946’da yayınlandı ve
okullarda onlarca yıl bu alfabe ile eğitim yapıldı. 1962 yılında doktorasını
tamamlayan Heciye Cindi, filoloji alanında ilk Kürt doktoru ünvanmı aldı
ve 1966 yılında profesörlüğe yükseldi. 1 Mayıs 1990 tarihinde Erivan’da
yaşamını yitiren Cindi, Elegez’e bağlı Sipan Köyündeki mezarlığa
defnedildi.16
20. yüzyılın en velut Kürt yazarlarından olan Heciye Cindi, Kürt dili,
folkloru ile ilgili çok önemli eserler bırakmıştır. Bunların bir kısmı halen
basılmamıştır. Folklorla ilgili en önemli eserleri şunlardır:

1. Kilamê cimeta Kurmanca. (Kürklerin Şarkıları, K. Zakaryan’la
birlikte, Erivan 1936)
2. Folklora Kurmanca (Emînê Evdal ile birlikte) Erivan, 1936.
3. Kerr û Kulikê Silêmanê Silîvî, (inceleme ve metin), araştırma kısmı
Ermenice, Erivan, 1941.
4. Weten, 10 kilam bi zimanê kurmanci (Kürtçe on şarkı, S. Gasparyan’la
birlikte) Erivan, 1942.
5. Ewledêt weten (Sovyet dönemi Kürt şarkıları, S. Gasparyan’la
birlikte) Erivan, 1943.
6. Folklora Kurdî (Ermenice) Erivan, 1947.
7. Çîrokê cimeta kurda ( Kürt Halk Masalları, Ermenice) Erivan, 1952.
8. Şaxên êposa Koroxlî (Köroğlu Destanın Varyantları) Erivan, 1953.
9. Edebyata kurdiye Ermenistana Sovêtê (Sovyet Ermenistanı Kürt
Edebiyatı, inceleme Ermenice) Erivan, 1954.
10. Memê û Zînê (inceleme ve metin Ermenice) Erivan, 1954.
11. Folklora kurmancyê (Kürt Folkloru) Erivan, 1957.
12. Hikyatêd cimeta kurda (Kürt Hikayeleri) Erivan, 1959.
13. Beyt-serhatyê cimeta kurda (Kürtçe İlahiler, Ermenice) Erevan, 1960.
14. Hikyatêd cimeta kurda, (Kürt Masalları, Hikayeleri-6 cilt) Erivan,
1961, 1962, 1969, 1980, 1988, 2005.
15. Beyt-serhatyêd kurdaye êpîkyê, (Rusça ve Kürtçe) Erivan, Moskva,
1962.
16. Dîharbûna dostanya kurda û ermenya di nav zargotinê da
(Folklorda Kürt ve Ermeni Dostluğu, Ermenice) Erivan, 1965.
17. Kilamen kurdaye lîrîkyê (Lirik Kürt Şarkıları) Erivan, 1972.
18. Şaxêd êposa “Rostemê Zal” ( Zaloğlu Rüstem Destanının
Varyantları) Erivan, 1977.
19. Dimdim, Erivan 2005.17

3. Varîyantên Kurdî Yên Destana “Koroxlî”
(Jibernivîs, berevkar, werger û pêşgotin yên HECÎYÊ CINDÎ-
Weşanxaneya Akadêmîya RSS Ermenîstanê ya ZanyarîYêrêvan 1953)18
Eser büyük hacimli bir çalışma değildir. Rusça ve Kürtçe basılmıştır.
Eserin toplam sayfa sayısı 120 civarındadır. Kürtçe kısmı yaklaşık 60
sayfadır. Eser ciltli kapaklı olarak basılmıştır. Eserede uzun bölümlerin
yanında çok kısa denilecek bölümlerle toplam on sekiz bölüm
bulunmaktadır.Bunların içinde en uzunları sırasıyla Koroxlî û Bolî Beg,
Koroxlî ve Koroxlî û kurê wî Hesen isimli bölümlerdir. Bunların dışındaki
bölümlerin kimisi bir, iki sayfa, bazıları da daha kısa olup yarım sayfa;
özellikle eserin sonlarına doğru bir paragraf kadar olan bölümler de
vardır.Bu bölümlerin isimleri sırasıyla:
Koroxlî-Köroğlu
Koroxlî û Bavê Wî-Köroğlu ve Babası
Koroxlî û Bolî Beg- Köroğlu ve Boli Bey
Koroxlî û Koroxlan- Köroğlu ve Köroğlan
Koroxlî û Kizîroxlî- Köroğlu ve Kiziroğlu

Koroxlî û Kurê Wî Hesen-Köroğlu Ve Oğlu Hasan
Koroxlî û Eybaz Balî-Köroğlu ve Ayvaz Bali
Koroxlî û Eslan Paşa-Köroğlu ve Aslan Paşa
Koroxlî Avilheyatê Vedixwe-Köroğlu’nun Ab-ı Hayat Suyunu İçmesi
Serkanîya Qewat û Kemala Koroxlî- Köroğlu’nun Kemale Ermesi ve
Gücünün Kaynağı
Koroxlî Dibe Mêrxas-Köroğlu’nun Bir Yiğit Olması
Koroxlî û Degirmançîoxlî-Köroğlu ve Değirmencioğlu
Koroxlî û Şivan-Köroğlu ve Çoban
Koroxlî Şermî Namîne-Köroğlu’nun Utanç Duymaması
Gaza Koroxlî
Koroxlî û Bazirganbaşî-Köroğlu ve Bezirganbaşı
Tiving-Tüfek
Axirîya Koroxlî-Köroğlu’nun Sonu’dur.

4. Eserdeki Destan Parçalarının Derlendiği Dengbejler
Burada Heciyê Cindî’nin eserin sonunda Nıvîsarnasî bölümünde
isimlerini verdiği kaynak kişiler/dengbejylerle ilgili bilgileri olduğu
gibi vereceğiz.
“Koroxlî”, “Koroxlî û Bolî beg”, “Koroxlî û Eslan paşa” bölümleri Ahmê
Çolo’dan derlenmiştir. Ahmê Çolo Bayazıt sancağına bağlıHoxanê’da
dünyaya gelir. Osmanlı –Rus harbi sırasında kabilesiyle birlikte Kars’ın
Kozluca köyüne yerleşirler. Fakat 1918’de yine buradaki Ezidiler,
Ermenilerle birlikte tekrar Elegez civarına göçerler.Ahmê Çolo uzun yıllar
burada çobanlık yapar. Burada hem Ermeniler hem de Azerbaycan Türkleri
yaşadığından Kürtçenin dışında Azerbaycan Türkçesi ve Ermeniceyi de
öğrenir. Kaval ve saz çalmayı öğrenir. Hikaye, kıssa, çeşitli memortalar
da bilirmiş. Özellikle Köroğlu destanını anlatmayı severmiş. Destanı hem
Türkçe hem de Kürtçe anlatır, Türkçe şiirler okur ve saz çalarmış. Bazen
sabahlara kadar anlatması sürermiş. Bu destanın dışında “Memê û Zînê”,
“Zembîlfiroş”, “Xanê Çengzêrîn”, “Dawûdê Sasûnê”u da bilirmiş. Ahmê
Çolo 1947’de yine Elegez’de ölür. 1955 yılında Erivan radyosunda Kürtçe
yayınlar başladığı sırada, radyoda onun adından sıklıkla söz edilir.
Koroxlî û bavê wî”, “Koroxlî û Eybaz Balî” bölümleri Hesenê Mamo
Mamoyan’dan derlenmiştir. Derlemenin yapıldığı tarihte 69 yaşında
olan dengbej, destana ait bu parçaları babasından dinlediği Heciye Cindi,
tarafından belirtilir. Hesenê Mamo Mamoyan 1943 yılındaSorîkê köyünde
ölür. Özellikle sesini bir enstrüman gibi kullandığı belirtilir. Bunun dışında
herhangi bir bilgi yazar tarafından verilmemiştir.
“Koroxlî û Koroxlan”Resoyê Bekir’den derlenmiştir. Derlemeni yapıldığı
tarihte elli yaşında, Tiflis’te yaşayan biridir. Kürtçeden başka Rusça ve
Gürcüceyi de bilir.

“Koroxlî û Kizîroxlî” Aram Xudoyan’dan derlenmiştir. Yüksek okul
okumuştur. Kürtçe, Ermenice ve Rusça bilmektedir. Ayrıca“Koroxlî
avilheyatê vedixwe” û “Serkanîtya qewat û kemala Koroxlî” bölümleri
de ondan derlenmiştir. Köroğlu destanına ait parçaların dışında halk
kültürüyle ilgili başka metinleri de bilmektedir.
“Koroxlî dibe mêrxas”Ûsivê Îbo’dan derlenmiştir. Derlemenin yapıldığı
tarihta elli yaşında okuması olmayan biridir. Kolhozda işçidir, başka
hikayeler de bilmektedir.
“Koroxlî ve Dagirmançîoxlamil Bekoyan’dan derlenmiştir. Yetmiş
yaşında, okuma yazması yoktur.Qibixtepe köyünden olup küçük kardeşi
Nazuk de aşıktır.19 Heciyê Cindî’nin belirttiğine göre, Şamil Bekoyan ayrıcı
çok sayıda başka destan ve hikaye de biliyormuş. Zurna, mey ve diğer
üflemeli aletleri de kullanabiliyormuş.
”Koroxlî û şivan”kolhoz çalışanı Hamoyê Ûsiv’den derlenmiştir. 1930
doğumlu olup Aparanlıdır. Yedinci sınıfa kadar eğitim görmüştür. Kürtçe
ve Ermenice bilip hazırcevap biri olarak tanınmaktadır.
“Koroxlî şermî namîne” kısmı Kamilê Xelîl Ceferov’dan derlenmiştir. On
sekiz yaşında, okuma yazması vardır. Sözlü kültüre meraklı biridir. 1948
yılında Tiflis’te vefat eder.
Tiving kısmı, 45 yaşında okuma yazması olmayan Xelîlê Esed’den
derlenmiştir. Köroğlu destanını anlatmayı özellikle severmiş. 1938 yılında
Tiflis’te ölür.
“Axirîya Koroxlî”Werdeka Şemo’dan derlenmiştir. Kendisi 100 yaşında,
okuma yazması yoktur. Köroğlu ve Nigar Hanım’dan özellikle bahsedermiş.

Sonuç
Köroğlu Destanı, Türk dünyasının hemen hemen hepsinde tanınan
bir destandır. Geniş Türklük coğrafyasında ortaya çıkışından başlayarak
günümüze kadar sürekli gelişip değişmiş, yenilenmiş; sadece Türk
dünyası sözlü kültür geleneği içinde değil, yayıldığı coğrafyalardaki
toplumların düşünce, sözlü kültüre ait tür ve geleneklerini etkileyen,
değiştiren bu hacimde başka bir eser Türk destan geleneğinde yoktur.
Eserin gerek yapısal özelliklerindeki farklılıklar, gerekse kahramanların
çokluğu ve coğrafi çeşitliliği destana bir zenginlik katarken, aynı zamanda
anlatıcı-dinleyici veya derleyicinin sebep olduğu bazı olumsuzlukları da
beraberinde taşımıştır. Bütün bu özellikler, Köroğlu Destanı’nı daima
araştırılabilir, üzerine eklemeler yapılabilir, zenginleştirilebilir bir
metin olarak göz önünde tutmaktadır. Bizim çalışmamızın, bu bağlamda
düşünülmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir.

Hecîyê Cindî’nin 1930’lardan itibaren Ermenistan’da değişik
kaynak kişilerden derlemiş olduğu bu eser, Türkiye’de Köroğlu üzerine
yapılmış çalışmaların hiçbirisinin bibliyografya/kaynakçalarında
rastlanılmamaktadır. Sadece Dr. Mustafa Aça’nın “ Köroğlu Üzerine Bir
Bibliyografya Demesi” isimli yazısında “Kurdskie Skazı Eposa Keroglı,
Erevan, 1953. (Köroğlu Destanı’nın Kürt Söyleyişi)” adıyla söz edilir. Dikkat
edilirse, kitabın künyesinde ciddi eksikliklerin olduğu görülecektir.
Hecîyê Cindî tarafından uzun bir zaman dilimi içinde ve çok farklı
coğrafyalarda yaşayan dengbejlerden derlenen Köroğlu destanına ait
parçalar, dikkatle incelendiğinde, bu metinlerin Köroğlu destanının
Azerbaycan ve Erzurum rivayetilerinin ciddi tesiri altında kaldığı
görülmektedir. Bu durum bir anlamda normaldir; çünkü metinlerin
derlendiği dengbejlerin büyük bir kısmı Türkiye doğumlu ya da
Türkiye sınırına yakın yaşamışlardır. Motif düzeyinde yaptığımız kısmi
değerlendirmede de Hecîyê Cindî’nin derlediği metinlerin büyük bir
oranda isimlerini zikrettiğimiz rivayetlerden koptuklarını göstermektedir.
Zaman zaman anlatıcıların yaşadıkları zaman, coğrafya, inanç vb.
durumlardan kaynaklı küçük farklılıklar görülse de bu durum, metinlerin
kaynaklarını değiştirmemektedir.

Hecîyê Cindî tarafından derlenen metinlerin yapısal bazı problemleri
de taşıdığı görülmüştür. Bu durum, araştırıcının yaşadığı dönemin siyasi
havası, demografik hareketliliğin sıklığı, kültüre bakış, inanç farklılığı gibi
nedenlerden kaynaklanmış olabilir. Metinlerin bazıları varyant özelliği
gösterirken, bazıları da sadece epizot düzeyindedir. Bu nedenle, bu
türden epizotların hangi rivayetin tesiriyle söylendiği veya hangisinden
alındığını tesbit etme zorluğu bulunmaktadır. Mesela, Köroğlu ve
Değirmencioğlu, Köroğlu ve Bezirganbaşı gibi, daha çok epizot düzeyinde
kalan parçalar örnek gösterilebilir. Hecîyê Cindî, Ezidi Kürtler arasında
folklor derlemelerini yaparken, “Katılımcı Gözlem” tekniğini kullanmakla
birlikte, fark gözetmeksizin karşılaştığı bütün örnekleri toplamaya
çalıştığından, Köroğlu Destanı’ndan ayrılmış, çok küçük bir kısmı ayrı bir
varyanta dönüşmüş ve epizot halindeki metinleri olduğu gibi, herhangi
bir araştırmaya tabi tutmaksızın Kürtçe-Rusça bastırmıştır. Dengbejlerle
ilgili etraflı bilgi verilmediğinden bunların kimliği hakkında yapmış
olduğumuz araştırmalarda yeterli bilgiye ulaşılamamıştır. Bu da aslında,
bu alanda yapılacak daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulduğunun işaretidir.
Eserde karşılaşılan en önemli sorunlardan biri; gerek kaynak dil olarak
Kürtçenin, gerekse çeviriyi yaptığımız Türkçenin kelime, cümle yapısı ve
cümlelerde kullanılan zaman gibi morfoloji ve sentaks sorunlarıdır. Bu
sorunlar şöyle sıralanabilir:

1. Kürtçe bölümlerde dengbej, duruma göre Türkçe kelime, deyim
ve atasözlerine başvurmuştur.Kahraman isimleri, bölümlerin bitiş
cümleleri, kelimelerde Türkçe eklerin kullanılması vb.
2. Zaman zaman kullanılan Kürtçe cümlelerin zaman ve şahıslarında
tutarsızlıklar görülmüştür.
3. Aynı anlamı ifade eden, tekrar ifadeler sıklıkla kullanılmıştır. Bu da
zaman zaman metni sıkıcı bir havaya sokmuştur.
4. Eserde Türkçe manzum parçalara da sıklıkla yer verilmiştir.
“Ûsta, mene bîr giliç sêç,
Ne ûzûn, ne gise,
Orta, bax, bêle,
Vaxtinda, vaxtinda
Gere exreb dîlzeher olar.
Xorasan poladinin yaxşisini sêç.
Îşaret êdene eylemesîn hêç.
Gere exreb dîlzeher olar.
Ûrîşan dêyer: kîmseden almam mînnet,

Ûstûnden çek şîrman sûret,
Şahmar kîmî çalsam sala o saat
Îster aslan, îster gaplan, peleng olar” (Koroxli bölümünden)
”Stemboldan çixtî bîr ûlû kyarwan,
Gyeldî çîmalixda goîtû bezirgan,
Dêdîm: keleşlerime-baci gyonder.
Elî ele vûrdî, gyûldî bezirgan.
Bezîrgennan êtmenem savaşî,
Dereler, teperel doldûrarem lêşî,
Mizirzxînen olçerem senîn qûmaşî,
Elî ele vûrdî, gyûldî bezirgan,
Başin ortpûsen çixalî bûrkyû,
Ûstine alpisen Xorasan kyûrkyû,
Koroxlî soyledî ûçxana sozî
Seksan mîn altûn say mene, bezirgan”. (Koroxli Boli Beg bölümünden)
5. Metinde zaman zaman “eril yerine dişil ya da tersi” durumun olduğu
görülmüştür.
6. Metinler farklı kaynak kişilerden derlendiğinden, anlatıcılar –
muhtemelen icra ortamına bağlı olarak-cümlerin bazılarında
Kürtçe ve Türkçeyi bir arada kullanmayı tercih etmişlerdir. Öyle ki,
bazı cümleler Kürtçe başlayıp Türkçe bitirilmiş veya Türkçe-Kürtçe
karışık kullanılmıştır.“Koroxlî kaxezê padişa kire cêba xwe. Royê sê
denan dihat, ne gîder, baxdan gîder, baxvançîdan ne gîder?”
Yüzyıllarca birlikte yaşamanın getirmiş olduğu “kültürleşme” ile
Köroğlu destanı Türklerle birlikte yaşayan Kürtler ve Ermeniler arasında
da yayılmıştır. Bu durum, özellikle haklarında çok kısa bilgiler verdiğimiz
dengbejlerin hayatlarından kolaylıkla anlaşılmaktadır. Bu çalışmada
yapılan ve çok da ayrıntılı olmayan karşılaştırma da göstermiştir ki, Hecîyê
Cindî’nin derlemiş olduğu varyant ve epizotlar Azerbaycan ve Türkiye’de,
bilhassa Erzurum, Kars civarında anlatılan Köroğlu destanından çokça
etkilenmiş, bazen de küçük değişikliklerle, bazı epizotların tekrarı
özelliğini göstermiştir.
Bu çalışma, Köroğlu destanı üzerine yapılacak çalışmalara kısmen
motifler ve bibliyografik alanda katkılar sağlayacaktır.

Notlar

1 Kelime, “İşçi birliği, danışma kurulu, şura” anlamlarına gelir

2 Alman asıllı arkeolog, nümizmat, dilbilimci, Şarkiyatçı. Kırım Savaşı sırasında esir olmuş Kürt
mahkumlar arasında derlediği folklor ürünlerini iki cilt halinde Forschungen über Die Kurden und
Die Iranischen Nordchaldaer, St. Petersburg 1858, adıyla yayımlamıştır.
3 Michel Leezenberg: “Soviet Kurdology and Kurdish Orientalism”, The Heritageof Soviet Oriental
Studies, Edited by Michael Kemper and Stephan Conermann, by Routledge, Newyork 2011, s. 86 vd.

4 M. Leezenberg: A. g. m. s. 87. Ayrıca A. Jaba’nın çalışmaları için bkz: Özkan Öztaş: Sovyetler
Birliğinde Kürt Sanatı, Yazılama Yayınları, 2016, s. 16. Bazı şahıs ve eserlerin adını burada
zikretmemizin sebebi, Rusların çok erken denilecek bir dönemde Kürt dili ve folkloruyla
ilgilendiklerini göstermek içindir; yoksa bir bibliyografya tanıtımı yapmak değildir.
5 İslami kaynaklarda çok erken tarihlerden itibaren Kürtlerden söz edilir. Fakat 1787’ye kadar
Kürtçe gramer ve sözlükler bulunmaz. Bu tarihte, İtalya’da Garzoni, Kürt Dilinin Grameri ve
Sözlüğü adıyla bir eser yayımlamıştır.
6 Iosif Abgarovich ORBELİ: 20 Mart 1887 – 2 Şubat 1961) Sovyetler Birliği’nde şarkiyatçı ve
akademisyendir. Güney Kafkasya orta çağ tarihi konusunda uzmandır ve Leningrad Devlet Ermitaj
Müzesini 1934 – 1951yılları arasında idare etmiştir. Ayrıca Ermenistan BilimlerAkademisi’nin
kurucusu ve ilk başkanıdır. Türkiye’de Van Kalesi ve Ani Harabeleri’nde kazı çalışmaları yapmıştır.
7 Nicholas Yakovleviç MARR: 6 Ocak1865 – 25 Aralık 1864] – 20 Aralık 1934) Gürcü asıllı Rus
dilbilimci ve tarihçi. Onun dillerin kökeni ile ilgili ileri sürdüğü “Japhetik Teori” ünlüdür. Bu teori
Sovyetlerin ilk yıllarında bazı küçük topluluklarının dillerinin kökenlerinin açıklanması için
kullanılmış, daha sonra Stalin’in Marr’ı anti Marksist ilan etmesiyle gözden düşmüştür.
8 Rohat: Kürdoloji Biliminin 200 Yıllık Geçmişi (1787-1987), Deng Yayınları 1991, s.107 vd.

9 Rohat: A. g. e. s.108.
10 Botan Amedi: Kürtler ve Kürdistan Tarihi, Fırat-Dicle Yayınları-1 1991, s.191.
11 Geniş bilgi için bkz: Philip Kreyenbroek- Christine Allison: Kürt Kimliği ve Kültürü, Avesta 2008,
s.114.
12 İbrahim S. Işık: A’dan Z’ye Kürtler (Kişiler-Kavramlar-Kurumlar), Nûbihar 2013, s. 174. Sovyetler
Birliği’ndeki radyo yayıncılığı için, ayrıca bkz: Philip Kreyenbroek- Christine Allison: Kürt Kimliği
ve Kültürü, Avesta 2008, s.114.
13 Rohat: A. g. e. s. 109 vd. Ayrıca Ermenistan’da Kürtçe radyo yayınlarının tarihi, yayınların hangi
tarihsel ve psiko-sosyolojik aşamalardan sonra kurulduğu ve emeği geçenler hakkında geniş bilgi için bkz: Zeri İnanç: Erian Radyosunda Kürt Sesi, İsmail Beşikçi Vakfı Yayınları, İstanbul 2016,
168 s. Bu eser Kürtçe ve Türkçe hazırlanmıştır. Eserin ortasında radyonun kurulmasında öncülük
eden Celil ailesinin ve radyoya getirilen Kürt kızlarının fotoğraf albümü de bulunmaktadır.
14 Rohat: A. g. e. s. 110 vd.
15 Rohat: A. g. e. s.112.

16 İbrahim S. Işık: A’dan Z’ye Kürtler (Kişiler-Kavramlar-Kurumlar), Nûbihar 2013, s.130.

17 Heciyê Cindî- Emînê Evdal: Folklora Kurmanca, Avesta 2008, s. 39-40. Buraya yazarın doğrudan
folklorla ilgili eserlerinin künyesi alınmıştır.
18 Eserin Kiril alfabesinden Latin alfabesine, yani çeviri-alfabeyi TemureXelil’in kızlarıMîdîyaTêmûr
ve DîdaraTêmûr yapmıştır. TemureXelil büyük bir nezaket örneği göstererek, eserin Word
dosyasını bana gönderdi. Kendisine ve kızlarına teşekkür ederim.

19 Metinde dengbej değil de “aşık”kelimesinin kullanılması önemlidir. Demek ki, dengbejlerin
bazıları kendilerini aşık olarak tanıtmaktaydılar.

Kaynakça
Leezenberg, Michel (2011) “Soviet Kurdology and Kurdish Orientalism”,
The Heritageof Soviet Oriental Studies, Edited by Michael Kemper
and Stephan Conermann, by Routledge, Newyork .
Öztaş, Özkan (2016)Sovyetler Birliğinde Kürt Sanatı, Yazılama Yayınları.
Rohat(1991)Kürdoloji Biliminin 200 Yıllık Geçmişi (1787-1987), Deng
Yayınları .
Botan Amedi (1991) Kürtler ve Kürdistan Tarihi, Fırat-Dicle Yayınları-1
Kreyenbroek, Philip – Christine Allison (2008)Kürt Kimliği ve Kültürü,
Avesta 2008.
Işık, İbrahim S. (2013)A’dan Z’ye Kürtler (Kişiler-Kavramlar-Kurumlar),
Nûbihar.
İnanç, Zeri (2016)Erian Radyosunda Kürt Sesi, İsmail Beşikçi Vakfı
Yayınları, İstanbul .
Cindî, Heciyê- Emînê Evdal (2008) Folklora Kurmanca, Avesta .

AYRICA BAKIN

Dünya Destanları

Dünya tarihinin çeşitli dönemlerinde ve farklı coğrafyalarda, milletler tarafından yaratılmış ve nesilden nesile aktarılmış destanlar, …

error: LÜTFEN KOPYALAMAYIN OKUYUN!