HADRİANAPOLİS ANTİK KENTİ

HADRİANAPOLİS ANTİK KENTİ TARİHİ

Hadrianopolis (Paflagonya), Karabük’ün Eskipazar ilçesinde bulunan henüz yeryüzüne çıkarılmamış bir antik kenttir. Antik kent Roma döneminde 4. yüzyılda kurulmuştur.

Ankara-Karabük yolu üzerinde bulunan Eskipazar merkezine 3 km uzaklıkta bulunan Hacı Ahmetler Köyü’ndeki asfalt yol ile ulaşım sağlanmaktadır. Günümüzde antik kentin bir bölümünün üzeri kapatılmıştır.

Kuzeybatı Anadolu’nun klasik antik çağlardaki sosyo-ekonomik yapısı, kültür tarihi ve arkeolojisi üzerine bugüne değin çok durulmamıştır. Bu yüzden Hadrianapolis Kenti kalıntıları da fazla tanınmamaktadır.

Gerçek anlamda kentte birden fazla merkez vardır. Bunlardan birinde Roma kalıntıları yoğunlaşmaktadır. Bu alan bir kaya yüzüne işlenmiş aedicula’sı bulunan bir kutsal alandır. Bunun dışında kentin Roma Dönemi mimari kalıntıları sınırlıdır. Erken Bizans Dönemi kalıntıları ise yoğundur.

MS 2. yüzyılda Roma imparatoru Hadrian’ın adını almıştır . Şehir ayrıca Caesarea veya Kaisareia (Καισάρεια) ve Proseilemmene adlarını taşıyordu.

Hadrianapolis’in Geç Helenistik, Roma ve Erken Bizans dönemlerinde yerleşim olmuştur.

İmparator I. Theodosius (347-395), Paphlagonia ve Bithynia’nın bir kısmını Honorias adlı yeni bir eyalet haline getirdiğinde, Hadrianopolis Honoriade’de Hadrianopolis olarak bilinir hale geldi, eski piskoposluk makamının şu anda itibari olarak görülenler listesinde bilindiği isim Annuario Pontificio’dur.

Paphlagonialı Azizler Alypios Stylite ve Stylianos’un doğum yeri olarak bilinir.

Antik şehirde çok sayıda mermer sütun ve sütun başlıkları, kiliseler, surlar, su sarnıçları, kaya mezarları, Roma hamamı, gözyaşı şişeleri, tüneller, erzak ve şarap mahzenleri vardır. Kazı çalışmaları sırasında zemini mozaik hayvan, kuş gibi resimlerle süslenmiş bir kilise çıkartılmıştır.

Döneminde oldukça gelişmiş bir şehir olduğu, sit alanı içinde bulunan mermer sütun ve sütun başlıklarından, heykellerden ve yapıların mimarı özelliklerinden anlaşılmaktadır. Yeri bilinmeyen fakat tarih kitaplarında şehir adına paranın basılan bir darphane olduğundan bahsedilmektedir.

Sit alanı içinde çok sayıda sikke bulunmuştur. Yağmur yağdığında yağmur ve sel sularının sikkeleri ortaya çıkardığı ve sit alanı içinden geçen çaya bu sikkelerin taşınarak yok olduğu bölge sakinleri tarafından ifade edilmektedir.

Kazı çalışmaları 2003 yılında başlamıştır. Arkeolojik yüzey araştırmaları antik kentte 14 kamu binası ve diğer yapıları ortaya çıkarmıştır. Bu kamu binaları arasında iki hamam, iki kilise, savunma yapısı, kaya mezarları, tiyatro, kemerli ve kubbeli yapı, anıtsal kült nişi, duvarlar, villa, diğer anıtsal yapılar ve bazı dini yapılar bulunmaktadır.

Kilise zeminleri mozaiklerle süslenmiştir ve üzerlerinde İncil’de adı geçen Gihon, Pişon, Dicle ve Fırat nehirlerinin resimleri bulunmaktadır. Zeugma antik kentine benzetilen antik kentin mozaiklerinde çeşitli hayvanlar da betimlenmiştir . Anadolu’da bilinen en eski kiliselerden biri Hadrianopolis’te kazılmıştır.

Aralık 2019’da arkeologlar, büyük olasılıkla Demeter’i tasvir eden bir kadın silueti içeren 1800 yıllık bir kireçtaşı levhayı ortaya çıkardılar. Arkeolog Ersin Çelikbaş’a göre, levhanın yüzeyinde “Glaukos’un oğlu Herakleides” yazısı vardı.

2003 tarihinden itibaren yapılan çalışmalarda 15 x 23.5 metre ebatlarındaki kilisede dört önemli mozaik bulunmuştur.

Kadın, erkek, hayvan ve meyve figürlerinin yer aldığı mozaiklerin önemli bir özelliği üzerlerinde Hıristiyan inancına göre cennetteki dört nehir “Phison”, “Geon”, “Euphrates” (Fırat) ve “Tigris” (Dicle)’in personifikasyonun ve adlarının yer almasıdır. Bu tür bir kompozisyona Anadolu’da henüz rastlanılmamıştır.

Hadrianopolis Antik Kenti’nde yeni bulgular ortaya çıktı

“Karadeniz’in Zeugması” olarak adlandırılan bölgede Karabük Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ersin Çelikbaş başkanlığında yürütülen kazılar devam ediyor.

Antik kentte devam eden kazılarda çok sayıda kalıntının gün yüzüne çıkarılması, yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekti.

Doç. Dr. Çelikbaş, gazetecilere, Hadrianopolis Antik Kenti’nde devam eden kazı çalışmaları sonrası çok sayıda kalıntının gün yüzüne çıkarıldığını belirterek, “Bu kalıntıların sayıca artmasıyla buraya gelen turistlerin sayısı da arttı. Yaz aylarında burada ayda yaklaşık 10 bin turisti misafir ediyoruz. Misafirlerin çoğu yerli.” dedi.

Hadrianopolis Antik Kenti’nde, İncil’de adı geçen nehirler Geon, Phison, Tigris ve Euphrates’un yer aldığı, at, fil, panter, geyik ve grifon (sanat tarihinde görülen karışık bir hayvana verilen isim) gibi birçok hayvanın tasvir edildiği kiliselerin tabanındaki mozaiklerle ünlenen ve bu nedenle “Karadeniz’in Zeugması” şeklinde adlandırılan antik kentte, şimdiye kadar iki hamam, iki kilise, bir savunma yapısı, kaya mezarları, tiyatro, bir kemerli ve kubbeli yapı, anıtsal kültik niş, sur, villa, diğer anıtsal binalar ile bazı kült alanları gibi yapılar bulundu.

Dört Nehir Kilisesi’nin 50 metre kadar güneyinde ilk defa geçen sene yapılan kazılarda bulunan, satır ve ok ucu gibi eserlere rastlanan kare planlı yapıda, son olarak 1600 yıllık kantar ağırlığı gün yüzüne çıkarıldı.

Bulgular bölgenin geçmişine ışık tutarken, antik kenti ziyaret edenler kazı çalışmalarını yerinde görme fırsatı yakalıyor.

Ziyaretçiler, antik döneme ait paraları, ölülere ait kişisel eşyaları ve 1800 yıllık adak levhası ile Roma askerine ait 1800 yıllık demir maskeyi de yakından inceleyebiliyor.

Kazı çalışmaları hakkında bilgi veren Doç. Dr. Ersin Çelikbaş, “Bir oda tespit ettik. Odanın zemininin de mozaikler ile süslü olduğunu gördük. Mozaikler gerçekten çok ilginç figür ve sahneler içermekte. Mozaiklerin tarihine baktığımız zaman, M.S. 4 ve 5’nci yüzyılla tarihleniyor. Burada daha önce tespit edilen mozaiklerden, daha erken özellikler gösterdiğini söyleyebiliriz. Mozaiklerde özellikle kuş figürleri dikkat çekici. Bir amfora var, bir de daha önce görmediğimiz tarzda yapılmış bir meyve sepeti var. Meyve sepetinin üzerinde armut ve üzümler işlenmiş, yanına da nar eklenmiş. Meyve sepeti sanki natürmort bir tablo gibi işlenmiş. Bu özelliği ile Hadrianopolis’e, mozaik koleksiyonuna önemli bir sahne daha eklenmiş olduğunu söyleyebiliriz” dedi.

Bernamegeh Türkçe

AYRICA BAKIN

Erdal Çolak’ın Tarihin Başladığı Uygarlık Kürdistan ve Kürtler kitabı

Erdal Çolak’ın Tarihin Başladığı Uygarlık Kürdistan ve Kürtler kitabı okuyucuyla buluştu

Bu kitabın önemi geçmişin saklı ve esrarengiz derinliklerinde dolaşarak tarihe ve geleceğe özelliklede Kürt halkına …

error: LÜTFEN KOPYALAMAYIN OKUYUN!