Hasankeyf Kalesi

Hasankeyf Kalesi’nin Tarihi

Hasanakeyf kalesi, Dicle nehri kıyısında ve nehirden 200 m. yüksekliğindedir. M.S.363 senesinde bir Süryani piskoposluğunun merkezi olarak Bizanslılar tarafınca yapılmıştır.

Hasankeyf, Batman ilinin ilçesidir. İki yakasını Dicle’nin ayırdığı, tarihi bir ilçedir. 1981’de doğal koruma alanı ilan edilmiştir. Ilısu Barajının su tutması sonucunda tarihi yerleşim 2020 yılı Mayıs ayında sular altında kalmıştır.

Kayalara oyulmuş konutları nedeniyle, Süryânice Kifo (kaya) kelimesinden türetilmiş Kifos ve Cepha / Ciphas isimleriyle bahsedilen şehir “Mağaralar Şehri” ya da “Kayalar Kenti” anlamına Arapça ve “Hısnı Keyfa” denilmiştir. “Hısn-ı keyfa” adı Osmanlılar zamanında Hısnıkeyf, halk arasında da Hasankeyf şekline dönüşmüştür.

Hasankeyf Kalesi Bizanslılar tarafınca M.S. 363 senesinde inşa edilmiştir. o dönemlerde Süryani piskoposluğunun merkezi olmuştur. Bizanslılar bu kaleyi 300 sene kullanmış olup ardından; Abbasiler, Mervaniler ve Hamdanilerin himayesine girmiştir.

Hasankeyf Kalesi, Dicle Nehri’nden 200 metre yüksekliktedir. İmam Abdullah Kapısı ve Sır Kapısı olmak suretiyle iki kapı vardır. Aynı zamanda birçok kitabesi bulunmaktadır. Batman’ın bu tarihi kalesi, şehrin diğer kalelerine nazaran daha ünlüdür.

Yekpare taştan yapılma olan Hasanakeyf kalesi, Dicle nehri kıyısında ve nehirden 200 m. yüksekliğindedir. M.S.363 senesinde bir Süryani piskoposluğunun merkezi olarak Bizanslılar tarafınca yapılmıştır.

Hıristiyanlığın bu bölgede yaygılaşmasından sonrasında, Kadıköy Konsülü tarafınca M.S. 451 senesinde alınan bir kararla Hasankeyf’teki Piskoposluğa Kardinal unvanı verilmiştir.

Çok korunaklı ve ele geçirilmesi çok zor olan bu kale, Bizanslıların doğuda inşa ettikleri en sağlam kalesidir. Hasankeyf Kalesinin özgün adı “ Hısno Koyfa ” yani, Kaya Kalesidir.

Yaklaşık 300 senelik Bizans hakimiyeti döneminde dini bir işlev gerçekleştiren Hasankeyf Kalesi, İslamiyetin inkişafından sonra, sırası ile Abbasiler, Mervaniler ve Hamdanilerin egemenliğinden sonrasında 638 senesinde Halit Bin Velid’in komutanı İyaz Bin Ganem tarafınca fethedilmiştir.

1071 Malazgirt Meydan Muharebesinden sonrasında Selçukluların Anadolu’ya girmesiyle beraber bu bölgede egemenlik kuran Artuk Oğulları Beyliği sınırları arasında kalan Hasankeyf Kalesi, Artuk Oğulları tarafınca bayındır edilerek iskana açılmış ve 1101-1231 yılları içinde Artuk oğulları beyliğine başkent yapılmıştır.

Hasankeyf, 1260 senesinde Moğollar tarafınca işgal edilince, halk şehri terk ederek oldukça muhkem olan kaleye ve yamaçlardaki mağaralara sığınarak Hülagu’nun zulmünden kısmen de olsa kurtulmayı başarmıştır.

Hasankeyf kalesinin iki kapısı vardır. Doğudaki kapıya İmam Abdullah Kapısı, Batıdaki kapıya da Sır Kapısı denilmektedir. Kaleye basamaklı merdivenler şeklinde olan bu yollardan çıkılır. Kale duvarlarında birçok yazıt yer almaktadır.

Kaleye su taşımak için Dicle nehrine inen biri aleni öteki gizli saklı iki takviye yol yapılmıştır. 200’er basamaklı olan bu merdivenli yollar halen sağlam durmaktadır.

Batman’da Mor Aho Manastırı’nı, Mor Kiryakus Manastırı’nı, Hızır Bey Camii’ni ve İbrahim Bey Camii’ni ziyaret ettiğiniz günlerde Hasankeyf Kalesi’ni de gezebilirsiniz.

1526 yılında Hasankeyf’te 1301 hane bulunmakta olup, bunlardan 787 hanede Hıristiyanlar, 494 hanede Müslümanlar ve 20 hanede de Yahudiler yaşamaktaydı.

16. yüzyılın ikinci yarısında yerleşim daha da büyümüş ve 1006’sı Hristiyanlara, 694’ü Müslümanlara ait olmak üzere hane sayısı 1700’e yükselmiştir.

1935 yılında 1425 kişiden oluşan nüfus, 1990 sayımına göre 4399’a yükselmiştir.[6] 1975 nüfus sayımlarına göre ilçe nüfusu 13.823 olan Hasankeyf’in, sürekli verdiği göçler nedeniyle 2000 yılında nüfusu 7493’e düşmüştür.

Günümüzde; ilçenin çoğunluğunu Kürtler oluşturmak üzere Araplar ve Türkler beraber yaşamaktadır. Hasankeyf’in merkezinde yaşayanların çoğu Arapça ve Kürtçe, köylerinde yaşayanlar ise genellikle Kürtçe konuşmaktadır.

Bernamegeh Türkçe

AYRICA BAKIN

“HAYATA DAİR” KENAR NOTLARI

TEMEL DEMİRER   “Hayatını gerçeğe ada.”[1]   Toprağın üzerinde yaşadığını sanan ölülerin giderek arttığı bir …

error: LÜTFEN KOPYALAMAYIN OKUYUN!