ihd adana

İHD İzmir ve Adana şubeleri: ”Mahpusların yaşam hakkı güvence altına alınmalı”

İHD İzmir ve Adana şubeleri tarafından hapishanelerde yaşanan hak ihlallerine ilişkin yapılan açıklamada
mahpusların yaşam haklarının güvence altına alınması gerektiği kaydedildi.

İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi, hapishanelerde yaşanan hak ihlallerine ilişkin Konak Eski Sümerbank önünde basın açıklaması yaptı.

“Hasta mahpuslar ölüyor, susma suça ortak olmaz” yazılı pankartın açıldığı açıklamada basın metnini İHD İzmir Şube Yönetim Kurulu Üyesi Meral Kaban okudu.

“Mahpusların başta yaşam hakkının güvence altına alınması için hapishanelerde devam eden ihlallere son verilsin” diyen Kaban, 2022 yılının şu an ki dönemine kadar en az 70 mahpusun hapishanelerde yaşamını yitirdiğini belirtti.

F ve S Tipi, Yüksel Güvenlikli Kapalı Hapishanelerindeki uygulamaların insan hakları ihlali olduğunu dile getiren Kaban, “Türkiye hapishanelerinde yaşanan ihlallerin her biri yasal değişiklik, personel eğitimi ve sıkı denetim uygulamaları gibi basit adımlarla önlenebilir ihlallerdir. Türkiye hapishanelerinde tutulan tüm mahpuslar devletin denetimi ve sorumluluğu altındadır. Her bir mahpusun yaşama, işkence görmeme, aile ve özel hayatına
saygı gösterilmesi, haberleşme ve insan olmaktan kaynaklı tüm haklarının kullanılması konusunda devletin gerekli tedbirleri alması, bu hakları ihlal edenler hakkında etkili yaptırımlar uygulaması gerekmektedir. Bu nedenle Türkiye hapishanelerinde yaşanan hak ihlallerin giderilmesi için güvenlikçi politikalardan vazgeçilerek insan haklarını ve evrensel kuralları merkezine alan bir anlayışa geçilmesi gerektiğini belirtmek isteriz” dedi.

ADANA İHD: HAPİSANELERDE HAK İHLALLERİNE SON VERİLSİN

İHD Adana Şubesi, hapishanelerde yaşanan hak ihlallerine son verilmesi talebiyle basın açıklaması gerçekleştirdi.

Şube binasında gerçekleştirilen açıklamayı İHD Adana Şube Başkanı Yakup Ataş okudu. Türkiye’de hapishaneler, başta muhalifler olmak üzere siyasi iktidar tarafından “tehlikeli” olarak değerlendirilen insanların tutulduğu birer insan hakları ihlal merkezi haline geldiğini ifade eden Ataş, yaşanan ihlallerinin yasal değişiklik, personel eğitimi ve sıkı denetim uygulamaları gibi basit adımlarla önlenebileceğini dile getirdi.

“MAHPUSLAER EN TEMEL HAKLARINI KULLANABİLMEK İÇİN AÇLIK GREVLERİ YAPMAK ZORUNDA KALIYOR”

AKP iktidarının F Tipi hapishanelere izolasyonu daha da derinleştiren Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishaneler ve S Tipi Kapalı Hapishaneler eklediğini ifade eden Ataş, iç hukuk ve AİHM’de ihlal kararlarına rağmen mahpusların en temel haklarını kullanabilmek için açlık grevi, kendini yakma ve intihar eylemleri yapmak zorunda kaldıklarını dile getirdi. Tecrit uygulamalarını protesto etmek için Konya Ereğli Yüksek Güvenlikli Hapishanesinde kendisini
yakan Yakup Brukanlı isimli mahpusun sağlık durumunun ağır olduğunu ifade eden Ataş, “İnsan Hakları Derneği olarak bir kez daha mahpuslara hayatlarını risk altına sokacak eylemlerden uzak durmaları, siyasi iktidara da mahpusların taleplerini dikkate alacak politikalar geliştirmesi çağrısında bulunuyoruz.” dedi.

“HASTALIK TEDAVİYE CEVAP VEREMEYECEK DURUMA GELDİKTEN SONRA TAHLİYE KARARININ YARARI YOK”

331 bin 706 mahpustan 651’i ağır olmak üzere 1517 hasta mahpus bulunduğu bilgisini veren Ataş, “Özellikle hastalığı ilerlemiş olan mahpusların hapishanede geçirdikleri her bir günün kendileri ve aileleri açısından işkence ve kötü muamele yasağının ihlaline neden olduğunu belirtmek isteriz.” dedi. infaz erteleme kararlarının tedaviye cevap veremeyecek duruma geldikten sonra verilmesinin yararının bulunmadığını ifade eden Ataş, “Derneğimiz başvurucusu ve hasta mahpus listemizde bulunan Bedri Çakmak ve Ehettin Kaynar isimli mahpuslar hastalıkları nedeniyle infazlarının ertelenmesi ile tahliye edilmiş ancak tahliye edilmelerinden çok kısa bir süre sonra hayatlarını kaybetmişlerdir” dedi.

Türkiye hapishanelerinde yaşanan ihlallerin her biri yasal değişiklik, personel eğitimi ve sıkı denetim uygulamaları gibi basit adımlarla önlenebilir ihlaller olduğunu dile getiren Ataş, “En az 70 mahpusun hapishanelerde yaşamını yitirmiş olması Türkiye hapishanelerindeki uygulamaların çok acil reformlara ihtiyaç duyduğunun en önemli göstergesidir.” dedi.

“BİR DÜZENLEME YAPLACAKSA İNSAN HAKLARI, SAĞLIK ÖRGÜTLERİ VE BAROLARDAN FAYDALANILMALI”

Yakın zamanda Adalet Bakanı Bekir Bozdağ tarafından hasta mahpusların durumuna ilişkin yasal düzenlemeler yapılacağı yönündeki açıklamalar sonrasında İnsan Hakları Derneği olarak konuya dair görüş ve önerilerine dair bir rapor hazırlayarak kamuoyuna sunduklarını söyleyen Ataş, “Adalet Bakanlığı ve iktidarın hasta mahpuslar hakkında yapılacak yasal değişiklik öncesinde insan hakları kurumlarının, sivil toplum örgütlerinin, sağlık
örgütlerinin ve baroların konu hakkında yapmış oldukları çalışmalarından faydalanarak bu kurumlarla koordineli bir yasa çalışması yapması meselenin kalıcı bir şekilde çözülmesine olanak sağlayacaktır. İnsan Hakları Derneği olarak yapılacak bu yasa değişikliği konusunda elimizde bulunan tüm bilgi, belge ve raporlarla aktif görev alabileceğimizi tekrardan belirtmek isteriz.” dedi. (Adana-İzmir/EVRENSEL)

Bernamegeh Türkçe

AYRICA BAKIN

Carl Hoffmann Kimdir?

Carl Hoffmann, Alman görüntü yönetmeni ve film yönetmeniydi. 9 Haziran 1885’te Neisse, Silezya, Almanya’da (şimdi …

error: LÜTFEN KOPYALAMAYIN OKUYUN!