HALEPÇE KATLİAMI

KAPANMAYAN YARA: HALEPÇE KATLİAMI

MURAT AKKUŞ

Halepçe acısının günü gelip çattı yine..! 16 Mart 1988 Diktatör Saddam’ın Irak’ında harp uçakları Halepçe’yi bombalıyordu.

Ortalığa keskin bir elma kokusu yayılmıştı. Çocuklar kokuya doğru koştu.

Son sözleri ‘Daye behna seva te’ yani ‘Anne elma kokusu geliyor’ oldu. Sonra da birer birer öldüler. Acılar içinde öldü, İnsanlar, kuşlar, koyunlar, böcekler, kelebekler…

Tarihin kara sayfalarından unutulmaz bir acı sayfadır Halepçe soykırımı… Halepçe, katliamdan önce yetmiş bin nüfusa sahip bir şehirdi.

İran sınırına 40 km uzaklıkta bulunan Halepçe, Irak Kürdistan Özerk bölgesinde bulunuyor. Halepçe de yaşanmış olan vahşeti hiç bir makale tam olarak anlatamaz.

Adına vahşet, adına soykırım demek, adına kırım demek Halepçe`yi algılamak için yeterli değil. 34’ncü Yıl dönümüne girdiğimiz Halepçe Katliamı dünyanın en büyük insanlık trajedilerinden biridir.

Aradan seneler geçmiş olmasına karşın bugün hala kimyasal gazların tesiri devam ediyor. Bombardıman sonrası ortaya çıkan vahşet görüntüleri hala hafızalarda tazeliğini korumaktadır.

Sokak ortalarında, evlerinde, iş yerlerinde birbirine sarılarak ölen yüzlerce ailenin görüntüleri insanlık dışı vahşeti ortaya koyuyordu.

Torununu kucağında korumaya çalışan yaşlı dedenin görüntüsü ile Şivan Perwer’in “Halepçe” ağıdı yaşananları sembolize etmeye çalışıyor.

16 Mart 1988 tarihinde diktatör Saddam Hüseyin yönetimi tarafınca meydana gelen ve iki gün devam eden zehirli gaz bombardımanı sonrası çoğunluğunu çocuk ve kadınların oluşturduğu minimum beş bin kişi kaçma fırsatı dahi bulmadan zehirlenerek yahut yanarak öldü.

17 Mart’a kadar aralıklarla devam eden saldırılarda ölenlerin sayısı hâlâ net değil.

Birçok kesimin kabul etmiş olduğu ortak sonuç, bir çok kadın ve çocuk en az 5 bin ferdin öldüğü, 14 bin 765 ferdin yaralandığı.

Ancak savaştan sonrasında kasabaya giden yabancı gözlemciler, sayının oldukça fazla olduğu görüşünde. Irak ordusu ilkin bölgeyi konvansiyonel silahlarla bombalayarak camların kırılmasını sağladı.

Bununla ikinci harekâtın önünü açtı. Sonra da kimyasal bombalar devreye girdi. Camlar kırıldığı için içeri kaçanlar da zehirli gazlardan kurtulmadı.

Doğanın da büyük ölçüde zarar görmüş olduğu bu saldırıda çevre kirliliği yanında su kaynakları zehirlenmiş, kimyasal gazların etkisiyle on binlerce evcil hayvanın yanı sıra tüm canlılar telef olmuştu.

Kullanılan kimyasal gazlar günümüze kadar takriben 50 bin ferdin ölümüne on binlerce kişinin da sakat kalmasına sebep olmuştur.

Araştırmalara bakılırsa Halepçe’de özürlü doğum payı Hiroşima ve Nagasaki’nin 4 katıdır. Bu nedenle Halepçe “Orta Doğu’nun Hiroşiması” olarak tanımlanır.

Bilindiği üzere ABD’nin başını çekmiş olduğu batılı ülkeler, 20 Mart 2003 senesinde Irak’a girerek katil Saddam Hüseyin’i yakalayıp Irak Yüksek mahkemesine teslim ettiler.

Katil Saddam Halepçe Katliamı’nda Kürtlere karşı işlediği kırım suçundan yargılanmış ve Duceyil Davası’nda, insanlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm edilmiş, asılarak idamına karar verildi.

Ayrıca Mahkeme, Halepçe Katliamının başrolünde sorumlu Saddam’ın kuzeni, Kimyasal Ali’yi, Halepçe’deki kimyasal gaz saldırısının sorumlusu olarak insanlığa karşı suç işlemekten idama mahkûm etmiş, 24 Ocak 2010’da cezası infaz edildi. Öncesinde Birleşmiş Milletler ve birçok ülke Halepçe katliamını soykırım olarak tanımıştır.

Daha sonara 1 Mart 2010 senesinde da Irak Yüksek Ceza Mahkemesi Halepçe katliamını ‘soykırım’ olarak resmen tanıdı.

Masum Kürt halkının katledildiği Halepçe Katliamının 34’ncü yıl dönümünde katliama uğrayan masumları bir defa daha saygıyla anıyorum.

Geçmişten günümüze böylesi kırım ve soykırımlarla insanlığa büyük acılar yaşatan insanlık düşmanı bütün diktatörleri ve bütün katliamcıları lanetliyor, İnsanlık tarihinin bundan sonrasında böylesi acıları yaşanmamasını diliyorum…

Bernamegeh Türkçe / bernamegeh@gmail.com

AYRICA BAKIN

FUTBOL FELAKETİ!

TEMEL DEMİRER   “Futbolu eskiden açlar oynar, zenginler izlerdi. Şimdi ise zenginler oynuyor, açlar izliyor.”[1] …

error: LÜTFEN KOPYALAMAYIN OKUYUN!