DİGOR İLÇESİ

KARS DİGOR İLÇESİNİN TARİHİ

Günümüz Digor ilçesi 1880’li yıllarda Rus egemenliği altında iskân edilmiştir.

İlçe, Osmanlı’da ilkin Arpaçay’a, daha sonra Kağızman’a bağlıydı.

1953 senesinden itibaren ise Kars’a bağlı bir ilçe olarak resmi statü kazandı.

Fakat kasaba içinde şimdi yıkılmış olan büyük Ermeni kilisesi (Tekor Basilikası) çok eski dönemde kentte önemli bir
yerleşim bulunduğunu ispatlar.

Kentin Doğusunda Ermenistan, batı ve kuzeyinde merkez ilçe, batı ve güneyinde ise Kağızman yer almaktadır.

Digor İlçesi Kars Şehir Merkezine 41 km uzaklıkta bulunmaktadır.

Kara yolu ile tahmini 40 dakika ilçe merkezine gidilebilinmektedir.

Digor’un Denizden yüksekliğinin seviyesi 1.450 m’dir.

Digor’un yüzölçümü 1.136 km² olup, toplam 24.863’tür.

İlçe topraklarını Arpaçay ile Dumanlı Dağı’ndan çıkan ve Arpaçay ile bir yerde buluşan Digor Çayı sulamaktadır.

Yukarıda belirtilen akarsuların vadi tabanlarında düzlükler yer almaktadır.

Digor ilçesi toprakları Erzurum-Kars platosu’nun doğu ucunda yer almaktadır.

Digor ilçesini Anadolu’nun kuzey yarısındaki kıvrım sistemine bağlı olan dağlar engebelendirmektedir.

Güneybatı kesiminde volkanik Yağlıca Dağı (2.961 m) eteklerinden Arpaçay’a doğru dalgalı bir alan ile uzanmaktadır.

Bu mevcut alanı güneyde 2000 m yüksekliğinde Başköy Yaylası (Nahçıvan Çukuru) sınırlamaktadır.

Yağlıca Dağı’nın kuzeybatısında Hacıhalil Dağı (2.366 m) yer almaktadır.

İlçenin temel ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır.

İlçede ekilebilen arazilerin % 5’inde sulu tarım yapılabilmektedir.

2009 senesinden önce ilçede işsizlik ve göç yaygındı.

2009 senesinden itibaren İlçe ekonomisi Belediyenin yardımları ve teşvikiyle yetersizde olsa biraz iyileşme yoluna
girmiştir.

Digor’de ticaret ve sanayinin gelişebilmesi için gerekli olan devlet yatırımları yetersiz kalmaktadır.

İlçede yer alan Tekor kilisesi 480 yılında yapılmıştır.

Bilinen en eski Ermenice yazıta sahip olması ve modern dönemde ayakta kalan en eski kubbeli Ermeni kilisesi olması
bakımından tarihi önemi büyüktür.

1912 depreminde hasar gören kilise 1960’lı yıllarda resmi makamlarca yıktırıldı.

Kilisenin geriye kalan taşlarıyla Digor belediye binası inşa edildi.

1920 senesinde Kâzım Karabekir tarafından alınan Digor, Gümrü Antlaşması ile Türkiye Cumhuriyeti topraklarına dahil edilmiştir.

Bir süre bir nahiye olarak Kağızman ilçesine bağlı kalmıştır.

1953 senesinde 6068 sayılı kanun ile ilçe stataüsü verilmiştir.

Türkiye İstatistik Kurumunun 2020 senesi verilerine göre Digor ilçesinin resmi nüfusu 21.490’dır.

Bu nüfusun 2.473’ü merkez ilçede, geriye kalanlar ise köylerde yer almaktadır.

İlçede 48 İlköğretim, bir genel Lise ve bir Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü mevcuttur.

Digor İlçe Hastanesi Baştabipliği 7 hekim, 2 sağlık memuru, 2 hemşire, 3 ebe, 2 Sağlık Teknisyeni, 1 Ayniyat, 1 şoför ve 1 hizmetli olmak üzere toplam 19 personeli görevlidir.

Hastane bünyesinde 2 ambülans mevcuttur.

Digor İlçesi Hastanesine bağlı Alem ve Bacalı Köylerinde birer Sağlık Evi halka hizmet vermeye çalışmaktadır.

İlçe merkez otobüsleri Kars Merkezinde Digor Durağı veya Digor Garajı’ndan hareket etmektedir.

İlçede karasal iklim hüküm mevcuttur.

Yazları serin olan ilçe’de kısmen de sıcak, kışları ise sert ve soğuk geçmektedir.

Digor Nüfusu:

Digor 2021 senesinde 21.088 kişilik resmi bir nüfus ile belgelenmiştir.

Bu nüfusun, 11.010 erkek ve 10.078 kadındır.

Yüzde üzerinden: %52,21 erkek, %47,79 kadın görünmektedir.

Digor Tarihi Yerleri:

1-Tekor Kilisesi:

İlçe merkezine bağlı Tekor (Digor) köyüne bakan bir yamaçta bulunmaktadır.

Kilisesin kuzey girişinin üst eşiğindeki yazıtta, yapının isminin “Aziz Sargis’in bu şehitliği” olarak ifade edilmiştir.

Prens Sahak Kamsarakan tarafından yapılan kilise, Patrik Yohan Mandakuni tarafından takdis edilmiştir.

Kilisenin 480’li yıllarda yapıldığı tahmin edilmektedir.

2-Beş Kilise

Kilise, Ani’nin tahmini 25 km güneybatısındadır.

Digor’un merkezine 3 km uzaklıktadır.

Digor’a yakın olan ve Tekor (Digor) olarak bilinen bir vadinin içinde, üç kaya çıkıntısı üzerine inşa edilmiştir.

Burada beş kilise bir arada bulunmaktaydı. Bu yapılar kubbeli ve kesme taşlardan yapılmıştır.

Bu 5 kilise: Aziz Karapet, Meryem Ana, Aziz Stefanos, Aziz Krikor ve Aziz Sarkis kiliseleridir. Fakat sadece Aziz Sarkis
kilisesi günümüze ulaşmıştır.

3-Karabağ Müzesi-Müren Kilisesi

Karabağ köyü civarındadır.

Dünya Anıtlar Vakfı, 2014 senesinde Amerika New York şehrinde açıkladığı “En çok korunmaya muhtaç tarihi eserler ve sit
alanları” listesinde, Müren Ermeni kilisesi de yer almıştır.

Bu Ermeni Kilisesi: MS 7’nci yüzyılda, Bizans ve Pers savaşları sırasında inşaedilmiştir.

Yapılan ilk kilise: kesme tüf taşından, dikdörtgen planlıdır.

Kilisenin 3 giriş kapısı bulunmaktadır. İç ve dış cephe duvarlarında kesme tüf taşı üzerine, oyma tekniğiyle çeşitli haç
motifleri mevcuttur.

4-Kilittaşı Kilisesi

İlçe merkezine 32 km uzaklıkta bulunan Kilittaşı köyündedir.

Kilisenin içerisinde kutsal çeşme ve Pakran’ın mezarı bulunmaktadır.

Bernamegeh Türkçe

UYARI: Yazıların izinsiz kopyalanması ve Web Sitelerinde yayınlanması kesinlikle yasaktır. Hakkınızda yasal işlemlerin başlatılabileceğini lütfen unutmayın!

AYRICA BAKIN

Kübizm karşıtları neyi savunurlar?

Kübizme karşı çıkanlar genellikle şu argümanları ve savunuları öne sürerler: Geleneksel Sanat Anlayışı Gerçekçilik ve …

error: LÜTFEN KOPYALAMAYIN OKUYUN!