KÜRT MİLLETİNİN ÖZELLİKLERİ

KÜRTLERİN ÖZELLİKLERİ

Kürt İsminin Etimolojisi

Kürt sözcüğünün etimolojik yapısı da “Kur” sözcüğünden gelmektedir. Kur “dağ” demektir. Sümer dilinde kullanılan ”Kur” dağ, “Kurti” ise “dağın halkı” anlamında tanımlanmıştır. İ.Ö.2200 civarında eski Yunan (Grek) metinlerinde “Kurdienne” sözcüğü geçmektedir. Bu sözcüğün karşılığı da “Kürt memleketi” anlamında tanımlanmıştır.

“Kur” sözcüğün etimolojik çizgisinden yola çıkıldığında Sümerlerin (“Karda, Kurti, Guti”) Babillerin (“Karda, garda”) Asurlar (“Guti, Gurti”) Grekler (“Kardukh, Gardukh”) Ermeniler (“Kortukh, Gortai-kh”) Persler (“Gurd Kurd”) Süryaniler (“Kardu, Kurdeye”) sonraki dönemlerde Arap metinlerinde “Kurd” ve İ.S.7 yüzyıl civarında ise Avrupa metinlerinde “Kurd” adı geçmektedir.

Kürtlerin Karakteristik Özellikleri

Kürtlerin herkesçe bilinen en genel karakteristik özellikleri onların savaşçı, mert, sadık, kadirşinas, duygusal, misafirperver, otoriteye boyun eğmeyen, inatçı ve cesur olmalarıdır.

Kürtlerin Fiziksel (Anatomik) Özellikleri

Minorsky, tek bir Kürt tipi düşünmemek gerektiğini, Kürdistan’da yaşamış olan bir çok halkın iç içe geçmişliğinden oluşan bir tip tahayyül etmemiz gerektiğini dile getirmiştir.

Evliya Çelebi Malatya, Van, Diyarbakır ve Bitlis Kürtlerinin güzelliğini överek şöyle demiştir:

”Orta boylu, sağlam bünyeli, güzel yüzlü ve iri adamları olur. En az yaşayanları yetmişe seksene ulaşmış iken çalışmak ve kazanmaktan geri durmazlar ve her an cimâdan kalmayıp yüz sene yaşarlar. Güzel ve sevimli sayısız çocukları vardır. Gençleri güzellikte ve tatlılıkta, hoş görünüşlü, peri yüzlü, ay parçası gibidirler.

Havasının tatlılığından erkekleri sağlam yapılı olup ömür müddetleri yetmişe altmışa ermişken dişleri parlak inci gibi tane tanedir ve son derece yaşlanmışlarken yüzlerinin renkleri biraz kırmızıca dinç ve zinde adamlardır. Suyu ve havası hoş, gençleri sevimli, güzel yüzlü, hoş görünüşlülerdir.” (Evliya Çelebi Seyahatname Cilt 4)

Ernst Keil, ”Kürtler cesur, güzel ve yetenekli şövalyeler olarak ünlüdür. At sırtında mızrak ve kalkanlarını çok iyi kullanıp ateşli gözleriyle hala büyük Selahaddin’i andırıyorlar.” demiştir.

Bay ve Bayan Crosby H. Wheeler “Şark ülkesindeki insanlar arasında fiziksel olarak en alımlı ve güzel olanları da Kürdler arasındadır. Kurmanci ve Zaza Kürtçesi konuşurlar.” demekteydiler.

Kürtler Iğdır, Kars, Ardahan ve Ağrı illerini kapsayan Serhad bölgesininde esmer, sert bakışlı, iri yarı, çevik olabiliyorken, Botan bölgesinde kumral yada sarışın olabiliyor.

Diyarbakır taraflarında ince, uzun, zayıf ve kumral olabiliyorken, İran Kürdistanı’ında aynı özelliklere sahip Kürtler daha karamsı bir esmerliğe sahip olabiliyor.

Bu yüzden kesin bir Kürt tipinden bahsetmek çok zordur.

Ama kesin olan bir şey var ki Kürtler Türkler gibi küçük ve çekik gözlü değildir.

Bugün Türküm diyenlerin çoğununda Türk olmadıklarını ama Türkleşmiş olduklarını belirtmekte yarar var. Bu nedenle Türkiyede yaşayan kendisine Türküm diyenlerin Asya tipi Türklerle ilgisi yoktur.

Kürtçenin Özellikleri

Kürtçe, Hint-Avrupa dil ailesine bağlı Hint-İran dillerinin Kuzeybatı İran koluna giren ve Türkiye’nin doğu ve güneydoğusu, Suriye’nin kuzeyi, Irak’ın kuzeyi ve kuzeydoğusu ile İran’ın batısında yaşayan Kürtler tarafından konuşulan bir dil grubudur. Orta Doğu’nun Arapça, Türkçe ve Farsçadan sonra en çok konuşulan dördüncü dilidir.

Kürtçenin genel olarak kabul gören dört lehçesi vardır: Kurmançca (Kurmancî), Soranca (Soranî), nispeten az sayıda kişi tarafından konuşulan bir güney lehçesi Leki ve Kelhur Zazaca  (Zazakî) ve Gorani (Hewrami) de bazı dilbilimciler tarafından Kürtçenin birer lehçesi olarak değerlendirilmektedir.

Kürt Alfabesinin Özellikleri

Latin harflerini temel alan Kürtçe alfabe 31 harften oluşur.

  • A B C Ç D E Ê F G H I Î J K L M N O P Q R S Ş T U Û V W X Y Z
  • a b c ç d e ê f g h i î j k l m n o p q r s ş t u û v w x y z

Bu alfabece karşılanan 31 sesten 8’i ünlü, 23’ü de ünsüzdür. Ünlüler a, e, ê, i, î, o, u, û’dir.

Kürt Edebiyatı

13. yüzyılda yaşamış ve eserlerini Arapça kaleme almış olan Kürt tarihçi ve biyografi yazarı İbn el-Esir’dir.

Kürtçenin edebi ürünlere sahip önemli bir lehçesi Kurmanci’dir. Kurmancî lehçesinin 15. yüzyılda yazılmış olan bazı edebi eserler günümüze kadar ulaşmıştır. Bu lehçeyle yazan Kürt şairleri arasında ilk akla gelenler Elîyê Herîrî (1009-1080), Hasan Ertuşi (1417-1491), Feqîyê Teyran (1590-1660), Melayê Cizîrî (1570-1640) ve Ehmedê Xanî (1650-1707)’dir. Ehmedê Xanî’in Mem û Zîn adlı ünlü eseri birçok kez yayımlandı. Türkçeye ilk kez 1930’da çevrilen Mem û Zîn, daha sonra M. Emin Bozarslan tarafından tekrar çevrilmiştir.

Bunlara Kürtçe şiir yazdığı belirtilen Abdussamed Babek (ölüm tarihi: 1019 veya 1020) ile Diyarbakırlı kadın şair Sırrı Hanım (1814-1877) eklenebilir. Kimi yazarlar Osmanlı edebiyatının ünlü isimlerinden Nef’i (1572-1655) ve Nabi (1642-1712)’nin de Kürtçe şiirlerinin bulunduğunu belirtmektedir.

Kürtçenin ilk romanı Şivane Kurmanca (Kürt Çoban) ise 1935 yılında Sovyetler Birliği’nde Ereb Şamilov tarafından yazılmıştır.

Prof. Qanatê Kurdo’nun belirttiğine göre 1911’de Viyana’da yayınlanan Ezidilerin kutsal kitabı Kitab el Celve, Kürtçenin Güney lehçesiyledir. Ona göre bu kitap 11-12. yüzyıllarda, O. L. Vilçevski’ye göre ise 17. yüzyılda yazılmıştır.

Dünden bugüne Kürtler, edebiyat alanında yetiştirdikleri klasik ve modern döneme ait yüzlerce yazar ile büyük ilerleme katetmişlerdir.

Kürtlerin Kurdukları Devletler

Kürtler ilkçağlardan günümüze bir çok devlet ve beylik kurdular.

Guti, Lulu, Hurri-Mitanni, Kassit, Urartu, Medler ilkçağda kurulan bazı devletleridir.

Kürtlerin İslam sonrası kurulan devletleri ise şunlardır:

Sadakiler (770-828)
Aiseniler (912-961)
Hezbaniler (906-1080)
Şeddadiler (951-1174, Ermenistan )
Revvadiler (955-1071, Azerbaycan)
Hasanveyhiler (959-1095, İran)
Annaziler (991-1117, İran ve Mezopotamya)
Mervaniler (990-1096, Diyarbakır)
Şabankara (1058-1363)
Hezo Emirliği (1080-1598)
Hakkari Emirliği (1133-1849)
Hezarhespiler (1155–1424, Luristan ve Fars)
Zekeriyan (1161-1360)
Ardelan Prensliği (1169 – 1867)
Eyyubiler (1171-1250, Mısır, Suriye, Irak ve Filistin)
Kilis Emirliği (1171-1264)
Bitlis Prensliği (1182-1847)
Dunbuli Prensliği (1210-1799)
Suveydi Emirliği (1231-1864)
Hasankeyf Emirliği (1249-1524)
Şirvan Emirliği (1264-1840)
Botan Emirliği (1330 – 1855)
Zirkan Prensliği (1335-1835)
Palu Beyliği (13.Yy-1845)
Gırdıkan Beyliği (13.Yy-1845)
Derzini Beyliği (13.Yy-1845)
Badinan Beyliği (1376-1843)
Tercil Beyliği (13.Yy-1845)
Soran Emirliği (1399-1835)
Mukri Emirliği (1400-1802)
Mahmudi Beyliği (1409-1839)
Pazuki Emirliği (1499-1587)
Süleyman Prensliği (1515–1838)
Xizan Beyliği (1520-1845)
Atak Beyliği (16-19 Yy)[101] Siyah Mansur Beyliği (1543-1596)
Pinyanişi prensliği (1548-1823)
Bradost Beyliği (1609-19.yy)
Baban Prensliği (1649-1851)
Tebriz Hanlığı (1747-1802)
Hoy Hanlığı (1747-1813)
Serab Hanlığı (1747-1797)
Erzen Beyliği (16-18.yüzyıl)
Zend Hanedanı (1750-1794, İran

20. yüzyılda kurulan Kürt devletleri;

Kürdistan Krallığı
Ağrı Cumhuriyeti
Kürdistan Uyezdi
Kürdistan Okrugu
Laçin Kürt Cumhuriyeti
Mahabad Kürt Cumhuriyeti

Kürtlerin Kültürel Özellikleri

Kürtler, doğuda Zagros Dağları’ndan batıda Toros Dağları’na, güneyde Hemrin Dağları’ndan kuzeyde Kars-Erzurum platolarına kadar uzanan coğrafi bölgede yoğun şekilde yaşayan, yaklaşık 20-30 milyon nüfusa sahip bir halktır.

Modern zamanlara kadar daha iyi korunmuş olan aşiret yapısı Kürtler’in dağınık bir yapı arzeden küçük topluluklar halinde yaşaması sonucunu doğurmuştur. Bu yüzden aralarında gelenek, giyim kuşam, dil, mezhep ve hatta din farklılıkları bulunan Kürtler için birtakım genel nitelikler belirlemek güçleşmektedir. Kürtler’in yaşadığı coğrafyanın farklı ülke sınırları içerisinde kalması da aralarındaki farklılıkların devamlılığını etkilemiştir.

Kürtler arasındaki aşiret yapısı daha çok göçebelikle ilişkilendirilmiş olmakla birlikte yerleşik hayata geçişten sonra da varlığını sürdürdüğü görülür. Aşiret çok karmaşık ve derin akrabalık, aidiyet, kimlik ve benzeri sosyal ve politik ilişkiler ağına sahip olan bir yapıdır. Özgün bir sosyolojik doku ve kendine özgü bir dizi değer ve norm içeren bu yapıda korumacılık işin özünü oluşturur.

Kürtler’in toplumsal ilişkilerinde tâziye geleneği önemli bir yere sahiptir. Toplumda akrabalık bağlarını güçlendiren ve gençleri sosyalleştiren tâziye mekânları ve törenleri Kürt gelenek ve âdetlerinin en somut biçimde görüldüğü alandır.

Kürtler arasında evlilik merasimi çok önemli bir yere sahiptir. Düğünler yemekli ve bol ikramlı toplantılardır.

Kürtler’in en önemli bayramlarından biri 21 Mart tarihinde kutlanan newroz bayramıdır. Bazı bölgelerde newrozdan birkaç gün önce ateşler yakarak ve iki lambayı sabaha kadar yanık tutarak “toldan” diye adlandırılan bir kutlama da yapılır.

Kürtler arasında yaygın olan başlık parasının, İslâm toplumlarının hepsinde var olan mehir uygulamasının süreç içerisinde değişerek aldığı farklı bir biçimi olduğuna dair görüşler bulunmakla birlikte İslâm’dan önce de benzer bir uygulamanın varlığı bilinmektedir. Kürtler’de başlık parası olarak belirlenen bedel geline değil babası yaşıyorsa babasına, ölmüşse erkek kardeşine verilir.

Kürtler’de kadın-erkek arasında görünürde ataerkil ilişkinin hâkim olduğu söylenebilirse de aslında sanıldığı kadar erkek egemen bir işleyişin varlığı tartışmalıdır.

Erkek sosyal ilişkilerin farklı aşamalarında bütün kararları veriyor gibi görünmekle birlikte uygulamada birçok konuda kadının görüşü, onayı alınmadan nihai karar verilmediği söylenebilir.

Kürtler bayram, düğün gibi her türlü kutlama ve şenlikte dans eder ve şarkı söylerler. Kürt kültüründe müzik ve dans önemli bir yer tutmaktadır. Geleneksel Kürt dansları Balkanlar’dan Kafkasya’ya kadar farklı coğrafyalarda benzerlerine rastlanan, el ele tutuşarak oynanan ve govend/gowend diye adlandırılan halaylardır.

Kürt kilimlerinde çok renkli kenarlar, diğer kilimcilik kültürlerinden farklılık arzettiği gibi motif açısından üretildiği bölgelere göre de farklılık gösterir.

Kürt kilimlerinde motif olarak yıldız vb. sekiz köşeli şekiller başta olmak üzere çeşitli geometrik şekiller ve kaplumbağa, kuş gibi hayvanların figürleri görünür.

Kürtlerin Nüfusu Ne Kadar

Orta Doğu’daki Kürt topluluklarının çoğunluğunun Türkiye’de yaşamasındandır ki Türkiye Orta Doğu’daki ülkeler arasında en büyük Kürt nüfusu barındıran ülke konumundadır. Türkiye’de 20 milyonun üzerinde Kürt nüfusu vardır.

Amerikan istihbarat kurumu CIA tarafından İran’da Kürt nüfusunun toplam nüfusun %7’sini bulduğu iddia edilmektedir. Aynı kuruma göre İran nüfusunun 66.429.284 olduğu göz önünde bulundurulursa bu oran (%7) 4 milyon 650 bin civarı bir sayı vermektedir.  Bazı tahminlerse 8 milyon civarındadır.

Suriye’deki Kürt nüfusu genellikle Suriye-Türkiye ve Suriye-Irak sınırlarına yakın bölgelerde, örneğin Kürtçe Sere Kaniye olarak anılan Ayn el-Arab ve Kürtçe Çiyayê Kurmênc olarak anılan Cebel el-Ekrad (“Kürtlerin Dağı”) bölgelerinde, yaşamaktadır. Birçok farklı kurum ve uzmanın tahminine göre nüfus 1 ila 2 milyon arasındadır.

Federal Kürdistan bölgesiyle beraber Irak genelinde Kürt nüfusu Amerikan istihbaratı CIA’ye göre toplam nüfusun %15-20’lik bir kısmını oluşturur ki bu da, aynı kaynağın 2009 yılı için verdiği toplam Irak nüfusu (28.945.657) ile karşılaştırıldığında 4.341.848 – 5.789.131 arası bir Kürt nüfusa işaret eder. Bazı tahminlerse yaklaşık 5,2 milyon civarındadır.

Ermenistan’da Amerikan istihbaratı CIA’ye göre Ermenistan nüfusu 2009 itibarıyla tahminen 2.967.004 iken, Kürt nüfûs bunun %1,3’ünü oluşturur ki bu da 38.571 gibi bir sayıya tekabül eder. Ermenistan’daki Kürt halkının çoğunluğu Ezidilerden oluşmaktadır.

Günümüzde Afganistan’da yaşayan Kürtlerin sayılarına dair kesin bir rakam söz konusu değildir; bununla birlikte Paris Kürt Enstitüsü takriben 200.000 civarında Kürt bulunduğunu iddia etmektedir.

Göçler sonucu oluşan Kürt diasporası, Kürtlerin yoğunlukta yaşadığı Kürdistan bölgesi hariç, özellikle Batı Avrupa’da yoğunluktadır; Batı Avrupa dışında özellikle eski Sovyet ülkelerindeki Kürt nüfus ile birlikte Orta Doğu’nun farklı bölgelerinde, Orta Asya ve Kuzey Amerika’da kayda değer Kürt toplulukları bulunmaktadır.

Paris Kürt Enstitüsü’nün verdiği verilere göre Almanya’da 500.000 – 600.000, Fransa’da 100.000 – 120.000, Hollanda’da 70.000 – 80.000, İsviçre’de 60.000 – 70.000, Belçika’da 50.000 – 60.000, Avusturya’da 50.000 – 60.000, İsveç’te 25.000 – 30.000, Birleşik Krallık’ta 20.000 – 25.000, Yunanistan’da 20.000 – 25.000, Danimarka’da 8.000 – 10.000, Norveç’te 4.000 – 5.000, İtalya’da 3.000 – 4.000, Finlandiya’da 2.000 – 3.000, Amerika Birleşik Devletleri’nde yaklaşık 15.000 – 20.000 ve Kanada’da 6.000’i aşkın Kürt yaşamaktadır.

ABD ve Kanada’da 22-27 bin dolaylarında Kürt yaşamaktadır; bunların çoğunluğu (yaklaşık 15-20 bini) ABD’de ikâmet etmektedir. Kuzey Amerika’da yaşayan Kürtler kendilerini bu bölgede temsil etmek adına, 1988 yılında, kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olarak Kuzey Amerika Ulusal Kürt Kongresi’ni (Kurdish National Congress of North America) kurmuşlardır.

Bugün Orta Asya’daki çeşitli devletlerde bulunan Kürtlerin toplam nüfusunun 100 bini aştığı tahmin edilmektedir; Kazakistan’da 30 bin civarı, Türkmenistan’da 50 bin civarı, Kırgızistan’da 20 bin civarı, Özbekistan’da 10 bin civarı, Tacikistan’da ise 3 bin civarı Kürt nüfusun bulunduğu düşünülmektedir. Bununla birlikte net sayılar tartışmalıdır; örneğin Kazakistan’da resmî olarak 46 bin civarında Kürdün yaşadığı belirtilir, fakat ülkedeki Kürt topluluğu sayılarının bunun çok üzerinde olduğunu belirtmiştir.

Kürtlerin Dini Nedir

Kürtler, dini bakımdan heterojen bir halk olup aralarında birçok farklı dine mensup gruplar vardır. Kürtlerin çoğunluğu Sünni Müslümanlardır.

Özellikle, Türkiye ve İran sınırları içinde yaşayan Kürtlerin çoğunluğu Sünni mezhebine bağlı (Şafii ağırlıklı) olup az bir kısmı ise Alevidir. Çoğunlukla Zazalar Alevilik’e bağlıdır. Ayrıca Şii, Ehl-i Hak, Ezidi ve Yahudi Kürtleri de mevcuttur.

Büyük sayılarda Zerdüşt veya Hristiyan Kürt gruplarına rastlanmaz; bununla birlikte Zerdüştlükten, Manihaizme veya Hristiyanlığa kadar birçok farklı dinî akım Kürt topluluklarının dinî anlayışını etkilemiştir ve çağdaş Kürtlerin dinî inanışlarında ve ibadetlerinde bu farklı dinlerin çeşitli imgelerine rastlamak mümkündür.

Bernamegeh Türkçe

UYARI: Yazıların izinsiz kopyalanması ve Web Sitelerinde yayınlanması kesinlikle yasaktır. Hakkınızda yasal işlemlerin başlatılabileceğini lütfen unutmayın!

AYRICA BAKIN

Paleolitik Çağ

Paleolitik Çağ, insanlık tarihindeki en eski dönemlerden biridir ve Eski Taş Çağı olarak da bilinir. …

error: LÜTFEN KOPYALAMAYIN OKUYUN!