lulular

LULLUBİLER (LULULAR) KİMDİR

GİRİŞ

M.Ö. 2334 yıllarmda güçlü bir devlet durumunda olan Luluların önceleri Süleymaniye, Şehrezur ve Zahav’da yaşadıkları biliniyor. Lulular, Gutilerle birleşerek Hilvan (Hahnon) bölgesinden Kerkük’e kadar yayıldılar. Kendi ana dilleriyle yazdıkları Anubanini yazıtında Akadlarla yapılan savaşlar dile getirilmiştir.

M.Ö. 2300-2233 yılları arasmda Lulularla Akadlar arasmda yapılan savaşlarda Lulu kralı Satuni, Akad kralı Naramsin’e esir düşerek Akadlara bağlandı. M.Ö. 2233 yılında ise Lulularla Gutiler birleşerek Akadlara karşı savaştılar ve bu savaşlar Akad devletinin ortadan kaldırılmasına kadar devam etti. Akad devletinin yıkılmasından sonra Lulularla Gutiler tüm Mezopotamya ve Zağros dağlarına hakim oldular. M.Ö. IX. yüzyılda Luluların başkenti Zimri Şehriydi. Lululara ait eserler Kerkük bölgesinde bulunmuştur.

Bulunan bu eserlerin birisi yazılı olup Akad krah Nararı-Sin zamanındayazıhnıştır. M.Ö. 37. yüzyıldan kalma bu yazıt Macar Admondes tarafından Karadağ’da Gaver Geçidinde bulundu. M.Ö. 28. yüzyıldan kalma ikinci bir belge ise, yazılı ve işlemeli bir taş olup Zahav’da bulunmuştur. Bu belge, Lulularm kralı Aninu-Banini zamanında yazılmıştır. Yine elde edilen bazı belgelerden anlaşılıyor ki Asurların bazı yöneticileri ve kralları, Lululardan oluşmuştur.

Luluların yaşadığı topraklara Luristan ülkesi adı veriliyordu. Zamanla Luluların bazı aşiretleri başka yerlere göç ettiler ve bunların bir kısmı da Suriye Kürdistan’ında yaşamaktadır. Medlerin Asur devletini ortadan kaldırmasından sonra, M.Ö. 612 yılında Lulular Medlere bağlandılar.

LULLUBİ GENEL TARİHİ

Lulular, Orta Zagros dağlarında, Şehrizor, Hilvan yüksek yaylalarında bilinen en eski tarihlerden beri yaşıyorlardı.

Lulular bulundukları bölgede hayvanları ehlileştirip toprağa yerleşmelerinden sonra tarım ve hayvancılıkla uğraşmışlar, özellikle bronz sanatını çok geliştirmişlerdir.

Akadların yukarı Mezopotamya’da devlet kurmalarından sonra, Lulularla Akadlar uzun süre savaşmışlardır. Lulu Kralı Anubanini zamanında Akadlarla yaptıkları savaşları kazandılar ve devletinin sınırlarını genişleterek, yukarı Mezopotamya’dan Dicle Nehri boyunca ve Orta Zagros dağlarından Elam’a kadar dayanıyordu.

M.Ö. 2334 yıllarında Lulular, güçlü bir devlet konumundaydı. Kendi ana dillerini kullanarak yazdıkları, kralları Anubanini yazıtında Akadlarla yaptıkları savaşlar anlatılmaktadır.

Akad Kralı Naramsin M.Ö 2300 yıllarında bu dağlık bölgede yaşayan Kürt halkına karşı saldırılara geçmesinden sonra Lulu Kralı Satuni ile yaptığı savaşlardan sonra Naramsin’in bu savaşları kazanması üzerine Lulular Akadların hakimiyeti altına girdiler.

Bundan kısa bir süre sonra Lulularla Gutiler birleşerek M.Ö. 2233 yılında Akadları yendi ve Akadları ortadan kaldırıp tüm Mezopotamya’ya ve Zagros dağlarına hakim oldular.

Asur Kralı Asurnasirpal Luluların ülkesine 4 defa ordularını gönderdi ve Luluların ülkesini zaptetti. Asur devletinin Medler tarafından yıkılmasından sonra Lulular da diğer bir Kürt aşiret devleti olan Medlere bağlandılar.

Asur ve Babil kaynaklarına göre Lullubiler için kullanılan bölge Zamua bölgesiydi. Bu bölge sadece Lullubiler’in değil aynı zamanda Gutiler ve Subartular içinde anlamlıydı. Gerek Sümerliler gerekse Akkad, Babil ve Asurlular yazıtlarında Guti, Lullubi ve Subartu isimlerini kullanırken en az iki tanesini beraber kullanırlardı.

LULULARDA KÜLTÜR VE SANAT

Lulular, Mezopotamya ile Uzakdoğu ticaret yollarının geçtiği bölgelerde yaşıyorlardı. Luluların bu yerleşim özellikleri, onların daha fazla ticaretle uğraşmalarına neden olmuştur. Lulular, altınve gümüşten yapılmış kadınlara ait yüzük, bilezik, gerdanlık gibi süs eşyaları ile çocuk süs eşyaları yapmışlardır. Ayrıca madenden ev eşyaları yapmışlardır. Asur kralı Nasupol devrinden kalan belgelerde, Luluların uygarlıkları ve çeşitli sanatlardaki ilerlemeleri anlatılır.

Asur kralları, Lulu sanatkarlarına ve bilim adamlarına önemli değerler biçmişler ve ordardan yararlanmak için kendi ülkelerine götürmüşlerdir. Sar-i Pul’da bulunan bir kaya rölyefinde, tanrının Lulu kralı Aninu -Banini’ye yardım etmesiyle çok zaferler kazandığı ve esirler aldığı belirtiliyor ve tanrıça tarafından kendisine başarı nişanesi olarak bir halka uzatılıyor.

KAYNAKLAR:

-Botan Amedi, Kürdistan Tarihi.

-Hamblin, William J. (2006). Warfare in the Ancient Near East to 1600 BC. Routledge.

M. Van Bruinessen, Agha, Shaikh and State, 373 s., Zed Books.

Thomas Bois, The Kurds, 159 s., 1966.

Egon van Eickstadt, Türkler Kürtler ve İranlılar.

-Bahrani, Zainab (2008). Rituals of War: The Body and Violence in Mesopotamia.

BERNAMEGEH

UYARI: Yazıların izinsiz kopyalanması ve Web Sitelerinde yayınlanması kesinlikle yasaktır. Hakkınızda yasal işlemlerin başlatılabileceğini lütfen unutmayın!

AYRICA BAKIN

HÜSEYİN CEVAHİR KİMDİR

Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi’nin önde gelenleri arasında yer alan ve THKP’nin iki kere düzenlenen Genel …

error: LÜTFEN KOPYALAMAYIN OKUYUN!