MAHMUT ERDAL

MAHMUT ERDAL KİMDİR

Asıl ismi Mahmut Erdal olan âşık, şiirlerinde adı ve soyadını mahlas olarak kullanmaktadır.

Aşık Mahmut Erdal, 1938 yılında Sivas’ın Divriği ilçesine bağlı Şahin köyünde dünyaya gelmiştir.

 Babasının adı Mustafa, annesinin adı da İsmihan’dır. 

Köylerinde annesi “İso Ana”, babası da belindeki kambur ve yıldızlardan fal bakma işiyle ilgilendiği için “Kambur Hoca” olarak tanınmaktadır. 

Aşık Mahmut, Erdal ailesinin Tamey ve Zöhre’den sonra doğan üçüncü çocuğudur. 

Çocukluğu çok büyük ekonomik sıkıntılarla ve geçim telaşıyla geçti. İlkokulu köyündeki ilkokulda büyük zorluklarla bitirdi. 

Daha sonra eğitimine devam edemedi ve köyde babasına tarım ve hayvancılık işlerinde yardım etmeye başladı. İlkokula giderken saz çalmaya heveslendi.

 İlerleyen yıllarda ustası olacağı sazı, ilk kez ilkokul yıllarda çalmaya başladı. Mahmut Erdal’ın ilk sazını Sincanlı saz ustası Ağa Dayı yapmıştır. 

On beş yaşına geldiğine halası Fitoz Hanım’ın kızı Şirin Hanım ile dünya evine girdi. 

Bu evlilikten dört çocuğu dünyaya geldi. Askerlik görevini Erzincan’ın Tercan ilçesinde yerine getirdi (Kaya 2009: 21; Kaya 2007: 361; Özmen 1998: 447).

 1955  yılında Ankara’ya çalışmaya gitti. Bir vesileyle Muzaffer Sarısözen ile tanıştı ve onun yönettiği Yurttan Sesler programına katılma imkânı buldu. 

Her hafta Şemsi Belli’nin yönettiği Adım Adım Anadolu adlı programa katıldı ve orada Çamşıhı yöresine ait türküler okudu. 

Burada pek çok âşıkla tanışma fırsatı buldu.

 1958 yılında Divriği’ye döndü ve iki sene kadar madenlerde çalıştı.

1963 yılında Ankara’ya taşındı. 

1965 yılında Ankara Radyoevi’nde işe girdi.

 Pek çok plak doldurdu.

Katıldığı konserler ve etkinlikler sayesinde sanatını geniş kitlelerle buluşturan âşık, bir dönem konserlere ara verdi ve Ankara’da bir plak dükkanı açtı. 

İlgili yıllarda bir olay sebebiyle saza küstü ve yirmi beş sene boyunca sazı eline almadı. 

1980’li yılların başında İstanbul’a taşındı.

 Bir süre ticaretle uğraştı.

1993 yılında sanatına döndü. İstanbul’da yaşarken Flash Tv’de âşıklık geleneği ve türküler merkezli olarak her hafta program yapmaktaydı (Kaya 2009: 21-22). 

Toplamda 52 tane 45’lik plak dolduran ve 15’ten fazla kaset çıkarmıştır.

 Erdal, 7 Temmuz 2010 tarihinde İstanbul’da hayatını kaybetti.

 Cenazesi Çamşıhı’daki Hüseyin Abdal Türbesi’nde toprağa verildi.

Mahmut Erdal’ın halk şiirine ve âşıklığa yönelmesinde doğup büyüdüğü yerin bir âşıklar yatağı oluşunun özel bir yeri vardır.

 Âşığın doğduğu Şahin köyü, Çamşıhı yöresi diye bilinen ve çok sayıda âşık yetiştiren bir bölgedir.

 Çocukluk yıllarından itibaren halk şiirine ve saza büyük bir ilgisi oldu.

 Öyle ki saz çalmasını henüz ilkokula giderken öğrendi. 

Saz konusunda Battal Karababa, Ali Metin ve İsmail Ağa’nın büyük yardımlarını gördü (Kaya 2009: 21). Mahmut Erdal, klasik âşıklık geleneğinin önemli unsurlarına haizdir. Saz çalma konusunda oldukça mahir olan âşık, atışma, deyişme ve irticalen söyleme hususlarında başarılıdır. 

Rüya görme ve bade içme konularına  mesafeli yaklaşmaktadır. 

Etkilendiği âşıklar arasında başta Pir Sultan Abdal olmak üzere Âşık Veysel Şatıroğlu, Ali İzzet Özkan ve Âşık Hüseyin gibi sanatçılar sayılabilir. Mahlas almak için özel bir çaba harcamamıştır; kendi tercihidir.

Mahmut Erdal, sanatının ilk yıllarında daha ziyade sevgi, aşk gibi dünyevi konular üzerinde dururken; orta yaşlardan itibaren Alevi Bektaşi düşüncesi, laiklik, eşitlik, adalet gibi sosyal yönü ağır basan şiirlere yönelmiştir. 

Sanatının zirve yıllarını da bu dönemde yakaladı. 

Halk müziği repertuvarına çok sayıda türkü kazandıran Mahmut Erdal, kendi türkülerinin yanında Âşık Ali Ertekin’in türkülerini de seslendirdi (Kaya 2009: 22; Kaya 2007: 361). 

Erdal’ın şiirlerine teknik açıdan bakıldığında kullandığı nazım biriminin dörtlük olduğu görülmektedir. 

En çok 11 ve 8’li hece kalıplarıyla şiir yazmaktadır.

 Bu bağlamda koşma, semai ve destan en çok kullandığı nazım şekilleridir. Şiirleri teknik açıdan başarılıdır. 

Tek ayaktan ziyade döner ayaklı şiirleri bulunmaktadır.

 Bu da onun şiirlerinin ayaklarını kurgularken kolaycılığa kaçmadığı şeklinde yorumlanabilir.

 Yine Dertli Dertli İniliyorsun (Erdal 1995) ve Bir Ozanın Kaleminden (Erdal 1999) isimlerini taşıyan iki kitabı bulunan âşıkla ilgili bugüne kadar müstakil anlamda herhangi bir çalışma yapılmamıştır.

Bernamegeh Türkçe

Biyografilerinizi bernamegeh@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.

AYRICA BAKIN

Dünya Destanları

Dünya tarihinin çeşitli dönemlerinde ve farklı coğrafyalarda, milletler tarafından yaratılmış ve nesilden nesile aktarılmış destanlar, …

error: LÜTFEN KOPYALAMAYIN OKUYUN!