MANNALAR

MANNALAR VE MANNA KRALLIĞI

Manna DevletiManna Krallığı ya da Mannalar (İncil’de Minni), Hurri bağlantılı olduğu düşünülen bir millettir. MÖ 10. ve 7. yüzyıl civarında günümüz İran (Güney Azerbaycan) topraklarında yaşamışlardır. O zaman, Asurlular ve Urartu devletlerinin, ve de ikisi arasında kalan tampon bölgedeki Muassır ve Zikirta gibi küçük devletlerin komşularıydılar.

Mannea’nın adı ve kaydedilen en eski hükümdarı Udaki, ilk olarak III . Şalmaneser’in (MÖ 828) hükümdarlığının 30. yılına ait bir yazıtta geçmektedir.  Asurlular genellikle Manna’yı “Mannitler ülkesi”, Manaş, Urartular ise Manna ülkesi olarak adlandırdılar.

MÖ 650’lere kadar hüküm süren Manna kralı Ahşeri , Asur’a haraç ödemesine rağmen Mannae topraklarını genişletmeye devam etti. Ancak Mannae, MÖ 660 civarında Asurluların elinde ezici bir yenilgiye uğradı ve ardından Ahşeri’nin ölümüne kadar devam eden iç isyanlar patlak verdi. Yine MÖ 7. yy’da Mannae, daha önce Urartu’ya akın etmiş olan ve Asurlular tarafından püskürtülmüş olan İskitler tarafından yenildi . Bu yenilgi, Mannaean krallığının daha da parçalanmasına katkıda bulundu.

Kral Ahşeri’nin halefi Ualli , Asur’un bir müttefiki olarak, bu noktada hala doğuda Hazar Denizi’nin güneybatı kıyısında yerleşik olan ve Asur egemenliğine karşı isyan eden Medlere ( Madai ) karşı Asurluların tarafını tuttu.

Mannaean krallığı MÖ 850 civarında gelişmeye başladı. Mannaean’lar esas olarak yerleşik bir halktı, sulama yapan, sığır ve at yetiştiren insanlardı. Başkent, başka bir müstahkem şehir olan Izirtu ( Zirta ) idi.

Manna Krallığı, Urmiye Gölü’nün doğusunda ve güneyinde , bugünkü İran’ın Doğu Azerbaycan eyaletinin bu bölümünde kabaca Urmiye ovasının etrafında yer alıyordu. 1956’da başlayan kazılar , bir zamanlar potansiyel bir Manna bölgesi olduğu düşünülen müstahkem şehir Hasanlu’yu ortaya çıkarmayı başardı . Daha yakın zamanlarda, Qalaichi bölgesi (muhtemelen eski Izirtu/Zirta), bölgede bulunan bu toponim ile bir dikilitaşa dayalı Mannaeans’a bağlanmıştır .

Orijinal yurtları, Urmiye Gölü’nün doğusunda ve güneyinde yer alıyordu. En geniş sınırları, Kura nehrine kadar ulaşmıştı. 1956 yılında başlayan kazı çalışmaları Hasanlu şehrini günyüzüne çıkarmıştır.

Manna adına ilk kez Sumer ve Akad yazıtlarında rastlanmaktadır. M.Ö. I. bin yıldan itibaren Urartu ve Asur krallarının bırakmış oldukları çivi yazılı belgelerde de bu isim geçmektedir. Urmiye Gölü’nün güneyinde yer alan Manna ülkesinin ticaret yolları üzerinde bulunmasından dolayı büyük bir önemi vardı.Bu bölgeye hâkim olan devlet, Güneydoğu Anadolu ve Orta Asya’ya giden kervan yolunu kontrol etmekle kalmayıp, düşmanlarının da önemli ticaret yolları ile olan bağlantılarını kesmiş oluyordu.Bu sebeplerle Manna ülkesi, bölge hâkimiyetini ellerinde tutmak isteyen Asur ve Urartu gibi devletlerin sürekli mücadele sahasını oluşturdu.Manna ülkesinin ise bu iki güçlü devletin karşısında hâkimiyetini devam ettirmek için bazen Urartulara karşı Asurlulardan yardım istediği, bazen de Asur Devleti’ne karşı isyan ettikleri çivi yazılı belgelerden anlaşılmaktadır.

Sumer ve Akadlara ait çivi yazılı kaynaklardan Kafkasya bölgesinde Manna adı verilen bir kavmin yaşadığı anlaşılmaktadır. M.Ö. I. Bin yıla gelindiğinde Asur ve Urartu krallarının da yazıtlarında karşımıza çıkan Mannaların hâkimiyetine Medler tarafından son verilmiştir.

Urartu yazıtlarında Mana olarak geçen bölgenin yeri bilim adamları arasında tartışma konusu olmuştur. Çünkü Manna ülkesi tek bir kral tarafından yönetilen bir siyasi birlikten daha ziyade farklı büyüklüklerdeki şehirlerden oluşuyordu. Bu şehirlerin farklı zamanlarda çeşitli yöntemlerle birbirlerine bağlandıkları da yazıtlardan anlaşılmaktadır. Farklı isimlerden oluşan bu alanların her birinin bağımsız bir hükümdarı vardı. Bu bölgelerin tümünün ortak özelliği her birinin Asur kralları tarafından Manna olarak adlandırılmasıdır.

Yapılan ilk araştırmalar Manna ülkesinin, eski Sovyetler Birliği ile İran sınırındaki Aras Nehri ve Urmiye Gölü arasında olduğunu ortaya koydu. Manna’nın yeri ile ilgili en önemli belge Rawlinson tarafından keşfedilen Taş Tepe yazıtıdır. Belgeye göre Manna, Urmiye Gölü kıyısındadır. Bu görüş Thureau-Dangin tarafından da desteklenmiş, ancak vadiler boyunca güneye doğru uzatılmıştır. Metinlerden Manna’nın yanı sıra Uishdish, Andia, Surikash, Zikirtu ve Kumurdu Manna şehirleri olarak gösterilmektedir.

Yazıtlardan elde dilen bilgilere göre en güneydeki Manna bölgesi Missi, onun kuzeyinde Surikash, Surikash’ın kuzeyinde ise Uishdish yer almaktadır.Uishdish aynı zamanda Urartu Devleti sınırındadır. Zikirtu, Manna şehirleri içerisinde en bağımsız olanıdır.Asurlular tarafından bahsi geçen Kumurdu ise sadece Kral Asurbanipal’ın anallarında karşımıza çıkmaktadır.

Asur Devleti’ne ait çivi yazılı belgelerden ilk kez kral III. Salmanassar’ın Manna ülkesine sefer düzenlendiği ve daha sonra başa geçen Asur krallarının da bu politikayı sürdürdükleri anlaşılmaktadır.

Manna ülkesi, Asur Devleti ile ezeli düşmanı Urartu Devleti arasında yer alıyordu. Özellikle M.Ö. VIII. yüzyılda Orta Asya’da meydana gelen kuraklık ve kargaşa sonucunda batıya doğru göç eden İskitlerin; Urartu ve Mannalarla ittifak yaparak bölgeyi istilaları sırasında Manna ülkesi üzerinden Asur’a geçmeleri bölgenin stratejik açıdan önemini artırmıştı.

Urartular İskitler tarafından yıkıldıktan sonra, İskit, Manna, Med ve Babil aralarında ittifak yaparak Asur’a karşı hareket ettiler. Asur ise düşman saldırıları karşısında eski gücünü yitirdi ve hem Manna ülkesindeki hem de ticaret yolları üzerindeki hâkimiyetini kaybetti.

Hem İskitler hem de Asurlar tarafından birkaç yenilgiye uğratıldıktan sonra, Mannaean nüfusunun kalıntıları Matieni Krallığı tarafından emildi ve bölge Matiene olarak tanındı. Daha sonra MÖ 609’da Medler tarafından ilhak edildi. İskitler ve Asurlular tarafından birkaç defa mağlup edildikten sonra, geriye kalan Mannalar, MÖ 616 yılında Medler’e karışarak yok oldular.

Kaynaklar:

  1. ^ Archaeology, 17-18. ciltler. 1964.
  2. Suzan Akkuş Mutlu, Asur ve Urartu Devleti’nin Manna Ülkesi Üzerindeki Hâkimiyet Politikası.
  3. Hassanzadeh and Mollasalehi. “New Evidence for Mannean Art: An Assessment of Three Glazed Tiles from Qalaichi (Izirtu).” Elam and Persia. Eisenbrauns. 2011.
  4. Iranian Identity in Ancient Times Richard N. Frye Iranian Studies, Vol. 26, No. 1/2 (Winter – Spring, 1993)

Bernamegeh Türkçe

UYARI: Yazıların izinsiz kopyalanması ve Web Sitelerinde yayınlanması kesinlikle yasaktır. Hakkınızda
yasal işlemlerin başlatılabileceğini lütfen unutmayın!

AYRICA BAKIN

SİVEREK

SİVEREK KÜRT MÜ?

Siverek, Kürt nüfusun yoğun olarak yaşadığı ilçelerden biridir. İlçe nüfusunun büyük çoğunluğu Kürtlerden oluşmaktadır, Kürtlerin …

error: LÜTFEN KOPYALAMAYIN OKUYUN!