Tat Halkı

TATLAR KİMDİR

Mahmut Barık /Tat” lar (tataviye)

       Kim bu “tatlar?” Yanı başımızda, içimizde yaşayan, bizden birileri haline gelen/olan tat diye adlandırdığımız 14 köyden oluşan bu topluluğun tarihçesi/kökeni ne?

      Çocukluğumdan beri hep düşünmüşümdür bunu. Zira yaşadığım köyde de vardılar. Civar köylerde de. Komşuyduk yani. Kız alıp vermiştik birbirimize.     

     Tüm çevre köyleri Kürt olan, coğrafyaları çepeçevre Kürtlerle çevrili tatlar; Arapça konuşuyorlar. Araplar gibi giyiniyorlar. Çalışkanlıkları tüm çevrede konuşulur. Erkekleri kadar kadınları da üretimde yer alır. Evde hayvancılık, tarlada erkeklerle beraber ırgatlık yaparlar. Çefiye ve egalleriyle, kendilerine has kültürleriyle bu topluluğun tarihini önemli ve araştırmaya/bilmeye değer buluyorum.

     Sözler söylenir; ”Tat kewé ribat” “Tat u kirawat” gibi. Hikâyeler anlatılır; Tarihleri konusunda ise çeşitli görüşler ileri sürülüyor. 

     Birinci görüş:

      Mardin’de aşiret hâkimiyetinin(Ömeri, surgüci, xelici, kiki u hwd.) etkin olduğu 1900 ve öncesinde Kürt aşiret ağaları yöre halkını bir çeşit vergiye bağlamışlardı. Aynı zamanda önemli bir askeri güce de sahip olan bu Kürt aşiret ağalara “bac”ı (vergisini) vermeyenlere baskınlar düzenlerdi. Köyler tam bir talana uğrardı. Her köy asker vermek ve vergisini ödemek zorundaydı. Birinci görüşün maddi dayanağı bu.

     Tat kelime kökenini” taht”tan alır. Kürtçede taş kaya anlamındadır.  Mardin ve çevre ilçelerinde büyük nüfusa sahip aşiretlerin diktatörlüğüne varan bir iktidar gücüne karşı, bu aşiret yapılanmasında ağalığın diktasını kabul etmeyen kişi ve kişiler bulundukları yerleşim yerlerinden göç ederek bu köylere yerleşmişlerdir. Bu yerleşim alanlarının Suriye sırında olması, o dönem hâkimiyetinde Araplarda olması ve bu yerlerin Pazar ilişkisinin bunlarla olması dillerinin zorunlu olarak Arapçaya evrilmesine yol açmıştır. Zaman zaman aşiret yapılanmasının baskınlarına uğramalarına karşın yerlerini terk etmemiş direnmişler ve adlarını da bu direngenliklerinden dolayı taht olarak almışlardır. Sonradan bu taht tat olarak değişmiştir.

İkinci Görüş: 

     Tatlar giyimleriyle, kendilerine özgü şiveleriyle, yaşayış biçimleriyle birbirlerine benzemektedirler.  Yaşadıkları 14 köyde yaşayanların tümü bu anlamıyla ortak özellikler taşıyor. Yani gelenekte de görenekte ve dilde ortak küçük bir topluluk biçiminde yaşıyorlar. Böyle bir yapılanmayı yaratan bir güç olmalı. Yani birinci görüşün dile getirdiği gibi kendiliğinden, baskıdan kaçanların/ağalığın zulmünü kabul etmeyenlerin uzunca bir zamana yayılan bir yapılanması/oluşumu olamaz. Tek tek ya da birkaç kişi beraber baskıdan kaçanların oluşturabileceği bir topluluk olamaz. Bu ancak yönetsel bir gücün oluşturabileceği bir topluluk biçimi olabilir.

    Coğrafya olarak tek bir hat üzerinde ve birbirine yakın konumda Arap ve Kürt nüfusun arasındaki yerleşen Tatların kökeni Emevilere dayanır. 

     Emeviler bu coğrafyaya egemen olmak adına-siyasi ve askeri otorite bağlamında- zorlandıkları dile getirilen bir görüş. Siyasi ve askeri otoriteyi sağlamak, kendilerine karşı geliştirilen bu coğrafyada yaşayan halkların-ki bunların çoğu Müslüman değildi- direnişini kırmak için ya da ovadaki etkilerini kırmak için ova ile dağ arasında bir tampon bölge oluşturmuşlardır. 

     Bu tampon yerleşim birimlerinin bir başka kullanım amacı o dönem güçlü devletlere karşı bir ileri karakol vazifesinin de yüklenmesidir. Tarihteki Avasım şehirlerinin bir benzeridir. Abbasilerin Bizans devleti sınırlarına kurdukları şehirler. Ki bu şehirlere Türkler yerleştirilmişlerdir.

     Tespit ettikleri yerleşim yerlerine Araplardan oluşan bir çekirdek ailesel kadroyu yerleştirmişler. Ki bunların savaşçı olmaları savaş donanımlı olmaları sağlanmıştır. Diğer etnik kimlikler ise etraftaki halklardan büyük oranda ise Kürtlerden oluştuğu söylenebilir. Yani Tatlarda iki etnik kimlik vardır. Biri Arap asıllı kimlik diğeri Araplaşmış Kürt kimliği. Bugün nereden geldiğini sorduğunuz herhangi bir Tat’a  “Bağdat, Rakka ya da bir başka Arap şehrini söyleyeceklerinin yanında, Mardin’in herhangi bir aşiretini de söyleyeceklere rastlarsınız. Bu da gösteriyor ki aslen Arap olanlar da var Araplaşmış olanlar da.

      Yerleşim alanlarına bakıldığında genel olarak topraktan bir tepe yapıldığı yerleşimin bu tepenin etrafında olduğu her tepe bir diğer tepeyi kolaylıkla gördüğü yerleşimin bu tepelerin etrafında olduğu görülmektedir. Yani bir saldırı anında bir savunmayı gerçekleştirilebilir bir pozisyonda olduğu görülür. Bu da bir ileri karakol olma ihtimalini güçlendirmektedir. 

      Kişisel düşüncem de bu yönde.

      Tat’lar avasım şehirleri örneğindeki gibi bir ileri karakol olarak kurulmuş yerleşim birimleridir

   Bernamegeh Türkçe / bernamegeh@gmail.com                                                             

AYRICA BAKIN

FUTBOL FELAKETİ!

TEMEL DEMİRER   “Futbolu eskiden açlar oynar, zenginler izlerdi. Şimdi ise zenginler oynuyor, açlar izliyor.”[1] …

error: LÜTFEN KOPYALAMAYIN OKUYUN!