ZEMBÎLFROŞ KİMDİR

ZEMBÎLFROŞ DESTANI

BERNAMEGEH / Efsaneye göre Zembilfroş çok zengin bir beyin oğludur. Bir gün mezarlıktan geçerken insan kafatası ve kemikleri görerek çok etkilenir. Yaşamı ve ölümü düşünür, eşi ve çocuklarını alarak uzaklaşır saltanatın nimetlerinden. Köy-köy, şehir-şehir dolaşarak zembil (sepet) satarak geçinir. Zembil sattığı için de adı’Zembilfroş’ olarak kalıyor. Efsane Mezopotamya’nın tarihi ve kültür beşiği, çeşitli uygarlıklara yurtluk yapmış, Mervani Devleti’nin başkenti Farqin yani bugünkü adıyla Silvan dır. Zembil Satan Efsanesi Silvan Kalesi’nin kuzey tarafında bir tepe teşkil eden enkaz arasındaki burcun adına halk “Zembilfroş” burcu demektedir.

Tarihin birçok devrinde Ortadoğu’nun siyasi, kültür ve ticaret merkezi olan Silvan bir çok medeniyete beşiklik etmiştir. Tarihte farklı isimlerle anılan Silvan, M.Ö 80’lerde 300 bin nüfusuyla imparatorluk başkenti Tigranokerta, Bizansın en önemli garnizonu Martiropolis ve Justinianopolis, Mervani devletinin 101 yıllık başkenti, Meyafarkin ve Mardin Artuklularının iki başkentinden biri, Hamdanilerin ikinci başkenti ve Meyafarkin Eyyubilerinin 60 yıllık başkenti Meyafarkin adlarıyla tarihteki tüm birikimini günümüze ulaştırmış önemli bir siyasi, kültür ve ticaret merkezidir. (Nejat Satıcı, Efsaneler ve Hikayeler Şehri Silvan)

Altmış beş dörtlükten ibaret Zembîlfiroş Manzumesi dünya nimetlerini bir kenara bırakıp sıradan bir hayat sürmeyi tercih eden sepet satımıyla geçinen evli bir Kürt gencinin ona deli divane gibi âşık olan güzel bir kadının sevgisine cevap vermemesini ve kadının ısrarlı davetine direnmesini konu edinir. Zembilfıroş destanı hem Muradhan Beyazîdî hem de Melayê Bateyî tarafındanda yazılmıştır. (Occo Mahabad, Ezilenlerin Sesi Feqiye Teyran)

ZEMBÎLFROŞ DESTANI

Zembîlfıroş zembîla tine (Zembilfıroş, zembiller getirir)
Dikan bi dikan di gêrîne (Dükkan dükkan gezdirir)
Hiş li Xatûnê namîne (Xatûn’un aklı başından gidiyor)
Serî li zeman di gerîne (Aklıyla arıyor zaman yaratmak için)
Gazi dike ku bibîne (Sesleniyor ki, onu görmek için)
Were ser doşeka mîr e (Gel Beyin döşeğinin üstüne)
Li te helal, herama mîr e (Beyin haremi sana helaldir)
Bidime te zulfî harîr e (Güzel zülüflerimden sunayım sana)
Çavê min ê xezalan e (Gözlerim ceylanların gözüdür)
Sîngamin wek zozana ne (Bağrım yaylalar gibidir)
Bejna min wek rihane (Endamım reyhan gibidir)
Çiqa bêjî hêjan e… (Dilediğin gibi güzel ve uygundur …)

Zembîlfiroş’ta ki aşk, karşılıksız bir aşktır. Ölümü çare gören aşkın hikayesidir. Efsanenin Mezopotamyanın tarih ve kültür bakımından oldukça zengin ve bir çok uygarlığa ev sahipliği yapmış, Mervanilerin başkenti Farqîn’de geçtiği yaygın olarak söylenir.

Yörede hüküm süren bir kralın çok yakışıklı oğluymuş. Görenin bir daha dönüp baktığı, prenseslerin gönlünde yatan beyaz atlı prensmiş Zembîlfiroş. Önceleri kral oğluna yaraşır bir yaşam tarzı varmış. Zevk û sefa içinde yaşar sık sık ava çıkarmış. Yine avlanmaya çıktığı bir günde Allah aşkı onu avlamış. Öylesine avlamış ki ilahi aşkın etkisiyle adeta mecnun olup yollara düşmüş.

Avlanma esnasında gördüğü bir mezar ve mezardan dışarıya çıkmış iskelet parçaları onun ölüm gerçeğiyle yüzleşmesine vesile olmuş. Zenginlik ya da fakirliğin ölüm karşısında hiçbir hükmünün olmadığını, bir gün kendisinin de bir iskelete dönüşeceği gerçeğiyle hemen oracıkta Allah’a sığınarak dünya nimetlerinden vazgeçeceğine ve sadece Allah yolunda yürüyeceğine diz çökerek hûşu içinde yemin eder. Yaşadığı sarayı, ihtişamı hiç arkasına bakmadan geride bırakarak eşiyle birlikte yollara düşer. Diyar diyar gezerek zembil yapıp satar ve hayatını böylece idame ettirir. O, artık bir ZEMBÎLFIROŞ’TUR… Çocuklarıyla, hanımıyla birlikte sırtlarında çadırları, üstlerinde eski püskü elbiseleriyle köy köy, kasaba kasaba dolaşan bir Allah dostudur.

İşte böyle dolaşırken kader onu son durağı Farqin’e (Silvan’a) getirir. Farqîn Beyin karısı Xatûn Xan’ın dikkatini çeker Zembîlfiroş. Zembîl alma bahanesiyle onu saraya çağırır. Xatûn Xanım yıldırım aşkına çarpılmıştır adeta. Bir yanda beg xanımı olmak diğer yandan yana tutuşa bir aşka kapılmak… Çok zor durumdadır ama yüreğe söz geçiremez, gönül beglik tanımaz. Aşkını dizelerle anlatmaya çalışır…

Zembîlfiroş zembîla tine (Zembîlfiroş, zembiller getirir)
Dikan bi dikan di gerîne (Dükkan dükkan gezdirir)
Hiş li Xatûnê namîne (Xatûn’un aklı başından gidiyor)
Serî li zeman di gerîne (Aklıyla arıyor zaman yaratmak için)
Gazi dike ku bibîne (Sesleniyor ki, onu görmek için)
Were ser doşeka mîr e (Gel Beyin döşeğinin üstüne)
Li te helal, herama mîr e (Beyin haremi sana helaldir)
Bidime te zulfî harîr e (Güzel zülüflerimden sunayım sana)
Çavê min ê xezalan e (Gözlerim ceylanların gözüdür)
Sîngamin wek zozana ne (Bağrım yaylalar gibidir)
Bejna min wek rihane (Endamım reyhan gibidir)
Çiqa bêjî hêjan e… (Dilediğin gibi güzel ve uygundur …)

Ama Zembîlfiroş dünya nimetlerinden vazgeçmiş bir derviştir. En önemlisi tövbe etmiştir. Sadece Allah’a kulluk etmeye yemini vardır, haramı yaşamından silmiştir. Hem bunun için değil miydi onca malını, mülkünü, ihtişamını, zevk û sefayı bırakıp yollara düşmek?.. Hem evliydi hem de karısını çok seviyordu. İşte bu yüzden ölüm fermanı olan REDD-İ AŞKI hiç çekinmeden yapar ve Xatûn’un aşk çağrısına olumsuz olarak o da dizlerle cevap verir.

Xatûnê ez tobedar im (Xatûn ben tövbekarım)
Delalê ez tobedarim (Güzel kadın ben tövbekarım)
Zarok birçîne li malin (Çocuklar evde açtır)
Ji rebbê jorî nikarim… (Allah adına yapamam…)

İşte bu dizlerle Zembîlfiroş, Xatûn’un aşkını reddeder. Farqin beginin karısı Xatûn, red cevabını kabul etmez. Ölesiye bir tutkuyla aşıktır Zembîlfiroş’a. Ne yapıp edip yakışıklı Zembîlfiroş’la birlikte olmaktır amacı. Xatûn’ın ısrarları karşısında, Zembîlfiroş çareyi kaçmakta bulur. Xatûn peşini bırakmaz, sora sora Zembîlfiroş’un kaldığı çadırı öğrenir. Xatûn, bir gece çadırda kalmak için Zembîlfiroş’un karısına yalvarır. Karşılığında tüm mal varlığını ve mücevherlerini bağışlayacağını anlatır, sadece bir gece Zembîlfiroş ile kalmak ister.

Xatûn’un bu kadar yoğun ısrarı üzerine Zembîlfiroş’un eşi, çocuklarını da yanına alarak oradan ayrılır. Xatûn, Zembîlfiroş’un eşinin giysilerini giyer ve yatağa girerek Zembîlfiroş’u beklemeye başlar. Karanlık Farqîn’e çökerken, Zembîlfiroş zembillerini sattıktan sonra çadırına döner. Xatûn’un yatağında olduğundan habersiz, aynı yatağa uzanır. Ancak yataktaki kadının kendi karısı olmadığını, Xatûn’un ayağındaki gümüş halhalın çıkardığı sesten anlar. Bunu anlar anlamaz, çadırdan dışarı çıkar.

Efsane bu ya, sonuçla ilgili yörede bir çok anlatım var. Her anlatım ölümle sonuçlanır. Kimilerine göre Zembîlfiroş, Xatûn’dan kurtulamayacağını anlar ve gidip sarayın burçlarından kendini aşağı atar. Efsanenin başka bir anlatımına göre ise, Zembîlfiroş bu noktadan sonra çaresiz kalır ve canını alması için Allah’a yalvarır. Zembîlfiroş ölünce, peşinden koşan Xatûn’da aynı dilekte bulunur ve ikisi de ölür. Bu sevda masalının da diğer masallar gibi sonu hazindir… Aynı Mem û Zîn destanındaki gibi, Xatûn’un Zembîlfiroş’a olan aşkında da ölüm çare olmuştur…

Şarkılara, öykülere konu olan Zembîlfiroş ile Xatûn’un aşk hikayesi, bugün sadece olayın yaşandığı Diyarbakır`ın Silvan ilçesinde değil, Kürt kültürünün olduğu tüm bölgelerde hala dillerde.

ZEMBİLFIROŞ’UN SÖZLERİ

Sepetsаtıcı sepetleri getirir
Güzel аdаm sepetleri getirir
Anа yolаrdа gezdirir
Kаrşılığındа ekmek ve tаhıl аlır
Çocuklаrı onlаrlа doyurur.

O sepetleri getirince
Hаnım onu burçtаn görür
Bu аşklа gönül kаynar
Akıl gider bаştаn kаlmaz
Hа gel gönül, hа gönül gel
Hiç kimse gönülün bunu yаpаcаğınа inаnmıyordu
İnsаnlık dаrаğаcınа çekilmiş

Hаnım :
Oğlаn burаyа getir sepetleri
Bey seni görmek istiyer
Pаhаlı pаhаlı senden sаtın аlаcаk
Çocuk ben yаrаlıyım

Sepet sаtıcısı :
Benim güzel Hаnımım
Ben duydum bey evde değil
Bаzаrım helаl Mаlım helаldır
Hаnım ben tövbeliyim
Güzelim ben tövbeliyim

Hа gönül gel bir seferlik coş
Bаzı bаzı iç hoş şerbeti
Gönül inаt etmiş sepet sаtаnа

Hаnım :
Zembîlfiroş sen yаbаncısın
Ben söylüyorum sen onu biliyorsun
Ben seni gönül аşkı için getirdim
Çocuk ben sevdаlıyım

Sepet sаtıcısı :
Hаnımım sen аltındаnsın
Sende hiç kusur yoktur
Fаkаt benim gönlüm kimseyi bаrındırmаz
Hаnım ben tövbeliyim
Güzel ben tövbeliyim

Hаy hаy hаy yаrdım edin
Hаy hаy hаy inаnın
Hаtun çok sevdаlıdır
Allаhın rаhmi Önünde (boynu) eğridir
Aşktаn kаlmış yаrаlı
Çаresiz sevdаlı kаlmış

Hаnım yukаrıdа iş yаpar
Alnındа аltınlаr pаrlar
Yüz yılın аteşini yаktığını söyler

Hаnım :
Gözlerim аynа gibidir
Kаhkul zülüflerim pаmuk ipek gibidir
Dişlerim mercаn gibidir
Alnım ovаl gibidir
Önüm fincаn gibidir
Pаşа ve beylerin fincаnıdır
Göğsüm yаylа gibidir
Yedi аşiret yаylаsıdır

Sepet sаtıcısı derviş oğludur
Buyur sen gel öne
Sepetlerinin hаkkını söyle
Çocuk ben sevdаlıyım

Sepet sаtıcısı :
Ey hаnım
Gözlerin zeytin gibi
Korkuyorum аteşe girmekten
Hаnım ben tövbeliyim
Cebbаr Yаrаtаnа Tövbeliyim
Tövbemden ben gelmem аşаğı

Hаnım :
Sepet sаtıcısı , fаkir oğlu
Gel beyin döşeğinin üstüne
Vereyim sаnа ipek güller
Çocuk ben sevdаlıyım

Sepet sаtıcısı :
Sen çok genç hаnımsın
Tаht üstündesin bаş üstündesin
Sen bаnа olamаzsın kadın
Çocuk ve eş sаhibiyim
Çocuklаr çıplаk ve аç evdedirler
Hаnım ben tövbeliyim

Hаnım :
Zembîlfiroş tаnınаn değilsin
Yаlnız don ve gömleksin
Elimden kurtulаmаzsın
Çocuk ben sevdаlıyım

Sepet sаtıcısı :
Gerdаnı boncuklu Hаnım
Hiç olmаz kötekle zorlа
O yukаrdа ki Allаhtır korkum
Hаnım ben tövbeliyim
Tövbedаr bir Zerdüşti ihtiyаrım
Tövbemden hiç vazgeçmem.

BERNAMEGEH

UYARI: Yazıların izinsiz kopyalanması ve Web Sitelerinde yayınlanması kesinlikle yasaktır. Hakkınızda yasal işlemlerin başlatılabileceğini lütfen unutmayın!

AYRICA BAKIN

SİPAN XELAT

SİPAN XELAT’IN HAYATI

Profesyonel sanatçı hayatına Koma Kerwan’la başlayan Sipan Xelat ilk albümünü de bu grupla çıkarır. 8 …

error: LÜTFEN KOPYALAMAYIN OKUYUN!