FİKRET KIZILOK KİMDİR

Rock müziği sanatçısı Münir Fikret Kızılok, 10 Kasım 1946 tarihinde İstanbul’da dünyaya geldi. 

Hafif Türk müziği için rock tınıları ve deneysel çalışmalarıyla yakın dönemin en önemli sanatçılarından biridir.

 Öğrenim yaşamına Galatasaray Lisesi’nin ilkokul kısmında başlayan Kızılok’un, müzikle de tanışması burada gerçekleşti. 

İlk enstrümanı, kendisine yaş gününde armağan edilen kırmızı bir akordeondu.

İlk müzik derslerini sınıf arkadaşlarından birinin klarnetçi olan babasından aldı.

İlk konserini de bir 23 Nisan kutlamasında Taksim Belediye Gazinosu’nda düzenlenen okul müsameresinde verdi. 

Kızılok ve sınıf arkadaşlarının oluşturdukları Fikret Kızılok ve Orkestrası isimli küçük müzik grubu çaldığı halk türküleriyle alkış alıyordu.

Bu dönemdeki en büyük hitleri “Tamzara” türküsünün yorumuydu.

Ortaokul ve lise yıllarında bu konserler devam etti. Lise yıllarında akordeonu bırakan Kızılok, Elvis Presley’den etkilenerek eline gitarı aldı.

Kızılok’un o dönemdeki en büyük destekçileri de üst sınıflarda okuyan Barış Manço ve Timur Selçuk’tu.

Kadıköy’de ikamet eden Fikret Kızılok, 1964 yılında arkadaşı olan Cahit Oben ile beraber yeni bir atılım içine girdi.

Yeni bir grup kurarak profesyonel müzik yaşamına girmeye karar verdiler.

Yanlarına bas gitarist Koray Oktay ve davulcu Erol Ulaştır’ı aldılar; böylelikle Cahit Oben 4 doğdu.

Kendilerini “daha ziyade Beatles tipi müzik yapan bir grup” olarak niteleyen Cahit Oben 4, İlham Gencer’in işlettiği Çatı Gece Kulübünde programlar yapmaya başladı; öte yandan da mahalle konserlerini devam ettirdi.

 Bu arada kendi bütçeleriyle iki 45’lik plak doldurdular.

Bunlardan ilkinde iki yabancı şarkıyı yorumladılar: The Rolling Stones’ın söylediği bir The Beatles şarkısı “I Wanna Be Your Man” ve “36 24 36”. İkinci plaklarında daha “kendilerine” döndüler.

Plağın ilk yüzünde Silifke’nin Yoğurdu vardı; diğer yüzü ise bir besteydi: Hereke, aynı zamanda Kızılok’un plak olarak yayınlanan ilk bestesiydi.

Cahit Oben 4, Hürriyet Gazetesi’nin organize ettiği Altın Mikrofon yarışmasının 1965 ayağına “Makaram Sarı Bağlar / Halime” plağıyla katıldı.

Grup bu plaklardan sonra, Oben’in müzik yaşamına nişanlısı Füsun Önal ile devam etmek istemesi nedeniyle ayrıldı.

1965 yılında Kızılok, “Fikret Kızılok ve Üç Veliaht” ismi altında ilk plağını yayınladı.

Grup gitarda Harun Batıbaygil, basta Gökhan Targay, davulda Koral Tümay’dan meydana geliyordu.

“Belle Marie / Kız Ayşe” şarkılarından meydana gelen plağın iki şarkısı da Fikret Kızılok’a aittir.

 Fikret Kızılok, bu iki grupla çıkardığı plaklardan sonra Cahit Oben 4 ile çalışmalarını devam ettirirken girdiği dişçilik yüksekokulundaki eğitimini sürdürdü.

Bir süre sadece okuluyla uğraştı.

Müzikten kopamayacağını anladığında ilk solo plağını çıkardı.

Bu dört şarkıdan oluşan bir EP’ydi.

Folk ismini verdiği bölümde “Ay Osman” ve “Colours” şarkıları bulunmaktaydı.

Beat adını verdiği ikinci plakta da The Beatles’ın All My Loving şarkısının Türkçe aranjmanı olan “Sevgilim” ve “Baby” şarkıları yer aldı.

 Bu plak o yıllarda fazla ses getirmedi.

Bunun üzerine Kızılok okulunu bitirmeye karar verdi.

Yine de zaman zaman arkadaşlarının kurduğu Kaygısızlar’la birlikte çalıştı; Barış Manço’ya eşlik etti.

“Ay Osman” şarkısının Barış Manço ve Kaygısızlar olarak yeni bir yorumunda kaydetti.

Fakat Barış Manço’nun ilk eşi Marie Claude ile aşk yaşamaya başladığı için ikilinin yolları ayrıldı.

İstanbul Diş Hekimliği Yüksekokulu’nun son sınıfında okurken mahalleden arkadaşı Arda Uskan ile bir yolculuğa çıktı; bu yolculuk müzik yaşamını tamamen etkileyecek bir yolculuktu.

Bu yolculukta Aşık Veysel ile tanıştı.

Dönüşte gitarını eline alan Kızılok stüdyoya girdi ve 1969 yılında Aşık Veysel’in Uzun İnce Bir Yoldayım türküsünü yeni bir düzenlemeyle kayda aldı.

Bunu bir 45’lik olarak yayınladı.

İkinci solo 45’liği Fikret Kızılok’un müzik yaşamında önemli bir dönüm noktası oldu.

 Arka yüzünde sözlerini kendi yazdığı bir halk şarkısı, “Pınar Başından Bulanır” türküsünün bir bölümünü kullanan Benim Aşkım Beni Geçti yer aldı.

O güne dek sürdürdüğü suskunluğu ve bunu bozmasının nedenini de plak kapağında şöyle açıkladı: “Piyasa, öylesine Türk benliğinden uzak melodilere kucak açmıştı ki, beni dinlemeyeceklerdi bile.

Bugün ise durum büyük bir hızla değişiyor. Bu öz benliğimize dönüşte ben de üzerime düşen görevi yapmaya karar verdim…”

Kasım 1969’da yine Aşık Veysel’in yanına Sivrialan’a gitti.

Kar yolları kapayınca üç ay ustasının yanında kaldı.

Dönüşte “Yumma Gözün Kör Gibi / Yağmur Olsam”, Kızılok’un asıl çıkışını yaptığı plak oldu.

1970 tarihli plaktaki iki şarkının da sözleri Aşık Veysel’e, besteleri Fikret Kızılok’a aitti.

Plakta, gitar, tumba ve sazın yanında değişiklik olsun diye  müzikal enstrüman olarak tahta ve taş kullandı.

Şarkılar çok beğenildi, plak çok sattı ve sanatçı ilk altın plağını aldı.

Bu başarının ardından fazla ara vermeden bir 45’lik daha yaptı.

Ancak bu kez kendisine ait bir şarkıyla ortaya çıktı: “Söyle Sazım”.

Plak kapağında, “Türk geleneklerine uygun 17 perdeli Hüseyni düzende üç farklı sazın batı anlayışında ve çok sesli olarak kullanıldığı” bir şarkı olarak tanımlanıyordu.

Plağın arka yüzünde Kızılok’un Karacaoğlan’dan bestelediği Güzel Ne Güzel Olmuşsun vardı.

Her iki şarkıda da kendisine Nedim Demirelli eşlik etti.

Plak, listelerde de kendisini gösterdi ve haftalarca 1 numarada kalmış olan Barış Manço’nun Dağlar Dağlar’ını devirerek liste başı oldu.

1970 senesini bu iki plakla kapattı.

Bu plaklar sene sonunda Hey dergisi tarafından düzenlenen “Yılın Müzik Oskarları” anketinde görülmemiş bir başarıya imza attı: “Söyle Sazım”, “Yumma Gözün Kör Gibi” ve “Güzel Ne Güzel Olmuşsun”, Barış Manço’nun “Dağlar Dağlar”ının ardından sırasıyla ikinci, üçüncü ve dördüncü oldu. Fikret Kızılok da aynı ankette “Yılın Erkek Şarkıcısı” olarak seçildi.

1970 senesinin getirdiği başarıların ardından bir süre plak yapmayan sanatçı bu dönemde bir Anadolu turnesine çıktı.

Turne sırasında Siverek yolunda donma tehlikesi geçirdi ve bir kamyon şoförü tarafından kurtarıldı.

Bu olayın ardından bir plak yaptı ve “Emmo” isimli bestesini bu kamyon şoförüne adadı.

Grafson şirketiyle anlaşan Kızılok’un 1971 tarihli firmadan çıkardığı ilk plağın arka yüzünde Ahmed Arif’in şiiri üzerine bestelediği “Vurulmuşum” isimli şarkı vardı.

Kızılok, 1972 yılında bu şarkıyla Bulgaristan’da yapılan Altın Orfe Festivali’ne katıldı.

Bu dönemde Kızılok Bir Ali Var isimli bir oyun yazdı fakat bu oyun hiç sahnelenmedi.

Bu oyunun şarkıları bu dönemde plak olarak yayınlandı.

1971 yılında “Gün Ola Devran Döne / Anadolu’yum” (Anadolu’yum şarkısının ilk kıtası Ahmed Arif’e aittir), 1972 yılında “Leylim Leylim (Kara Tren) / Gözlerinden Bellidir”, 1973 yılında “Köroğlu Dağları / Tutamadım Ellerini” hep Bir Ali Var oyununun şarkılarıydı.

Köroğlu Dağları şarkısı Türk müziğinde çok ender yer alan sitarla başlamaktaydı.

Bu oyunun diğer şarkılarından “Kime Sormalı”yı Dönüşüm eşliğinde Tansu, “Duyar Mısın”ı da o dönemde ününün doruğunda olan Timur Selçuk yorumladı. Aynı sene “Bacın Önde Ben Arkada / Koyverdin Gittin Beni” plağını piyasaya çıkardı.

1973 yılında Aşık Veysel hayatını kaybetti.

Kızılok cenaze törenine katıldı.

Bu ölüm üzerine daha sonra Kızılok sazını kırdı, bir süreliğine müziği bıraktı ve kendini tamamen diş hekimliğine verdi.

Bu dönemde ilk eşi Şeyda Kızılok ile hayatını birleştirdi.

Fikret Kızılok 1974 yılında Tehlikeli Madde adını taşıyan yeni grubuyla uzunca bir Anadolu turnesine çıkana kadar ortalıkta pek gözükmedi.

Grup klavyede Turhan Yükseler, gitarlarda Ataman Hakman ve Siret Yurtsever, bas gitarda Sahir Kayıhan, davulda Eser Sayıner’den oluşuyordu.

Turnenin ardından İstanbul’da seri konserler verdi. Tehlikeli Madde ile folk motiflerinin rock ile harmanlandığı şarkılar yaptı.

Giderek folk motiflerinin yerini daha alaturka sesler aldı.

Yine Ahmed Arif’in şiirlerinden oluşan “Haberin Var mı / Kör Pencere / Ay Battı” bu dönemin en önemli plağı olarak dikkat çekti. Kör Pencere’ye bağlı olarak plağa alınan “Ay Battı” ise, popüler müziğimizin enstrümantal şarkıları arasında özel bir yere sahipti.

Aynı sene grupla ikinci ve son plağında “Aşkın Olmadığı Yerde” ve yine bir Aşık Veysel türküsü “İnsan Mıyım Mahluk Muyum Ot Muyum” şarkıları yer aldı.

1977 ortalarında, 1971  ve 1972 senelerinde yaptığı fakat o güne kadar yayınlamadığı kimi kayıtları bir albüm olarak piyasaya sürdü.

Not Defterimden adını taşıyan bu albümde Kızılok’un deneysel çalışmaları vardı: Atonal bir altyapı üzerine Nâzım Hikmet şiirini koydu ve kendi deyimiyle “şarkıcılığı değil, müzisyenliği” denedi.

Ancak dönemin “nazik” siyasi ortamında bu çalışma fazla ortalarda gözükmedi.

Plak çıktıktan kısa bir süre sonra toplatıldı.

Bu arada Varşova’da bu albümüyle iki ödül aldı.

Ancak, plağın toplatılması onu olumsuz yönde etkiledi ve Fikret Kızılok, müziği bıraktığını açıkladı.

O güne dek 13 altın plak ve çeşitli ödüller alan sanatçı, bundan sonra derin bir sessizliğe gömüldü.

Buna gerekçe olarak da “hazırladığı yapıtların ticari olmadığı gerekçesiyle plakevleri tarafından geri çevrilmesini” gösterdi ve bir daha profesyonel olarak müzik yaşamına dönmeyeceğini söyledi.

1978 yılında oğlu Yağmur Kızılok dünyaya geldi.

1983 yılında 5 yıllık bir aradan sonra tabla, bas gitar, ney ve bendir eşliğinde kaydettiği Zaman Zaman albümünü piyasaya çıkardı. 

En iyi albümlerinden biri olan Zaman Zaman’da, klibinde ud çaldığı albüme ismini veren şarkı Zaman Zaman, daha sonra yeniden yorumlanacak Yeter Ki, Sevda Çiçeği, daha önce 45’lik olarak okuduğu Güzel Ne Güzel Olmuşsun şarkısının yeni yorumu ve daha birçok başarılı şarkı vardı.

Fikret Kızılok 1980’li yılların başında Bülent Ortaçgil ile tanıştı.

İkili Çekirdek Sanatevi projesine başladılar.

Bu projede Türkiye’de popüler müziğin dışında kalan gruplar, burada dinletiler yapıyor, bu çalışmalar kaydedilerek sınırlı biçimde basılıp dağıtılıyordu.

Kâr amacı gütmeyen bu projede, pekçok sanatçı ilk sahne tecrübelerini yaşadı.

Bu sanatçılar içinde Erkan Oğur, Yeni Türkü, Ezginin Günlüğü gibi birçok kişi vardı.

Bu dönemde Fikret Kızılok diş hekimiliğini de bıraktı ve kendini sadece müziğe adadı.

Fikret Kızılok, burada dağıtılan ürünlerde kayıtları yaptı.

1985’te Bülent Ortaçgil ile Biz Şarkılarımızı.. albümü kaydetti.

1986 yılında bandrollü albüm olan Pencere Önü Çiçeği albümünü  piyasaya çıkarttı. T

RT’nin “Cumartesiden Cumartesiye” programı için çocuk şarkıları kaydettiler.

Daha sonra yasalar sebebiyle albüm yayınlamak zorlaşınca,  üretkenliği azaldı; daha sonra da Kızılok ve Ortaçgil’in uyuşmazlıkları baş gösterince ikili yollarını ayırdı.

Kızılok, Ortaçgil ile beraber Sonay Tanrısever’in “Gecenin Üçünde” albümünün prodüktörlüğünü yaptı ve Ortaçgil’in “Mum” şarkısı dışında bütün şarkıları yazdı.

1988 yılında yine Ortaçgil ile birlikte Sibel Sezal’in “Bu Kalp Seni Unutur Mu?” albümünün yapımını üstlendi.

Şarkıların çoğunu da Özkan Samioğlu ile birlikte yazdı.

Temmuz 1989’da Yana Yana albümünü piyasaya çıkardı.

Bu albümde Erkan Oğur, Fuat Güner, Fahir Atakoğlu gibi sanatçılar, Kızılok’a eşlik etti. 

1991 yılında Olmuyo Olmuyo isimli albümü yayınlandı.

Bu albüm Kızılok tarafından da eleştirilen, milletvekili seçimleri öncesine yetiştirilmek için aceleye gelmiş bir yapım olarak görülmektedir.

Çekirdek Evi döneminden Ninni, Entelektüel, Alaturka Liberal, Düşler şarkıları da albümde yeni düzenlemeleriyle yer almaktaydı.

1993 yılında Ferhan Şensoy’un “Köhne Bizans Operası”nın müziklerini yaptı. Aynı sene ikinci eşi Dicle Kızılok ile hayatını birleştirdi.

Bir süre yine müzik çalışmalarına ara verdi.

Kızılok, 1995 yılında Demirbaş şarkısıyla geri döndü.

Türkiye’deki en başarılı siyasal taşlamalardan biri olan “Demirbaş”, Süleyman Demirel’in siyaset sahnesinden uzaklaşamamasını esprili bir dille anlatan bir şarkıydı. 

Kızılok daha önce 25 Ağustos 1975 tarihinde Uğur Mumcu’nun yazdığı “Sesleniş” yazısını, 10 bölümde inceleyip senfonik şiir olarak bestelemiştir, 1993 yılında Show TV’de bu çalışmanın bir bölümünü Derya Baykal okudu.

Bu çalışma “Vurulduk Ey Halkım” ismiyle albüm haline getirildi ve 1996 yılında yayınlandı.

1997 yılında da Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatını Atatürk’ün ağzından anlattığı, araştırmalarını, metin yazarlığını, söz ve bestelerini tamamen kendisinin yaptığı veda albümü Mustafa Kemal – Devrimcinin Güncesi ile destansı, lirik bir müzik yaptı. 

Daha önce 1998 yılında kalp krizi geçiren Kızılok, Bodrum’da 2001 Temmuz’unda yeniden kalp krizi geçirdi.

İstanbul’a getirilen Kızılok’un durumu bir süre düzeldi.

Onu ölümden kurtaran hemşire Yıldız Atılgan için son bir şiir yazdı.

 Kalp pili takılsa da 22 Eylül 2001 tarihinde hayatını kaybetti. Sanatçı, hayatının son yıllarını geçirdiği Bodrum’da defnedildi.

Kızılok son yıllarında kendini, “Ben Marksist’in daha ötesinde bir komünistim” diyerek tanımlamıştı.

Aynı röportajda 28 Şubat Süreci’ni desteklediğini açıklamıştır, Süleyman Demirel’i “En büyük demagog”, Bülent Ecevit’e “iyi şair ama siyasal hayatı zigzaglarla dolu”, Devlet Bahçeli’ye “ılımlı ve dürüst”, Necmettin Erbakan’a “Türkiye’yi dinamitleyen adam”, Recep Tayyip Erdoğan için de “yenilikçi değil, o da oyunun bir parçası” yorumlarını yapmıştı.

Ölümünden sonra daha önce şiirini bestelediği dönemin başbakanı Bülent Ecevit: “Değerli besteci ve yorumcu Fikret Kızılok’un zamansız aramızdan ayrılışından üzüntü duydum.

Fikret Kızılok, birbirinden güzel besteleri ve eşsiz yorumculuğu ile her dönem büyük beğeni toplamış ve müzik tarihimizin öncü sanatçılarından olmuştur.

Merhuma Allah’tan rahmet, ailesi ve sanatçı dostlarına başsağlığı dilerim.” açıklamasını yaptı.

Cem Karaca: ”Fikret’in ölümünden sonra kala kala Erkin ve ben kaldık.

Bizler gittikten sonra edilen lafların hepsi palavra. Böyle insanların değerleri öldükten sonra anlaşılıyor.”

Ferhan Şensoy: ”Söyleyecek sözü olmadığı için şarkılar yazardı.

Dünyada eşi az görülen muhalif bir sanatçıydı.

Kimilerinin yeri öldükten sonra kolay doldurulamaz.

Fikret de böyle bir kişiydi”

Bülent Ortaçgil: ”Üzüntüm sonsuz.

Ölüm karşısında maalesef söyleyecek bir şey yok.

Fikret’le 80’li yılların başında tanıştım ve 90’a kadar birlikte hem müzik yaptık hem de dostluğumuzu paylaştık.

Çalışmalarımıza son verdikten sonra onunla görüşemesek de kalplerimiz hep yakındı.

Ölüm karşısında ne söylenir bilemiyorum.

Çok üzgünüm.

Bir zamanlar birlikte çalıştığımız iyi bir dostumdu.

Hem iş ortağım, hem iyi arkadaşımdı.

Son yıllarda kendisiyle fazla görüşme imkânımız olmadı ama onu her zaman, çok zeki ve iyi bir söz yazarı olarak herkes gibi ben de hatırlayacağım.”

Fuat Güner: ”Fikret benim çok yakın arkadaşımdı.

Dün gece hastanede başındaydım. 5 gündür diyaliz makinesine bağlıydı, son gün de, “Rahatsız oluyorum, bağlamayın” demiş.

Fikret, ben, Cahit Berkay, Barış Manço yıllarca beraber çaldık.

Fikret’le mahalle arkadaşıydık, çocukluğumuz hep beraber geçti. Çok sık görüşürdük.

Fikret mükemmel bir müzisyen ve dosttu.

Şimdi ben onun eserlerini en iyi şekilde korumaya ve değerlendirmeye çalışacağım.

Albümlerinin hepsi bende. Bana, “Kimse benim haklarımı yiyemez.

Eğer bana bir şey olursa, sana vasiyetim, eserlerime sahip çıkman” demişti.

Şimdi vasiyetini yerine getirmek için elimden geleni yapacağım.”

Sezen Cumhur Önal: ”Anadolu müzik efsanesi bir ustasını kaybetti.

Onun gitarında, sesinde ve mısralarında Anadolu’nun bağrıyanık feryadı ve isyanı vardı.

Âşık Veysel okulunun önemli bir halkasıydı.

Çok değerli bir saz şairiydi.

Bir garip sebepten uzun yıllar görüşmedik ama müzikte dostluğumuz bakiydi.

Herkese baş sağlığı diliyorum. Nur içinde yatsın.” 

Edip Akbayram: ”Fikret Kızılok’un her zaman ülkesini seven biriydi. Yeri doldurulamayacak çok iyi bir dosttu” dedi.

Başkaları tarafından yorumlanan şarkıları:

 

Fikret Kızılok’un birçok şarkısı yeniden yorumlandı.

Bunlardan bazıları:

 

“Yeter Ki” – Haluk Levent, Barış Akarsu

“Gönül” – Leman Sam, Müslüm Gürses, Sibel Sezal

“Bu Kalp Seni Unutur Mu?” – Çelik, Taner, Sibel Sezal

“Haberin Var Mı?” – Funda Arar, Edip Akbayram

“Sevda Çiçeği” – Mor ve Ötesi

“Leylim Leylim” – Hilmi Yarayıcı

“Emmo” – Hilmi Yarayıcı

“Tek Başına” – Feridun Düzağaç

“Bir Harmanım Bu Akşam” – Erdal Çelik, Bora Duran, Mehmet Erdem

“Farketmeden” – Demet Evgar

“Zaman Zaman” – Duman

“Vurulmuşum” – Can Bonomo

Diskografisi:

Plakları:

Cahit Oben Dörtlüsü

1965: I Wanna Be Your Man / 36 24 36

1965: Silifke’nin Yoğurdu / Hereke

1965: Makaram Sarı Bağlar / Halime

Fikret Kızılok ve Üç Veliaht

1965: Belle Marie / Kız Ayşe

Fikret Kızılok

1966: Ay Osman – Sevgilim / Colours – Baby

1969: Uzun İnce Bir Yoldayım / Benim Aşkım Beni Geçti

1970: Yağmur Olsam / Yumma Gözün Kör Gibi

1970: Söyle Sazım / Güzel Ne Güzel Olmuşsun

1971: Vurulmuşum / Emmo

1971: Gün Ola Devran Döne / Anadolu’yum

1972: Leylim Leylim (Kara Tren) / Gözlerinden Bellidir

1973: Köroğlu Dağları / Tutamadım Ellerini

1973: Bacın Önde Ben Arkada / Koyverdin Gittin Beni

1975: Anadolu’yum ’75 / Darağacı

1976: Biz Yanarız / Sen Bir Ceylan Olsan

Fikret Kızılok ve Tehlikeli Madde

1974: Aşkın Olmadığı Yerde / İnsan mıyım Mahluk muyum Ot muyum

1974: Haberin Var mı / Kör Pencere / Ay Battı

Albümleri:

Solo Albümleri:

1977: Not Defterimden

1983: Zaman Zaman

1989: Yana Yana

1991: Olmuyo Olmuyo!

1995: Yadigar

Fikret Kızılok & Bülent Ortaçgil

1985: Biz Şarkılarımızı…

1986: Pencere Önü Çiçeği

2007: Büyükler İçin Çocuk Şarkıları

Toplama Albümleri:

1992: 68’ler

1993: 68’ler 2

1999: Gün Ola Devran Döne 68-71

2002: Dünden Bugüne

2005: Fikret Kizilok (Singles 1970-1974)

Müzik videoları:

“Bu Kalp Seni Unutur mu”

“Gönül”

“Zaman Zaman”

Kitaplı Kasetler

1995: Demirbaş

1996: Vurulduk Ey Halkım…

1997: Mustafa Kemal – Devrimcinin Güncesi

Yer aldığı albümler:

1972: Karışık Aranjmanlar (Emmo ve Vurulmuşum ile)

2006: Bosporus Bridges – A Wide Selection of Turkish Jazz & Funk 1968-1978 (Ay Battı ile)

2006: International Sad Hits – Volume One: Altaic Language Group (Yeter Ki, Güzel Ne Güzel Olmuşsun, Fark Etmeden, Anadolu’yum ile)

2006: Edip Akbayram / Fikret Kızılok (Yumma Gözün Kör Gibi, Yağmur Olsam, Söyle Sazım, Güzel Ne Güzel Olmuşsun ile)

Bernamegeh Türkçe

AYRICA BAKIN

“Güneşli Pazartesiler”: İşsizliğin Gölgesinde Onur, Dayanışma ve Varoluşun Sessiz Çığlığı

Fernando León de Aranoa’nın 2002 yapımı Güneşli Pazartesiler (Los lunes al sol), İspanya’nın Vigo kentinde …

error: LÜTFEN KOPYALAMAYIN OKUYUN!