BİRSEN İNAL

BİRSEN İNAL KİMDİR

Eğitimci, yazar Birsen İnal, 17 Haziran 1954 senesinde Diyarbakır’da dünyaya geldi.

İsmet Paşa İlkokulu ve Diyarbakır Kız Enstitüsü orta kısmını tamamladıktan sonra, Diyarbakır Erkek İlköğretmen Okulundan mezun oldu. 1974 yılında meslek hayatına atıldı.

1988 senesinde Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesinde ön lisans yaptı. Bingöl, Sakarya, Diyarbakır illerinde sınıf öğretmenliği ve yöneticilik görevlerinde bulundu.

1997 yılında özel sektörde çalışmak üzere emekliye ayrıldı. Çeşitli kolejlerde eğitimci olarak çalışan İnal, 2020’de 46 yıllık meslek hayatını noktaladı.

Üç çocuk annesi olan İnal’ın iki çocuğuda kendisi gibi eğitimcidir.

Birsen İnal bugüne kadar çeşitli STK’larda görev aldı. Bingöl Yetiştirme Yurdunda çalıştığı dönemde Korumalı Öğrencileri Koruma Derneğinde başkanlık görevini yürüttü. Halen Ditav yönetim kurulu üyesidir.

1993 yılında ilk şiiri olan Çiçek Bahçem Milli Eğitim Dergisi’nde yayımlandı.

50-60 yıl öncesinin Diyarbekir’inde geçen günlük yaşamı, Diyarbekir ağzıyla anlatıları, deneme, öykü ve anıları, eğitim makaleleri, gezi notları çeşitli dergi, gazete ve internet sitelerinde yayınlandı.

2011 senesinde Kastal dergisinin genel yayın koordinatörlüğünü üstlendi. Çoğunluğu Diyarbakırlı olan sanatçı, yazar ve yöneticilerle gerçekleştirdiği söyleşileri Güney dergisinde yayımlandı.

Arkadaş ve Felek adlı şiiri Mustafa İlhan, Gece şiiri de Müzisyen Veysi Özkırtay tarafından bestelendi.

Türkiye PEN Yazarlar Derneği üyesi olan Birsen İnal, Uluslararası basın kartı ve Uluslararası Halk Oyunları Eğitmenliği sertifikası sahibidir.

Eserleri:

1-İssiz Çıra (2012),
2-Özümsen Diyarbekir (2013),
3-Tentene (2015)
4-Kalbimiz Dört Yılda Kaldı (2017)
5-Cemile Çarkın Kırıla Felek (2018)
6-Simurg’un Ahı (2019).

 

ÇİÇEK BAHÇEM

1974 yılında idealist bir öğretmen olarak mesleğe atılır. Aynı yıl evlenir. Bu evlilikten ikisi erkek biri kız üç çocuğu olur. Volkan, Erkan ve Esra.

Çalıştığı Doğu Anadolu’nun dağ köylerinde bir gün yazacağından habersiz beslenir. Özellikle yetiştirme yurdu hazinedir yazacağı öyküleri için. Şiirler yazar ama saklayamaz. Yazdıklarının birçoğu insanların ihtilâlın acı sütüyle emzirildiği günlerde yırtılır, yakılır.

Yıl 1991, aylardan Kasım… Yüzü surların kara taşlarına dönük çoğu Mezopotamya güneşinin yaktığı esmer tenli çocukların okuduğu Diyarbakır Alpaslan İlkokulu’nda okuttuğu birinci sınıfta öğretmenler arası şiir yarışmasına gönderilmek üzere yazmaya çalıştığı ‘Çiçek Bahçem’ (İssiz Çıra Syf: 9) şiiriyle ilgili unutamayacağı bir anı:
‘Kâğıt ve kaleme o denli dalmıştım ki sınıftan çıkıp şiirde yazdığım haşin atmosferin ortasında rengarenk çiçek bahçemde nergislerin, sümbüllerin dağ güllerinin arasında dolaşıyordum adeta. Kokularını genzime çeke çeke…

Bu dolaşma esnasında aniden birinin eteğimi çekiştirmesiyle olduğum yerde irkilerek tekrar sınıfa döndüm şaşkınlıkla. Eteğimi çekiştiren köyden kentte göç rüzgârıyla savrulan dünya tatlısı Sakine’ydi. Amcası oğlu Nusret’i elinden tutmuş bana bir şeyler söylemeye çalışıyordu. “Ne oldu Sakine, bir şey mi var?” diye sordum. Anadilinin yasaklılığıyla belki de anlamını bilmeden ya da bildiği kadarıyla “Örtmeni örtmeni ha bunun poxîsî gelî.” Diğer çocuklarda gülüşmeler, ayıplamalar…

Ben şiire o denli dalmış çiçek bahçelerinde dolaşırken yanı başımdaki iki nadide çiçeğim de tuvalete gidebilme mücadelesi veriyordu. Tabi o gün çiçek bahçesindeki gezime son verdim, zira ilham kaçmış yerini hüzün almıştı… Sakinelere, Nusretlere aktı yaşlar gizlice…

ÇİÇEK BAHÇEM

Güller derdim çiçek bahçemden
Elimde bavulum, kucağımda kitaplarım
Koyuldum yollara doruklarına dağların
Çiçek bahçeme doğru
Islanmıştı pabuçlarım
Zar zor geçmiştim Murat’ı
İçimde bir sıkıntı, bir de haz
Vardım ki çiçek bahçeme
“Muallim!” dedi biri
Sesi ürkek, saçları başak
Teni bronz çağından
Bağrı açık,
Ayağı yalın şimşek gözleri

Ali’m, Ayşe’m, Zeynep’ im..
Sardılar çevremi toprak kokulu çiçeklerim
Kokladım, okşadım, bastım bağrıma
Leylak, karanfil, zambağım diye…

O şiir o gün orada anısıyla kalakalır. Daha sonra tamamlanır ve yarışmada ödül alır…

Yayınlanan Kitapları:

İssiz Çıra, ilk kitabıdır. 2012’de Lîs Basın Yayın tarafından yayımlandı. İssiz Çıra; çocuk sevgisi üzerine, ailesine, kendi deyimiyle ezilenlere ve karanlığa sessiz çığlık atan kadınlara yazdığı şiirlerden oluşan bir şiir kitabıdır. İlk göz ağrısıdır, bu nedenle yeri bir başkadır.

Özümsen Diyarbekir, 2013’te yine Lîs Basın Yayın tarafından yayımlanan kitabı; bir şehir kitabı olup kadın gözüyle 40-50 yıl öncesi Diyarbekir’inde günlük yaşamı Diyarbekir ağzıyla anlatmaktadır. Yazım aşamasındayken ustam dediği, bu konuda duayen olan yazar Şeyhmus Diken’den de düsturu aldıktan sonra Diyarbekirlinin konuştuğu ağızdan yazdı Özümsen Diyarbekir’i.

”Her fırsatta dile getiriyorum. Diyarbakır’ı bugüne kadar büyük ölçüde erkekler yazdı(k).
Erkek gözüyle Diyarbakır yazıldı okundu.
Geçmişte bir Esma Ocak vardı.
Şimdi kadın gözüyle şehrin yaşama dair hikâyelerini Birsen İnal yazıyor.
Ben okurken keyif alıyorum.
Sizi bilmem…” Şeyhmus Diken

Tentene, kadın öykülerinden oluşan bir kitaptır. 2015’te Lis Yanıcıltan çıktı. Birinci baskısı tükenmiştir. Yazım bir sevdaya dönüşmüştür İnal için. Sırada yüreğinde biriktirdiği ‘derdim’ dediği Mezopotamya coğrafyasının kadınları vardı. Kadınların; dertleri, çileleri, acıları, töreleri ve yok oluşları vardı. Bunları da adeta motif motif, model model bir dantel gibi acıyla işleyerek adlandırdı ve Tentene adlı öykü kitabında topladı. Tentene için Yazar Akademisyen Tülay AKKOYUN şöyle der:

“TENTENE,
Hikayeler vardır birebir yaşamın içinden. Duyarsınız, tanık olursunuz, içiniz acır, isyan etmek: “Hayır, böyle olmamalı!” diye haykırmak istersiniz ama boğazınızda düğümlenir sözcükler. Bir gün dolup taşınca içinizdeki isyanlar, kağıda, kaleme sarılırsınız.
Bazen bir cümle yeterlidir bir öyküyü anlatmaya, sırtlanarak tüm öyküyü: “Buruşmuş çarşaflarda günden güne buruşuyordu bedenimin ütüsü.”
Tentene gibi işlenmiş sözcüklerle bezenmiş bu kitapta yer alan öykülerde yazar, toplumsal sorunları, özellikle kadın sorunlarını işlemektedir. Hikayelerin yaşandığı bölgelerin sıcacık yerel söylemlerinden oluşan dili okuru öykünün içine sessizce çekmektedir.
İlmek ilmek örülmüş sözcükler ve öykülerin yolu açık olsun!” Tülay Akkoyun
Kalbimiz Dört Yılda Kaldı, özel bir çalışmadır. Serde öğretmenlik var ya… Birsen öğretmen sadece öğrencileri için de bir eser geride bırakmak ister ve öğrencileriyle geçirdiği dört yılı an be an fotoğraflarla arşivleyerek anekdotlarla yazıya dökerek Kalbimiz Dört Yılda Kaldı eserini yalınca öğrencileri için yayımlar.

Cemile, anı, anlatı roman türünde bir kitaptır. 2018’de Lis’ten çıktı. Bu kitapta içiçe geçmiş öykülerle seferberlik olayı anlatılmaktadır. Gerçek kişiler ve gerecek olaylar örgüsüdür. İnal’ın vefa borcu vardı. Bunu unutmamalıydı ki unutmadı ve annesi öldükten sonra kendisini büyüten Cemile nenesinin seferberlik anlatılarını, kendi yaşamından kesitlerle adeta gel-git geçişleriyle yazdı. Hafıza ve yüreğinden süzülenleri okuyucuyu hüzne gark edici bir şekilde kâğıda döktü. Cemile, aslında birçok evin nenesinin ya da dedesinin hikâyesi gibiydi. Okuyan herkes birazcık evlerinde anlatılanları buluyordu.

“ölüm yok eder
göç değiştirir
kendisi kalamaz kimse
sarp ve suskun ninelerden başka…”
Gülten Akın

Simurg’un Ahı, şiir kitabıdır. İnal diyor ki: “Bu kitabı okurken yaya olarak adım adım adımlarsınız Diyarbekir’i ve Diyarbekir’in kalbi Sur’u. Adımlarınız sizi yaşam membası kadınlarımızın ahlarına, acılarına ve ölüme çektikleri zılgıtlara doğru götürür. Adeta zaman tünelinde zihinsel bir yolculuk yapatırır. Zaman zaman ruhsal yorgunluk çarpılarak sorular sorarsınız kendinize… O Var mı? Bu yok mu? Gerçek olabilir mi? Tebessümler unutulmuş mu? Ahlar duyulmamış mı?
Evet, ahlar duyulmadı, tebessümler unutulmadı ama dudak kıvrımlarında dondu kaldı…
Ben değilim, tabiri caizse bu “kitap”ın asıl sahibi, gurur duyması gereken Kadim kentim Diyarbekir’im, kentimin kalbi Sur ve Sur’un yaşam membası kadınlarımızdır…
İthafımdır tümüne…”

Yazının dışında halk oyunları da Birsen İnal’ın yaşamında her zaman yer almıştır. Öğrencilik yıllarında ilgi duyduğu, çeşitli yarışmalarda okulunu ve ili temsilen oynadığı halk oyunlarında Uluslararası Halk Oyunları Eğitmenliği unvanını alarak bu dalda tescillendi.
Birsen İnal, Pen üyesi olup, uluslararası basın kartı sahibidir.

Bernamegeh Türkçe / bernamegeh@gmail.com

AYRICA BAKIN

Faşizm neden yok edilmelidir

Faşizm, demokratik değerlere ve insan haklarına aykırı olan, baskıcı, otoriter ve totaliter bir ideolojidir. Bu …

error: LÜTFEN KOPYALAMAYIN OKUYUN!