MİHRİ BELLİ

MİHRİ BELLİ’NİN HAYATI VE ESERLERİ

Mihri Belli, Aralık 1915 yılında İstanbul’un Silivri ilçesinde dünyaya geldi. 

Belli, Mahmut Hayrettin Bey’in oğludur.

Komünist siyasetçi ve yazar kimliğiyle tanınmaktadır. 

‎Robert Koleji’nden mezun olduktan sonra ABD’deki Mississippi Üniversitesi’nde İktisat Fakültesi’ni bitirdi.

Marksist düşünce ve devrimci eylemle 1936 yılında iktisat eğitimi almaya gittiği Amerika’da tanıştı.

ABD’de gençlik ve işçi hareketlerine katıldı.

Bir süre Mississippi’de zenci yarıcılar içerisinde faaliyet gösterdi.

1940 yılında Türkiye’ye dönüş yaptı ve  TKP ile irtibata geçti.

Türkiye o dönem tek partili yönetim sisteminin etkisi altındaydı.  

Belli, Türkiye’ye döner dönmez o zaman İstanbul il sekreteri olan ilkokul arkadaşı Davit Nae aracılığıyla yasa dışı Türkiye Komünist Partisi’yle irtibat kurdu.

TKP saflarında faaliyet gösterdi. 1942 senesinin sonlarında TKP’nin Merkez Komite üyeliğine getirildi.

1943 ve 1944 senelerinde İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde Ordinaryüs Profesör Fritz Neumark’ın asistanlığını yaptı. 

İstanbul Üniversitesi’nde İlerici Gençler Birliği’nin kurucularından ve örgütleyicilerinden biri oldu.

1944 yılında İlerici Gençler Birliği kovuşturmasında tutuklandı ve  iki yıl hapis ve sürgün cezası aldı.

1946’da  Mihri Belli yurt dışına çıktı. Yunan İç Savaşı’na gerilla olarak katıldı.

Demokratik Ordu saflarında tabur komutanlığına kadar yükseldi.

Burada “Kapetan Kemal” adıyla çağrılıyordu.

Meydana gelen çatışmalarda iki defa yaralandı. Bulgaristan ve Sovyetler Birliği’nde tedaviye alındı.

1950 yılında Türkiye’ye pasaportsuz girmekten ve tabanca bulundurmak suçundan tutuklandı ve kısa bir süre hapiste yattı.

Serbest kaldıktan sonra ertesi yıl,  1951 TKP tevkifatında yeniden tutuklandı ve yargılandı.

7 yıl hapis ve iki yıl dört ay zorunlu ikamet cezasına çarptırıldı.

Mihri Belli ilk defa 1960’lı yıllarda yasal olarak, kendi adıyla konuşma ve yazma imkanına ulaştı.

“Türk Solu” ve “Aydınlık Sosyalist Dergi” isimli yayın organlarının yayınlanmasında katkısı oldu.

Bu süreçte de yaptığı konuşmalar ve  kaleme aldığı yazılarından dolayı iki defa tutuklandı ve aylarca hapishanede yattı.

Mihri Belli, bu süreçte Millî Demokratik Devrim (MDD) tezlerini geliştirdi.

Arkadaşlarıyla beraber kitlesel bir öz kazanmaya başlayan gençlik hareketinin Deniz Gezmiş, Mahir Çayan gibi liderleriyle iletişim kurdu.

Milli Demokratik Devrim kısa sürede sol görüşlü gençlik hareketi içerisinde ciddi bir etkinlik sağladı.

Türkiye’de, 68 kuşağı gençlik hareketinin devrimci ve Marksist bir özellik kazanmasını sağladı.

Mihri Belli, 12 Mart 1971  tarihinde gerçekleşen Muhtıra’nın ardından yakalanmamak için yurt dışına gitti.

Bir süre Filistin Kurtuluş Örgütü’nün misafiri oldu. Daha sora Türkiye’ye dönüş  yaptı.

Fakat birkaç ay sonra yeniden yurt dışına çıkarak Batı Avrupa’ya geçti.

Orada da bir süre kalarak Yurtsever dergisinin yayınlanmasında katkı sahibi oldu.

Bülent Ecevit’in liderliğini yaptığı CHP’nin 1973 Genel Seçimlerinde en büyük parti olarak çıktığı zaman Türkiye’deydi.

1974 Af Kanunu’ndan sonra arkadaşlarıyla beraber 1975 yılında Türkiye Emekçi Partisi’ni kurdu.

Parti kurulur kurulmaz Sıkıyönetim Mahkemesi Savcılığı harekete geçti ve Program ve Tüzük’te yer alan “Kürt” sözcüğünün kaldırılması talebinde bulundu.

Aradan yıllar geçtikten sonra Anayasa Mahkemesi harekete geçti ve Parti’yi, Kürtlere eşit hakları savunduğu  gerekçesiyle kapattı.

1979 yılında Belli’ye karşı suikast girişiminde bulunuldu ve  saldırıda ağır şekilde yaralandı.

12 Eylül 1980 darbesinden sonra, 1981 yılı sonlarına doğru yurt dışına gitti ve bir süre Ortadoğu’da kaldı.

“Faşizme Karşı Birleşik Direniş Cephesi”nin kuruluşunda yer aldı.

Ortadoğu’dan sonra İsveç’e gitti. Tüm bu zaman zarfında Kürt hareketini yakından takip etti.

1992 yılında yeniden Türkiye’ye döndü.

1997 yılında Abdullah Öcalan ile görüşerek Kürt sorunun fedarasyona gidilmeden de üniter devlet çatısı altında eşitlik temeli üzerinde gönüllü birliğin kurulabileceği hususunda fikir birliğine vardıkları uzun bir görüşme yaptılar. Yapılan bu görüşme daha sonra kitap olarak yayınlandı.

1996 yılında ÖDP, 2002 yılında da SDP kurucusu oldu. 3 Kasım 2002 Milletvekiliği Genel Seçimleri’nde DEHAP’tan İstanbul Birinci Bölge Adayı oldu.

2005 yılında 50 yıl önce hapiste yaptığı portreler, “Hapisaneden çizgiler” adıyla  sergilendi.

Kürt halkı özgür olmadan Türk halkının özgür olamayacağı fikrini savundu.

Türkiye’de en önemli esas ve birinci sorununun Kürt meselesi olduğunu belirtmiştir.

Toplam 11 sene hapis, 18 sene zorunlu sürgün hayatı yaşadı. 2006 senesinde 90. yaşı kutlandı.

29 Aralık 2007’de SDP’den istifa etti.

2008’de Sosyalist Demokrasi Partisi’nden (SDP) ayrılanlarla beraber İşçilerin Sosyalist Partisi’nin (Sosyalist Parti) kuruluşunda yer aldı. Yazılarında İşçi Partisi’ni ve ÖDP’yi sert bir dille yermiştir.

16 Ağustos 2011’de solunum yetmezliği sebebiyle İstanbul Göztepe’deki evinde hayatanı kaybetti. Feriköy Mezarlığı’na defnedildi. 

Eserleri:

-Rigas’ın Dediği – Türkçe – İngilizce.

-Eine Analyse der türkischen Linken – Almanca

-Türk Solu – Dün, Bugün – Türkçe – İngilizce

-Türkiye: Yapı, Ulusal Sorun – Türkçe – İngilizce

-İnsanlar Tanıdım – Türkçe (1997)

-Gurbetten Notlar – Türkçe (1998)

-Gerilla Anıları – Türkçe (2000)

-Asıl Mesele O Kiraz Ağaçları (2002)

-İnsanlar Tanıdım, Mihri Belli’nin Anıları (2002)

Bernamegeh Türkçe / bernamegeh@gmail.com

AYRICA BAKIN

TARIK AKAN KİMDİR

Tahsin Tarık Üregül veya sahne adıyla bilinen Tarık Akan, 3 Aralık 1949 tarihinde İstanbul’da dünyaya …

error: LÜTFEN KOPYALAMAYIN OKUYUN!