Boncuklu Tarla

Mardin Derik’te 12 bin yıllık “kamu binası”nın kalıntıları bulundu

Mardin’in Dargeçit ilçesinin Ilısu Mahallesi’ndeki Boncuklu Tarla’da yapılan kazı çalışmasında 12 bin yıllık “kamu binası”nın kalıntıları ortaya çıkarıldı.

Boncuklu Tarla, Mardin Derik’te yer alan bir arkeolojik sit alanıdır. Geç Epipalaeolitik’ten Çömlek Öncesi Neolitik B dönemlerine kadar işgal edilmiş bir yerleşimin kalıntılarıdır. 2008 Yılında Ilısu Barajı inşaatından önce yapılan arkeolojik araştırmalar sırasında keşfedilmiş ve 2012 yılından bu yana Mardin Müzesi’nden bir ekip tarafından kazılmıştır.

Boncuklu Tarla’da 2019 yılında taş sütunlu büyük bir ortak yapının keşfedildiği bildirilerek Göbekli Tepe ile karşılaştırmalar yapıldı. Dikdörtgen planlı mimarinin erken bir örneğidir. Ekskavatörler ayrıca, doğrulanırsa dünyanın bilinen en eski kanalizasyon sistemine sahip olduğunu iddia ettiler.

Boncuklu Tarla 2008 yılında Mardin ilinde keşfedilmiştir. Keşif, Ilısu barajı yakınlarında yapılan bir araştırma kazısı sırasında yapılmıştır. Site ilk kazısını 2012 yılında Mardin Müzesi himayesinde yapmış, ardından ikinci kazısını 2017 yılında Mardin Artuklu Üniversitesi’nden Dr. Ergül Kodaş yapmıştır. Boncuklu Tarla’da bulunan tapınak Göbeklitepe ile aynı döneme aittir. Türk üniversite rektörü İbrahim Özçosar, Boncuklu Tarla’nın Göbeklitepe’den daha yaşlı olduğunu iddia eden açıklamalarda bulunmuştu.

Dicle Kalkınma Ajansı (DİKA) ve Mardin Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen “Boncuklu Tarla Neolitik Çağ Yerleşim Yeri Çevre Düzenlemesi Projesi” ile turizme kazandırılması hedeflenen Boncuklu Tarla’da 4 dönüm alanda kazı çalışmaları tamamlandı.

Yaklaşık 10 milyon lira bütçeli proje kapsamında 11 dönüm alanda daha kazı çalışmalarının tamamlanmasıyla bölge turizme açılacak.

Bu alana çok fazla boncuk bulunduğu için “Boncuklu Tarla” adı verilmiştir.

Anadolu Ajansı’nın haberine göre Mardin Artuklu Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ergül Kodaş başkanlığında arkeolog, antropolog, arkeozooloji ve arkeobotanik uzmanlarının yer aldığı 15 kişilik ekip tarafından yürütülen bu sezonki kazılarda 3 döneme ait üst üste inşa edilmiş, 12 bin yıllık olduğu belirtilen “kamu binası”nın kalıntılarına ulaşıldı. Alanda boncuk, ok uçları ve kemik gibi birçok buluntu da gün yüzüne çıkarıldı.

Doç. Dr. Ergül Kodaş, 2012 yılından bu yana aralıklarla çalışmaların yapıldığı alanda 2020 yılı itibarıyla Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle yürütülen kazının geçen yıldan beri Türk Tarih Kurumunun desteğiyle devam ettiğini söyledi.

Boncuklu Tarla’nın Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem’e tarihlenen bir yerleşim yeri olduğunu, köylülerin burada çok fazla boncuk bulmasıyla adının bu şekilde literatüre girdiğini belirten Kodaş, “Boncuklu Tarla’da milattan önce 13 binden 8 binin sonuna kadar kesintisiz bir iskan olduğu tespit edildi. Birbirinden farklı dönemlere ait mimari kalıntılar, iskeletler, küçük buluntular ve çok sayıda boncuk ele geçirildi.” dedi.

Kodaş, kazılarda höyüğün en doğusundaki yaklaşık 300 metrekarelik alanda çalışmaların devam ettiğini kaydetti.

Doç. Dr. Kodaş, kazılarda kalıntılarına ulaşılan “kamu binası”na ilişkin, “Milattan önce 10 bin yılına ait 3 defa üst üste inşa edilmiş binanın önemli bir bölümü açığa çıkarıldı. Bir binanın tamamı gün yüzüne çıkarıldı. Bu, konut olmayan birçok kişi veya grup tarafından kullanılmış büyük boyutlu yapılar.” diye konuştu.

Yapıların içinde steller (dikilmiş, yüksekliği eninden uzun yekpare bir taştan oluşan yapıt), payandalar (düşey bir taşıyıcıyı, binayı ya da tekneyi gerek dengede tutabilmek gerekse devrilmesini, çökmesini ya da kaymasını engellemek amacıyla kullanılan ahşap ya da betondan göğüsleyici dayanak) ve kolonların olduğunu belirten Kodaş, yapının hem mimari hem de iç düzenlemeleri açısından konuttan farklı bir şekilde inşa edildiğinin belirlendiğini belirtti.

Kodaş, kazı ilerledikçe bu binanın altında iki ayrı evreye ait yapıların olduğunu fark ettiklerini dile getirdi.

“Benzer boyutlara ve özelliklere sahip binalar aynı alana üst üste inşa edilmişler. Evrelerin hepsi milattan önce 10 bin yılına ait. Biri terk edildikten sonra doldurulmuş ve onun üzerine yenisi inşa edilmiş. Her evre arasındaki tam süreyi henüz bilemeyiz ama çok uzun bir süre geçmemiş, öyle görünüyor.” ifadelerini kullanan Kodaş, inanç merkezleri olarak da ilişkilendirilebilecek bu “kamu binaları”nın ne amaçla kullanıldığının ilerleyen süreçte daha iyi ortaya çıkacağını belirtti. “Bölgenin kültürel mirası daha geniş kitlelere ulaştırılabilecek”

DİKA ve Mardin Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan proje ile alanın turizme kazandırılacak olmasının önemine işaret eden Kodaş, hazırlanan projeyle korunacak alanda karşılama evinin yapılmasının planlandığını söyledi.

Kodaş, “İlerleyen süreçte hem bilimsel anlamda kazılar desteklenecek hem de bölgenin tanıtımı ve kültürel mirası daha geniş kitlelere ulaştırılabilecek.” diye konuştu.

Boncuklu Tarla’daki kazı çalışmalarında görev alan, Ilısu köyünde yaşayan vatandaşlardan Halit Demirbağ, 2017 yılından bu yana yaz aylarında aralıklı olarak kazı alanında çalıştığını belirtti.

Yeni kalıntılarına ulaşılmasından dolayı mutlu olduklarını dile getiren Demirbağ, alanın turizme kazandırılacak olmasından da memnuniyet duyduklarını ifade etti.
Eski tapınaklar bulunmuştu

Yaklaşık 2,5 hektar alana sahip Boncuklu Tarla’da bugüne kadar Epipaleolitik Dönem’den Geç Çanak Çömlek Öncesi Neolitik Dönem B Evresine kadar geçen süreçten kalma çok sayıda buluntu gün yüzüne çıkarılmıştı.

Kazılarda bugüne kadar, mimari kalıntı, ev, özel yapı, “kamu binaları” ile mezarlarda 130 bireye ait iskeletler, 100 bini aşkın boncuk ve Neolitik Dönem’e ait 11 bin 300 yıla tarihlendiği düşünülen tapınak bulunmuştu.

Boncuklu Tarla’da son bulunan tapınağın ise 12 bin yıllık olduğunun tahmin edildiği açıklanmıştı.

Bu bölgenin Sümerler, Akadlar, Babiller, Hititler, Urartular, Romalılar, Abbasiler, Selçuklular ve Osmanlılar gibi birçok yerleşik medeniyete sahip olduğu bilinmektedir. Boncuklu Tarla’da en az altı meslek seviyesinin oluştuğunu belirlemek için yerinde analizlerin yanı sıra C14 kalibrasyonu ve laboratuvar çalışmaları yapıldı. Bu altı seviye arasında Geç Çömlek Öncesi Neolitik B, orta Çömlek Öncesi Neolitik B, eski Çömlek Öncesi Neolitik B, Çömlek Öncesi Neolitik B’den Çömlek Öncesi Neolitik A’ya geçiş ve daha sonra Epipa-leolitik bulunmaktadır.

Bernamegeh Türkçe

 

AYRICA BAKIN

Erdal Çolak’ın Tarihin Başladığı Uygarlık Kürdistan ve Kürtler kitabı

Erdal Çolak’ın Tarihin Başladığı Uygarlık Kürdistan ve Kürtler kitabı okuyucuyla buluştu

Bu kitabın önemi geçmişin saklı ve esrarengiz derinliklerinde dolaşarak tarihe ve geleceğe özelliklede Kürt halkına …

error: LÜTFEN KOPYALAMAYIN OKUYUN!