Neolitik dönemin izlerini taşıyan Çayönü Höyüğü’nde sandık tipi 3 yeni mezar bulundu

Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde neolitik dönemin izlerini taşıyan Çayönü Höyüğü’nde yürütülen arkeolojik kazılarda sandık tipi 3 yeni mezar bulundu

Çayönü Höyüğü ya da Çayönü Tepesi Diyarbakır il merkezinin kuzeybatısında, Ergani İlçesi’nin 7 km güneybatısında yer alan bir höyüktür. Höyük, 4,5 metre yükseklikte 160 x 350 metre boyutlarında yayvan, geniş bir tepe üzerindedir. Güneyinden Boğazçay Deresi geçmektedir.

Bilinen neolitik yerleşmelerin pek çoğundan daha geniş bir kazı çalışmasının yapıldığı Çayönü, yerleşik avcı – toplayıcılıktan tarım yapan ve hayvan yetiştiren bir topluma geçişi kesintisiz bir silsile olarak vermektedir. Bunun gibi iyi korunmuş mimarisi, bu alandaki gelişme aşamalarını iyi izlemeyi sağlamaktadır.

Diğer yandan sağlanan tüm bilgiler yerleşim planları, günlük yaşam ve sosyal yapılanış hakkında da geniş bilgi sağlamaktadır. Bu bağlamda Çayönü, neolitikleşme sürecinin anlaşılmasında son derece önemli bulgular sağlamıştır.

Göçebelikten yerleşik yaşantıya, avcılık ve toplayıcılıktan üreticiliğe geçilip tarıma ilk başlanılan yerler arasında bulunan Çayönü Höyüğü’nde, yaklaşık 10 bin yıl önceye tarihlenmesiyle sadece bölge değil, dünya uygarlık tarihi için de büyük önem taşıyor.

İçinde 400’den fazla bireye ait kemik ve kafatasının depolandığı “Kafataslı Yapı”, mozaikli yapı “Terrazo Binası”nın gün ışığına çıkarıldığı höyükte ilki geçen yıl bulunan sandık tipi mezarın bu yıl yenilerine ulaşıldı.

Kazı çalışmalarında sandık tipi 3 yeni mezar bulundu

Uzman ekip tarafından mezarlardan en büyüğünün kapağı bugün açıldı. Mezarın toprak dolgusu ile güçlendirildiği görüldü. Mezar içerisindeki cesedin korunması amacıyla yapılan dolgu, antropolog ve arkeologlarca hassasiyetle süpürülerek incelenecek.

1964 yılında başlatılan, 1991’de güvenlik nedeniyle ara verilen ve 7 yıl önce yeniden başlatılan arkeolojik kazılar, Prof. Dr. Aslı Erim Özdoğan’ın başkanlığındaki ekip tarafından yürütülüyor.

Kazı başkanı Prof. Dr. Özdoğan, gazetecilere, iki farklı zaman dilimine yönelik çalışma yürüttüklerini, bunların çanak çömlekli neolitik ve İlk Tunç Çağı olduğunu belirtti.

Geçen yıl yapılan çalışmalarda milattan önce 3 bininci yıllara ait olan bir yapı ve eklentilerini tespit ettiklerini anlatan Özdoğan, “Bu yapının kuzey devamını bu sene araştırdık. Aynı zamanda geçen yıl bir sandık tipi mezarımız vardı” dedi.

Özdoğan, hiç beklemedikleri bir zamanda geçen yıl bulunan mezarın çok yakınında biri bozulmuş 3 sandık tipi mezara daha ulaştıklarını, antropologların incelemesinin ardından net bulgulara ulaşacaklarını söyledi.

“Mezarın bozulmadan elimize geçmesi antropolojik açıdan önemli. Dışarıdan çok fazla müdahale olmadığı için DNA analizi yapma imkanı veriyor. Bir de içerisindeki buluntulara dışarıdan herhangi bir şekilde müdahale edilmediğini göstermesi açısından önemli. Hem arkeolojik malzemenin hem de antropolojik malzemenin bırakıldığı gibi bugüne ulaştığının bir tür garantisi sandık tipi mezar” açıklamasında bulunan Özdoğan, Çayönü yerleşim alanının Kuzey Mezopotamya için önemli bir yere sahip olduğunu kaydetti. (AA)

Bernamegeh Türkçe

AYRICA BAKIN

Militarizmin potansiyel zararları nelerdir?

Militarizmin potansiyel zararları, toplumsal, ekonomik, politik ve uluslararası düzeylerde çeşitli olumsuz etkilere neden olabilir. İşte …

error: LÜTFEN KOPYALAMAYIN OKUYUN!