QAZÎ MUHAMMED'İN VASİYETİ

QAZÎ MUHAMMED’İN KÜRTLERE VASİYETİ

1900 yılında Mahabad’da doğan Qazi Muhammed, Mahabad’ın önde gelen ailelerinden biri olan Qazî Ali’nin oğlu olarak dünyaya gelir. Çocukluğunda Kutabhane denilen din okulunda okumuş ve babasından temel eğitimini almıştır. Mehabad Vakıflar Dairesi Müdürlüğünü yaptıktan sonra babasının yerine kadılığa atanmıştır.

Qazi Muhammed Mahabad Vakıflar Dairesi Müdürlüğünü yaptıktan sonra babasının yerine kadılığa atanmıştır.

12 Aralık 1945’te Azerilerin özerkliklerini ilan etmelerinin ardından 22 Ocak 1946’da Mahabad Çarçıra Meydanı’nda Qazî Muhammed’in öncülüğünde, Mahabad halkı, tüm Kürdistan parçalarından misafirler, KDP yöneticileri, aşiret liderleri ve Peşmergeleriyle Mele Mustafa Barzani’nin de hazır bulunduğu toplantıda Kürt ulusal bayrağının göndere çekilmesi, Milli marş ‘Ey Raqip’in okunması ve dualar eşliğinde Mahabad Kürt Cumhuriyeti ilan edilir.

Sovyetler 9 Mayıs’ta İran topraklarından çekilince 17 Aralık’ta İran ordusu Mahabad’ı işgal ederek Mahabad Cumhuriyeti’ni yıktı.

İran devleti yöneticileri, mahkumlara karşı şikayetleri olan tüm kişilerden kanıtlarını sunmalarını istedi. Askeri mahkemenin kararı sonrasında Qazi Muhammed, Seif Qazi ve Sadr Qazi’yi ölüme mahkum etti. 31 Mart 1947 şafak vaktinde Cumhuriyetinin kurulduğu yer olan Çarçıra Meydanı’nda asılarak idam edildi.

Qazi ölmeden önce Kürtlere son vasiyetini bildirerek onları birliğe ve beraberliğe çağırır.

QAZÎ MUHAMMED’İN KÜRTLERE SON VASİYETİ

Ey Kürt Milleti!

Değerli Kardeşlerim!

Zulüm ve baskı gören halkım!

Ben ömrümün son saatlerini yaşıyorum. Allah aşkına artık birbirinize düşmanlık etmeyin sırt, sırta verin, zorba düşmana ve zalimlere karşı durun. Kendinizi düşmana bedavaya satmayın.

Kürt halkının düşmanları çoktur, zorba ve acımasızdırlar. Her halkın, ulusun başarı sembolu birliktir, işbirliği ve dayanışmadır. Birliğini sağlamayan, uyumu olmayan halk, her zaman düşmanın baskısına maruz kalır, ezilir. Kürtlerin, yeryüzünde yaşayan öteki halklardan eksik bir yanı yoktur. Hatta, siz yiğitliğinizle, fedakarlığınızla, baskıdan kurtulan halklardan daha ileridesiniz. Düşman işi bitinceye kadar sizi ister ve işi bittikten sonra size hiç acımaz, sizi hiç affetmez. Düşmanlarının baskısından kurtulan halklarda sizin gibiydiler, ama onlar kurtuluş için birliklerini sağlamışlardı. Yeryüzündeki tüm halklar gibi artık sizde ezilmeyin. Birlik olursanız, birbirinizi kıskanmazsanız, kendinizi düşmana satmazsanız, sizde kurtulursunuz.

Kardeşlerim,

Artık düşmanlarınıza aldanmayın, Kürtlerin düşmanları hangi ulustan ve gruptan olurlarsa olsunlar, düşmanlarımızdırlar; merhametsizdirler, vicdansızdırlar, sizlere acımazlar.

Sizi birbirinize kırdırırlar, yalan dolanlarla, para-pulla sizi karşı karşıya getirirler. Kürt halkının düşmanları içinde en zalimi, en mel’unu, en tanrı tanımazı, en acımasızı Acem (İran)’dir. Kürtlere karşı her türlü suçu işlemekten geri kalmaz, tüm tarih boyunca Kürtlere düşman olmuş, kin gütmüş, kin gütmektedir. İsmail Simko, kardeşi Cevher Mengurlu Hamza ağayı ve daha nicelerini, Kur’ana yemin ederek kandırdılar, kalleşçe öldürdüler. Onlar, Acemlerin kendilerine iyi davranacağına dair Kur’an üzerine ettikleri yemine safça inandılar. Bugüne kadar olan tarih boyunca hiç kimse, Acemlerin sözlerine sadık kaldıklarını, Kürtlere verdikleri sözü tutup vaatlerini yerine getirdiklerini görmemiştir. Küçük bir kardeşiniz olarak size diyorum ki, Allah aşkına birbirinizi tutun, birbirinize destek olun. Emin olun ki, eğer Acem size bal veriyorsa içerisine mutlaka zehir katmıştır. Acemlerin yalan vaatlerine, sözlerine kanmayın, eğer Kur’ana bin kez el basıp söz verse de amacı sizi kandırmaktır, hile yapmaktır.

Ben ömrümün son saatlerini yaşıyorum. Diyorum ki size doğru yol göstermek için elimden gelen her şeyi yaptım, canla başla mücadele ettim, bu uğurda gevşek davranmadım.

Şimdi de size diyorum ki, artık Acemlere inanmayın, onların Kur’ana el basarak verdikleri söze inanmayın. Size nasihat ediyorum ki yüce Allah aşkın vaatlere artık inanmayın. Çünkü onlar ne Allahı tanıyorlar, ne peygamberlere, ne kıyamet gününe ne Allah huzurunda sap vermeye inanıyorlar. Onların nezdinde Müslüman da olsanız, Kürt olduğunuz için suçlusunuz, onların düşmanısınız, malınız onlara helaldır.

Benim verdiğim söz ‘sizi kötü kalpli düşmanın eline bırakıp gitme’ değildi. Ben geçmişişimizi ve Acemlerin söz vererek, hileyle kandırıp, yakaladığı, öldürdüğü büyüklerimizi çok düşündüm. Onlar her zaman aklımdaydılar ve ben hiçbir zaman Acem’lere güvenmedim.

Aman onlar buraya dönmeden önce yolladıkları mektuplar ile elçi olarak gönderdiği ünlü Kürt ve Farslarla, Acem devletini, Şah’ın kendisinin kötü amaçları olmadığına, Kürdistan’da bir tek damla kan akıtmayacaklarına dair söz verdiler. Onların verdikleri sözün neticesini şimdi siz gözlerinizle görüyorsunuz. Eğer aşiret reislerinin ihaneti olmasaydı, onlar kendilerini Acem hükümetine satmasaydılar, bunlar da bizim ve Cumhuriyetimizin başına gelmezdi.

Sizlere nasihatım, vasiyetim odur ki; çocuklarınızı okutun. Eğitim dışında, bizim diğer halklardan hiçbir eksiğimiz yoktur. Halklar kervanından kopmamak için okuyun, okumak düşmana karşı en etkili silahtır. Emin olun bilin ki, eğer uyumunuz, birliğiniz, eğitiminiz iyi ise, düşmana karşı zafer kazanırsınız. Benim kardeşimin, amcaoğlumun öldürülmesi, gözünüzü korkutmasın. Amaçlarımıza ulaşana kadar daha bizim gibi birçok kişi, bu yolda öleceklerdir.

Eminim ki bizden sonra da başka kişiler riyakarca aldatılarak ortadan kaldırılacaktır. Eminim ki bizden sonra birçok kişi, bizden yetenekli ve bilinçli de olsalar, Acemlerin kurduğu tuzağa düşecekler. Ama umut ederim ki bizim ölmemiz, bağrı yanık Kürtlere ibret olur ders alırlar.

Size bir diğer vasiyetim de şudur: ‘’Halkın mutluluğunu, iyiliğini isteyin. Halk sizin yardımcınız olursa, eminim ki sizde Allah’ın yardımı ile başarıya ulaşırsınız. Sen niye başarıya ulaşmadın, diyebilirsiniz. Cevap olarak diyorum ki ‘vallahi ben başarılı oldum. Ben halkın ve vatanın uğruna malımı canımı veriyorum. Bundan daha büyük bir başarı, nimet olur mu? İnanın ki ben her zaman Allah’ın, onun resulü, halkın ve vatanın huzurunu yüz akıyla çıkacak bir ölümü istedim. Bu benim için bir zaferdir.

Sevdiklerim, Kürdistan tüm Kürtlerin evidir. Her evde, ev sakinlerine bildikleri işler verilir. Artık ötekilerin kıskanma hakkı yoktur. Onun işine artık taş koymak olmaz. Sizden birisinin omuzlarında büyük sorumluluklar olmasından, yerine getireceği, sorumluluk duyacağı bilinenler payına büyük işler düşmesinden ve onun da bu işleri yapmasından üzüntü duymak olmaz. Emin ol ki Kürt kardeşin kindar düşmandan daha iyidir. Eğer omuzlarımda büyük sorumluluk olmasaydı (Allahın selamı üzerinde olsun) ve Allah’ın ben bugün dar ağacı altında olmayacaktım. Birbirinize karşı tamahkar olmayın. Bizim emirlerimizi yerine getirmeyenler, sadece emirlerin yerine getirmemekle kalmıyorlardı, bize tam bir düşman gibi davranıyorlardı. Şimdi onlar çocuklarının arasında ve derin uykudadırlar. Biz kendimizi halkın hizmetçisi olarak gördüğümüz için, halka hizmet ettiğimiz için darağacının altındayız ve ben son saatlerimi vasiyetimi yazarak geçiriyorum.

Eğer omuzlarımda büyük bir sorumluluk olmasaydı ben de çocuklarımın arasında derin uykuda olurdum. Oysa ben şu anda ölümden sonra yapmanız gerekenler konusunda nasihatlarımı yazıyorum. Ve eminim ki eğer sizden biri benim sorumluluğumu almış olsaydı, şimdi o darağacı altında olacaktı. Allahın rızasını almak için halkının hizmetkarı olan bir Kürt olarak, omuzlarımdaki sorumluluk gereği aşağıdaki nasihatları ediyorum.

Umut ederim ki şu andan itibaren dersler çıkarır, nasihatlarıma uyarsınız, Allahın yardımı ile düşmana karşı zafer kazanırsınız

1- Allaha, peygambere (Allahın selamı üstünde olsun) ve Allahın yanında olan her şeye inanın, iman edin, dini vecibeleri yerine getirmede güçlü olun.

2- Aranızdaki birlik ve uyumu koruyun, birbirinize kötülük yapmayın, özellikle sorumluluk ve hizmet alanında tamahkarlık yapmayın.

3- Düşmanın sizi aldatmaması için eğitim seviyenizi yükseltin

4- Düşmana özellikle Aceme inanmayın. Çünkü Acem birkaç açıdan sizin düşmanınızdır.

Dininizin, ülkenizin, halkınızın düşmanıdır. Tarih ispat etmiştir ki Kürtler aleyhine sürekli bahane aramıştır. En küçük suçlarda dahi Kürtleri öldürüyorlar, Kürtlere karşı her türlü suçu işlemekten geri kalmıyorlar.

5- Bu dünya da birkaç günlük ve önemsiz bir yaşam uğruna kendinizi düşmana satmayın. Çünkü düşman düşmandır, düşmana güvenilmez.

6- Birbirinizi siyasi, maddi, manevi ve namus alanlarında ihanet etmeyin. Çünkü hain, Allahın, insanların huzurunda suçludur, ihanet döner haini vurur.

7- Eğer sizden birisi, ihanet etmeden işini yapıyorsa, kendisine yardımcı olun, kıskançlık ve tamah için kendisine karşı durmayın, ya da Allah göstermesin onun hakkında yabancıların ajanı olmayın.

8- Bu vasiyetimde camii, hastahane ve okullar hakkında yazdıklarımın yerine getirilmesini talep edin, bunlardan yararlanın.

9- Diğer halklar gibi baskı ve zülümden kurtulmak için mücadele etmekten geri durmayın. Dünya malı önemli değildir. Eğer vatanınız varsa, özgür ve serbestseniz, o zaman her şeyiniz var demektir, malınız, mülkünüz, devletiniz, ülkeniz, saygınlığınız da olacaktır.

10- Allah’a olan can borcu dışında kimseye borcum olduğunu zannetmiyorum. Ama eğer az ya da çok, borölu olduğum biri çıkarsa ben geriye mal-mülk bıraktım gidip varislerimden istesin.

Birbirinizi tutmadığınız müddetçe başarılı olamazsınız. Birbirinize zulüm etmeyin. Çünkü Allah zalimleri çok çabuk yok eder. Zulüm ortadan kalkacak, bu Allahın sözüdür. Allah zalimden intikam alır.

Bu sözleri kulağınıza küpe edeceğinizi umud ediyorum. Allah sizi düşmanlarınız karşısında zafere ulaştırsın. Sadi’ni buyurduğu gibi amacımız nasihattı yaptık.

Sizi Allaha havale etik gidiyoruz.

Halkının ve vatanının hizmetçisi Qazi Muhammed.

BERNAMEGEH

UYARI: Yazıların izinsiz kopyalanması ve Web Sitelerinde yayınlanması kesinlikle yasaktır. Hakkınızda yasal işlemlerin başlatılabileceğini lütfen unutmayın!

AYRICA BAKIN

Odysseia destanının edebi ve tarihi özellikleri

**Odysseia Destanı** hakkında tarihi bilgiler şunlardır: Yazarı ve Yazılışı: – **Yazar**: Odysseia destanı, Antik Yunan’ın …

error: LÜTFEN KOPYALAMAYIN OKUYUN!