Irkçılığa Karşı Yazılmış En İyi Beş Şarkı

 

  1. Fight the Power

Fight the Power”, Amerikan hip hop grubu Public Enemy’nin 1989’da Motown’dan single çıkarttığı şarkı.

Şarkı, 1989’da yaptığı filmi Do the Right Thing için soundtrack arayan yönetmen Spike Lee’nin isteği üzerine ortaya çıkarılmıştır.

İlk olarak filmin soundtrack albümünde yayımlanan şarkının farklı bir versiyonu da grubun 1990 tarihli studio albümü Fear of a Black Planet’ta yer aldı.

Fight the Power”, çok sayıda Afroamerikan kültürüyle ilgili göndermelerle ve ses örnekleriyle doludur; mesela Afroamerikan sivil haklar hareketindeki konuşmalar, siyahi kiliselerindeki ayinler ve James Brown’ın müziği gibi.

Single olarak “Fight the Power”, Hot Rap Singles’da 1 numaraya, Hot R&B Singles’da 20 numaraya çıktı.

The Village Voice’un “Pazz & Jop” eleştirmenler anketinde 1989’un en iyi single’ı seçildi.

Public Enemy’nin en bilindik şarkısı oldu ve eleştirmenler ve dergiler tarafından tüm zamanların en iyi şarkıları arasında sayıldı.

2001’de şarkı Amerika Kayıt Endüstrisi Birliği’nin derlediği “Yüzyılın şarkıları” (İng:Songs of the Century) listesinde 228 numarada yer aldı.

2. Glory (Common ve John Legend şarkısı)

“Glory”, Amerikalı rapçi Common ve şarkıcı John Legend tarafından seslendirilen bir şarkı.

Sözleri Legend, Common ve Rhymefest tarafından yazılan şarkı, 11 Aralık 2014’te Columbia Records tarafından, Amerika Birleşik Devletleri’nin Selma ve Montgomery şehirleri arasında 1965’te gerçekleşen protesto yürüyüşlerini konu alan Selma filminin tema şarkısı olarak yayınlandı. Common filmde sivil haklar hareketi lideri James Bevel’ı canlandırdı.

Şarkı, Amerikan Billboard Hot 100 listesinde 49 numaraya yükseldi. Şarkı için çekilen video klip 12 Ocak 2015’te yayınlandı.

“Glory”, 2015’te düzenlenen 87. Akademi Ödülleri ve 72. Altın Küre Ödülleri’nde En İyi Özgün Şarkı ödülü kazandı.

3. There’s Got to Be a Way

There’s Got to Be a Way”, Amerikalı şarkıcı ve söz yazarı Mariah Carey’nin kendi adını taşıyan ilk stüdyo albümünden (1990) bir şarkı.

Columbia tarafından İngiltere’de albümün beşinci ve son single’ı olarak yayınladı. Şarkı, Carey’nin Şubat 1990’da beraber yaptıkları ilk kayıt oturumunda Ric Wake ile birlikte yazdığı dört şarkıdan biriydi, ancak son parça listesine dahil edilen tek kompozisyon “There’s Got to Be a Way” olmuştu.

Dünyadaki yoksulluk, ırkçılık ve savaşa hitap eden sosyo-politik bir R&B – pop şarkısıdır.

Albüm 1990’da piyasaya sürüldüğünde parça karışık eleştiriler aldı. Carey’nin vokalleri övülürken, sözler çok politik olarak görüldü.

Şarkı için sosyal adaletsizlikleri vurgulayan bir müzik videosu da çekildi. Şarkı UK Singles Chart’da 54. sıraya ulaştı.

4. We Shall Overcome

“We Shall Overcome” (“Üstesinden Geleceğiz”), Afroamerikan sivil haklar hareketi (1955-1968)’nin önemli bir marşı olmuş protest şarkısıdır.

Şarkının sözleri, Charles Albert Tindley’nin yazdığı bir gospel şarkısının nakaratından türemiştir.

Şarkı 1947 yılında “We Will Overcome” ismi ile People’s Songs Bulletin (Pete Seeger’ın yönettiği ve yol göstericisi olduğu People’s Songs örgütünün bülteni)’de yayımlandı.

Zilphia Horton’ın katkısı olarak ve kendisi hazırladığı bir giriş kısmı ile bültende yayımlandı.

Onun en sevdiği şarkı idi ve şarkıyı kendi repertuvarına içeren Pete Seeger’a öğretmenin yanı sıra Frank Hamilton ile şarkıyı 1950’de kaydeden Joe Glazer gibi eylemci şarkıcılara öğretti.

1959’dan beri şarkı, sivil haklar hareketine bağlantılı olmuştur. 1959’da Guy Carawan, Tennessee Monteagle kasabasındaki Highlander Folk School’da düzenlenen şiddetsiz öğrenci eyleminde şarkı önderi kapasitesini aldıktan kısa bir süre sonra şarkı hareketin gayrıresmî marşı oldu.

Seeger ile Joan Baez gibi 1960’ların ilk yıllarındaki diğer ünlü folk şarkıcıları şarkıyı protesto toplantılarında, halk müziği festivallerinde ve diğer konserlerde söyleyerek şarkının ününe katmışlardır. Çok tanınmış olmasından beri şarkı, dünya çapında bir sürü protestoda çalınmıştır.

5. Where Is the Love?

“Where Is the Love?”, Amerikalı hip hop müzik grubu The Black Eyed Peas’in 2003 yılında yayımlanan Elephunk adlı albümlerinden çıkan ilk teklidir.

Şarkıda Justin Timberlake, konuk sanatçı olarak yer almaktadır. Amerikan müzik listelerinde ilk ona, İngiltere ve Avustralya listelerinde bir numaraya kadar yükselen şarkı, birçok ülkede de üst sıralarda yer almıştır.

Şarkı, geniş çevrelerce 2003 yılının en başarılı şarkılarından biri olarak kabul edilmesine rağmen, grubun önceki düşük albüm satışları ve yetersiz tanıtımları yüzünden bu etki daha da azaldı.

Önceki albümlerindeki müzik tarzının grubun düşük başarısındaki en önemli etmen olduğunu düşünen Ron Fair, gruba daha popüler şarkı yapmalarını önerdi.

Fair’in yakın arkadaşlarından biri olan Justin Timberlake ile anlaşan grup, şarkıyı kaydettikten sonra albümü yayımladı ve albümden kısa bir süre önce de şarkıyı tekli olarak satışa sundu.

Şarkıda will.i.am’in yapımını üstlendiği şarkının üzerine Nas’in One Love adlı şarkısından örnekler eklendi.

AYRICA BAKIN

“Güneşli Pazartesiler”: İşsizliğin Gölgesinde Onur, Dayanışma ve Varoluşun Sessiz Çığlığı

Fernando León de Aranoa’nın 2002 yapımı Güneşli Pazartesiler (Los lunes al sol), İspanya’nın Vigo kentinde …

error: LÜTFEN KOPYALAMAYIN OKUYUN!