ZARE ALİEVNA YUSUPOVA

ZARE ALİYEVNA YUSUPOVA VE KÜRDOLOJİ ARAŞTIRMALARI

1917 Ekim Devrimi ile iktidara gelen Vladimir Lenin önderliğindeki Bolşevikler tarafından 1922 yılında kurulan SSCB, Soğuk Savaş sürecinde Amerika Birleşik Devletleri’nin karşısında önemli bir güç konumunda idi. Kürtler Sovyetler Birliği döneminde bir ulus olarak resmen tanındı. 1923 yılında Azerbaycan Kürtleri için Ermenistan SSC ve Dağlık Karabağ Özerk Oblastı arasında Laçın merkezli Kürdistan Uyezdi olarak bilinen bölge kuruldu.

Sovyetler Birliği Kürt kültürünün gelişmesine katkıda bulundu, ilk kez Kürt olmayan araştırmacıların yanında Kürtler kendi kültürlerine dair yapılan çalışmalara katkıda bulunmaya başladı. 1928-29 yılları arasında ilk Kürtçe latin alfabesi olan Şemo-Marogulov alfabesi hazırlandı, eğitim kurumları ve akademiler açıldı, çok sayıda Kürtçe yayın evi kuruldu ve pek çok eser yayınlandı. Kürtler bu olumlu ortamda bir çok alanda kendilerini var ettiler.

Sovyetler Birliği’nin kurulması Kürt kültürünün korunmasında hayatî bir rol oynadı. İlk defa Kürt olmayan araştırmacıların yanında kendisi Kürt olan insanları da kürdoloji çalışmalarına katkıda bulunmaya başladı. Türkiye, Suriye, Irak ve İran’daki Kürtler anadillerini kullanıp yaygınlaştırılmakta kısıtlamalarla karşı karşıya kalırken, Sovyetler Birliği’nde yaşayan Kürtler anadillerini bir standarda dönüştürdüler.

Konusu ve kapsamı bakımından ilk kez düzenlenen 1934 Kürdoloji Kongresi Ermenistan SSC’de toplandı.

Erivan Radyosu’nun Kürtçe yayınları 1955’te başladı ve Sovyetler Birliği sınırlarının ötesindeki Kürtler üzerinde de büyük bir etkisi oldu. Eznîva Reşîd radyonun ilk spikeridir. Komşu ülkelerdeki, özellikle de Türkiye’deki Kürtler Sovyet aktarımlarına bizzat ulaştı ve yasaklı halde bulunan ana dillerini bu radyodan dinlediler.

Kürdoloji veya Kürt çalışmaları, Kürtçe, Kürtler, Kürt kültürü, geleneği vb. üzerine farklı disiplinler ile akademik olarak inceleme ve araştırma yapmayı amaçlayan öğretidir.  Sovyetler Birliği’ndeki Kürtler Kürdolojinin temellerini atmıştır ve Sovyetler Birliği’ndeki çalışmalar öne çıkmıştır. Sovyet ulus sistemi ve Kürt milliyetçi hareketinin de katkısı olmuştur. Sovyetlerdeki önemli dört Kürdoloji merkezi Leningrad, Erivan, Moskova ve Bakü’de ortaya çıktı. Erivan’da düzenlenen 1934 Kürdoloji Kongresi sonrasında “Kürdoloji” kavramı yaygın hale geldi. Bu Kürdologlardan biride Zara Aliyevna Yusupova’dır.

Zara Aliyevna Kimdir

Kürt dilinde uzmanlaşmış bir Kürdolog ve Filolog olan Aliyevna 1934 yılında dünyaya geldi. Tam adı Zare Alievna Yusupova’dır. Filoloji Bilimleri Doktoru derecesine sahip olan Aliyevna, Kürtçe öğrettiği Saint Petersburg Devlet Üniversitesi’nde profesör olarak çalışmaktadır. 6 monografi dahil 70’den fazla bilimsel eser yayınladı. Yusupova’nın ana araştırma alanları, daha az çalışılan Kürt lehçeleri , Sorani ve Hawramice’ye ( folklor ve yazılı materyallere dayalı) odaklanarak Kürt edebiyatının klasiklerinin yayınlanmasıdır.

Zara Yusupova Aliyevna, St. Petersburg’da filoloji bilimleri doktoru ve Kürdoloji bölümünde başuzman olarak çalıştı. Zara Yusupova bu grup içinde önemli çalışmalar yaptı. 1956 yılında “Kürtçenin güney lehçesinde postpositives ve edatları (Soranice)’’ adlı doktora tezini sundu. 1961 yılından şimdiye kadar Rusya bilim akademisi doğu bölümü Sankt-Petersburg şubesinde çalıştı. Yusupova Kurdoev birlikte soraniceye ilişkin ortak bir çalışma yapmıştı. Burada birçok bilimsel çalışma gerçekleştirildi.

Zara Aliyevna ve Kürt lehçeleri

Zara Alievna ile Shakro Mgoi’nin birlikte 1960’da kaleme aldığı Kürtçe komik hikâyeler ve anekdotlar kitabında Kürtlerden şöyle söz edilir; “Kürtler antik kültürün halkı olarak halk sanatı hazinesinin anavatanında yaşarlar. 

Kürt folkloru kök olarak Müslümanlıktan çok daha eskilere dayanır ve eski tarihlerden kesintisiz biçimde Kürt halkının kaderine bağlı olarak günümüze ulaşmayı başarmıştır.

Asırlar boyunca kendi bağımsızlığı için mücadele eden Kürtler, tüm zorluklara rağmen kendi yaşamını ve folklorunu özgün, zengin ve rengârenk kılmayı başarmıştır.

Büyük Rus Şarkiyatçı V.V. Nikitine göre ‘’İçerisinde sadece geçmiş neslin mirasını bulmuyoruz, bizim günümüzde halen yaşamsallığını koruyan etkileyici sanatsal gücünü de bize gösteriyor. Ve halen her gün kendini yenileyerek, artırarak zenginleştiriyor. Komşu halklara katkı yapıyor, onların sanatsal elementlerini sindirip dönüştürüyor.”

Bu kitapta Kürtlerin konuşma sanatının biçimi ve espritüel anlatımları eşsizdir.

Bu hikâyeleri Kürtlerin kültürel, dinsel bakışlarına, örf ve adetlerine ilişkin önemli bilgiler sunuyor. Mizahlarda şehirler, eski akarsular, dağlar ve hatta kaynakların isimleri net bir şekilde yer alıyor.

Zara Yusupova Aliyevna’nın Mayıs 2011’de ünlü Kürdolog Mixail Lazerev’in anısına Moskova Doğu Bilimleri Akademisi’nde Uluslararası Kürdoloji Sorunları Konferansı sırasında yaptığı konuşma halen hafızalarda. Konuşmasında, başlarda yabancı araştırmacıların klasik yaklaşımlar içinde olduğunu, lehçeleri sadece coğrafya, aşiretler yâda küçük bölgeler ile ele aldıklarını ve adlandırdıklarını ifade ediyordu.

O küçük konferans salonunda kürsüde duran o yaşlı kadın sakin ama son derece bilimsel ve inandırıcı üslubu hafızalardaki canlılığını koruyor. St. Petersburg’dan Moskova’ya bu konferans için gelmişti.

Zara Yusupova Aliyevna, o zaman St. Petersburg’da filoloji bilimleri doktoru ve Kürdoloji bölümünde başuzman olarak çalışıyordu. Halen de aynı çalışmasını sürdürüyor. 1958 yılında (İran filoloji bölümünü)  Leningrad Devlet Üniversitesinin doğu fakültesini bitiren Aliyevna, 1958-1961 yıları arası Rusya bilim akademisinin Doğu Enstitünün Leningrad bölümünde yüksek lisans okulunu ( Kürt bölümü) okumuştu.

LENİNGRAT’TA KÜRT LEHÇELERİ ÜZERİNE ÇALIŞMALAR

Aliyevna denildiğinde akla ilkin üzerinde en az araştırma yapılan konulardan birisi olan Kürtçe’nin (diyalektleri) lehçeleri geliyor.

Zara Yusupova Kürtlerin topraklarında yok sayıldığı ve haklarında araştırma yapılmasının yasaklandığı için sadece dış ülkelerde açılmış önemli araştırma merkezlerinde birinde okuma ve araştırmacı olma şansına kavuşan az sayıdaki bilim insanından biriydi. St. Petersburg’daki bu merkezin gerçek politik amaçları ne olursa olsun yaptıkları bilimsel çalışmalar Kürtler açısından önemlidir.

Rus kürdoloji biliminin temeli doğu bilimlerinin bir parçası olarak bilim adamları olan V. Dittel, V.A. Jukovski, Vasiliy Vladimiroviç Bartold, Veliaminov Zernov, Vladimir Vladimiroviç, P. Lerx, Alexander Jaba, V. F. Minorski, V. P. Nikitin ve diğerlerin çalışmalarıyla atıldı. Ama kürdolojinin örgütlenmesi ve gelişimindeki temel rol İ. A. Orbeli’ye aittir. İ. A. Orbeli- Leningrad-Petersburg kürdoloji akımının atası ve kurucusudur. Aynı zamanda Kürt kültürü, edebiyatı, dili ve folklorunun tarihlerine ilişkin birçok değerli çalışmanın sahibidir.

1959 yılında İ. A. Orbeli’nin inisiyatifiyle başkanlığını yaptığı Bilim Akademisi Doğu Enstitüsü Leningrad bölümünde Kürdoloji grubu ( ilkin Kürt dairesi olarak) kuruldu. Bunun için yayınlanan kararnamede şöyle deniyordu: ‘’Kürdoloji bölümünün daha net çalışma planını oluşturma ihtiyacı olduğundan… İran masasında çalışan bir grup Kürt bilimciyi bağımsız bir grup biçiminde ve benim yönetimimde çalışmaları için ayrılmalarına talimat veriyorum.”

Bu grup; K. K. Kurdoev, İ. İ. Tsukerman, Margarita Borisovna Rudenko, Jaklina Surenovna Musaelyan, E. İ. Dementıev (Vasileva) ve yüksek lisans öğrencileri İ. A. Smirnov, Zara Yusupova Aliyevna, K. R. Eyubi, Celile Celil’den oluşuyordu.

Bunlar Kürt halkının tarihi, kültürü ve dilinin araştırılmasına ilişkin tüm çalışmalardan sorumlu kılındı. Böylelikle Rusya Kürdoloji tarihinde yeni bir dönem başlatılmış oldu. Bu çalışma bugüne dek İ. A. Orbeli’nin gösterdiği yönden gelişmeye devam ediyor.

YUSUPOVA KÜRT DİLİ ÜZERİNDEKİ ÇALIŞMALARDA ÖNEMLİ ROL OYNADI

Zara Yusupova bu grup içinde önemli çalışmalar yaptı. 1956 yılında “Kürtçenin güney lehçesinde postpositives ve edatları (Soranice)’’ adlı doktora tezini sundu. 1961 yılından şimdiye kadar Rusya bilim akademisi doğu bölümü Sankt-Petersburg şubesinde çalıştı.

1992 yılında Kürt lehçesi Goranice’de XVIII-XIX yüzyıllardaki edebi anıtlarına ilişkin doktora tezi yaptı. Sankt-Petersburg devlet üniversitesinin profesörü, Kürt dili öğretmeni Yusupova’nın,  yaklaşık 70 çalışması yayınlandı. Bunlardan 6 tanesi monografidir. Rusya bilim akademisi doğu bölümü Sankt-Petersburg şubesinde ve Sankt-Petersburg devlet üniversitesinde Yüksek lisans öğrencilerinin yöneticiliğini yaptı.

Grubun ilk çalışma dönemlerinde en çok Kürt dilbilimi gelişti. İlkin Grubun ana uzmanları olan K. K. Kurdoev, İ. İ. Tsukerman, sonradan ise onların öğrencisi olan İ. A. Smirnov (ki şu anda Rusya bilim akademisinin dilbilimsel araştırma Enstitüsü çalışanıdır) ve Zara Aliyevna Yusupova tarafından Kürt edebi dili ve onun lehçelerinin morfolojisi, fonolojisi ve sözdizimine ilişkin çalışmalar yapıldı. Bu çerçevede gramer, eğitim kitapları ve alfabeler oluşturuldu, folklorik tekstler yayınlandı ki bunlar diyalektoloji karşılaştırmalı çalışmalar için içerik olarak çok zengin dil materyallerini oluşturuyordu.

Kürt dilbilimsel tarihi açısından tartışmasız önemli bir yere sahip olan K. Kanade Kurdo’dur  (K. K. Kurdoev). Kendisi bilindiği gibi Rusya Kurdolojisinin kurucularından biriydi ve bu çalışmaların gelişmesi için çok şey yapmıştı. K. K. Kurdoev’in kaleminden Kürt diliyle ilgili temel eserleri yayınlamış ve bu eserler Kürt dil bilimciliğinin temelini oluşturmuştur.

Bunlardan biri ilk akademik çalışma olan ‘’Kürt dilinin (kurmanci) grameri’’ 1957 yılında yayınlandı, ‘’Kürtçe-Rusça sözlük’’ ile ‘’ Kurmanci ve Soranice lehçeleri materyallerine dayalı Kürt dilinin karşılaştırmalı dilbilgisi (gramer)’’ de yayınlandı. Kurdoev’in yayınlanmamış olan çalışmalarından en dikkat çekenlerinden birisi ise ‘’ Kürt dilinin Zaza’ca lehçesinin araştırması’’ ve ‘’ Rus ve Sovyet kürdolojisi yazıları’’dır.

HAFIZALARDA KORUNMASI GEREKEN İSİM QANADÊ KURDO

Kurdoev, Kürt dilinin farklı boyutlarını araştırmanın yanında ayrıca da Kürt edebiyatı, tarihi, dini, periyodik yayınlarına ilişkin çalışmaları da yapıyordu.

Yine bir dilbilimci olan İ. İ. Tsukerman’ın da çalışmaları Kürt lehçesi kurmancinin dilbilgisine ilişkindir. Bunlardan en önemlisi ‘’Kürt dilbilgisine ilişkin yazılar’’ 1962 yayınlandı,  ki bu kurmanci lehçesinin sözlü (glagol) sisteminin araştırılmasına ilişkindi. Yine  “Xorasan kurmancisi” monografisi  var. Bu da kurmanci lehçesinin bir biçimi olan (Xorasandan olan) Türkmenistan Kürtlerinin konuşmasına (telaffuz ) ilişkin araştırmasıdır.

1960 yıların başından itibaren Kürt Grubunun çalışanları ve yüksek lisans öğrencileri, Kürt dilinin güney lehçelerini (diyalektiklerini) araştırmaya başlıyorlar ki bu lehçeler çağımızın İran ve Irak Kürdistan’ında kullanılmaktadırlar.

K. K. Kurdoevin yönetiminde İ. A. Smirnova tarafından ‘’Kürt dilinde (sorani lehçesi) karmaşık fiillerin oluşumu’’, Yusupova tarafından ‘’ Kürt dilinin (soranice) güney lehçesinde postpositives ve edatları’’ ve A. X. Marufun tarafından ‘’Kürd sözlükçülüğün tarihi ve Rusça-Kürtçe sözlüğünün yapımının ilkeleri’’ adlarıyla 1972 yılında güney Kürt diyalektiklerine ilişkin araştırma tezleri hazırlandı.

Sonraki yılarda Gruba üye olan dilbilimciler (lingvistser) tarafından güney lehçelerinin (diyalektleri) dilbilgisi (gramerin) yapısı ve kelime bilgisine (leksik) ilişkin araştırma monografileri yayınlandı. Yusupova Kurdoev birlikte soraniceye ilişkin ortak bir çalışma yapmıştı. Burada birçok bilimsel çalışma gerçekleştirildi.

*Bu çalışmada Yusupova’nın Kürt dili lehçeleri üzerine yaptığı çalışmaları konu edinen makalelerinden faydalanılmıştır.

Kaynaklar:

-gilidax.wordpress.com.

-Can, Hüseyin (2005). Sosyalist Sovyetler Birliği’nde Kürtler. Pêri Yayınları.

Rohat Alakom (1987). Kürdoloji Biliminin 200 Yıllık Geçmişi (1787-1987). Komkar Yayınları.

Bernamegeh Türkçe

UYARI: Yazıların izinsiz kopyalanması ve Web Sitelerinde yayınlanması kesinlikle yasaktır. Hakkınızda yasal işlemlerin başlatılabileceğini lütfen unutmayın!

AYRICA BAKIN

SİNEMXAN BEDİRXAN

SİNEMXAN BEDİRXAN KİMDİR

Celadet Elî Bedirxan’ın kızı, Dr. Kamiran Elî Bedirxan’ın yeğeni olan Sinemxan, 13 yaşında babasını kaybetti. …

error: LÜTFEN KOPYALAMAYIN OKUYUN!