LÜBNAN'DAKİ KÜRTLER

LÜBNAN’DAKİ KÜRTLER KİM

Lübnan Cumhuriyeti, Doğu Akdeniz kıyısında bir Arap ve Orta Doğu ülkesi. Başkenti Beyrut’tur. Tarihteki Fenike uygarlığının vatanı Lübnan ve kıyılarıdır. Güneyinde bulunan İsrail ile 81, ve kuzeyinde bulunan Suriye ile 403 kilometre sınıra sahip Lübnan, Yüzölçümü 10.452 km2, nüfusu yaklaşık olarak 4.224.000’dir. Lübnan’ın ulusal ve resmî dili Arapçadır.

1970’lere kadar Lübnan, farklı dinlerden insanların bir arada yaşadığı ve özellikle başkenti Beyrut’taki finansal sektörün sayesinde Ortadoğu’nun gelişmiş ülkeleri arasında bulunuyordu. Ülkede 15 yıl süren iç savaştan sonra ise, ülkede siyasi parti ve milis hareketi olan varlığını sürdüren Hizbullah ile İsrail arasındaki savaşlar nedeniyle Lübnan, uzun seneler suikastlar ve ekonomik çöküntü ve siyasi çalkantılar yaşandı.

Lübnan’daki Kürt Nüfusu

Resmi olmayan verilere göre Lübnan’da 70 binden fazla Kürt yaşıyor. Bunlardan 50 bin kadarı başkent Beyrut’ta yaşıyor. Fakat Lübnan’daki Kürtlerin sayısı 1970’li yıllarda şimdikinden çok daha fazlaydı.

Lübnan’daki Kürtlerin Tarihi

Kürtlerin Lübnan’a yerleşim tarihi 800 yıl öncesine dayanıyor. Kürtlerin ilk olarak bu ülkeye göçü Selahaddini Eyyübi dönemine takabül ediyor. Fakat bugün siyasi ve ekonomik anlamda Kürtler Lübnan’ın en silik halklarından biri durumunda. Beyrut’un en eski sokaklarından biri Xendeq Xemiq sokağıdır. 50’den fazla Kürt aile bu sokakta yaşıyor.

Lübnan’daki Kürtleri, Eyyubiler döneminde göç edip Araplaşanlar, Osmanlı Devleti döneminde gelenler ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasından sonra özellikle Mardin ve Haseke’den göç edenler olarak ayırmak mümkündür. Şöyle ki; Kürtlerin ilk olarak Baalbek çevresine yerleştiği iddia edilmiştir. Ayubi, Orfali, Doughan, Kurdi, Kalash gibi Kürt aileler, Türkiye’den Osmanlı birlikleri ile gelmiştir.

Lübnan’daki Kürtlerin bir bölümü de Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında, Türkiye’nin Kürtlere yönelik baskıları nedeniyle Lübnan’a göç etmiş. 20. yüzyılın ilk yarısında Lübnan’a gelen Kürtlerin çoğu, Suriye yoluyla Mardin, Midyat ve çevresinden (Turabdin13) Türkiye’deki 1925 Şeyh Said İsyanı ile gelirken 1950’li yılların sonlarında ve 1960’lı yılların başlarında ise Suriye’den gelenler oluşturmuştur.

Ayrıca 1958-1961 yılları arasında kurulan Mısır-Suriye ittifakı, Suriye’deki birçok Kürt’ün Lübnan’a göç etmesine neden olmuştur. Suriye’deki Kürtlerin göçünü takiben Irak’tan bir başka grup da Lübnan’a göçü başlatırken Irak’taki 1958 darbesine müteakip yaşanan olaylar, 1961-1975 yılları arasında Lübnan’a Kürt göçünü de arttırmıştır. Dolayısıyla 1925 yılı ile 1930’lu yıllarda Mardin ve çevresinden, 1950 ve 1960’lı yıllarda Suriye’nin kuzeyindeki Haseke’den ve 1958-1975 yılları arasında Irak’tan Kürtlerin Lübnan’a ulaştığı tahmin edilmektedir.

Beyrut İngiliz konsolosluk raporlarında ise KDP’li Abdül Karim ile yapılan bir görüşmede Kürt nüfusu ile ilgili
şu bilgiler öne çıkmıştır.
“Abdülkerim, 1975-76 olaylarından önce Lübnan’da 70-80 bin Kürt’ün olduğunu söyledi. Bu sayı artık göç nedeniyle 50.000’e düştü. Bunlardan 10,000’i Lübnan vatandaşlığı elde etmiş ve diğerlerinin Lübnan vatandaşlığına yönelik başvuruları “incelenmiştir”. Beyrut’taki Kürtlerin çoğu Bab Idriss, Kantari, Zarif, Zuqaq al Blat ve Wadi Abu Jamil bölgelerinde yer alırken 1976 yılında Karantina ve Tel el Zaatar’dan St Simeon Ouzai bölgesinde de olmuşlardı”. “Abdül Karim, Damour’a giden Kürtlerin sayısının önemsiz olduğunu düşünürken, Ouzai’deki sahil şeridinde bulunan Kürtlerin, mali kaynaklara sahip olmayan Lübnanlı ve Filistinli solcu grupların ellerinde olduğunu gözlemlediler. Kürt mültecilere yardım eden Lübnan devleti, genel olarak, Lübnan’daki Kürtlerin, devletin baskısının yokluğundan fayda gördüklerine, aşırılık yanlısı olduklarını itiraf etti.”

David Mc Dowall, “Modern Kürt Tarihî” adlı eserinde göçler sonucu Lübnan’da en az 100.000 Kürt nüfusu olduğunu belirtirken bu bilgiyi de Lokman İbrahim Meho’nun The Case of The Kurds In Lebanon,” adlı Yüksek Lisans tezine dayandırdığını belirtmiştir. Yazarın temas ettiği istatistiksel veri adı geçen tezde; “Lübnan’da tahmini olarak 1985’lere kadar 40 ila 100 bin arasında” bir sayının olduğunu verirken tezin yazıldığı yıla (Aralık 1995) atıf yaparak; “ancak şu an 40 binden fazla bir sayı” olarak verilmiştir. Dolayısıyla yukarıdaki tez kaynak gösterilerek verilen bilginin “tahmini olarak” verilmesine ve bahse konu olan tarihte de 40.000 olarak verilmesine rağmen David Mc Dowall, bilgiyi tahrif etmiştir. Lübnan’daki Kürtlerin çoğu, Mardin, Midyat ve çevresindeki “Üç kavak (Rajdiye), Yenilmez (el-Mkhashniyeh), Kayatepe (el-Mnezil), Söğütlü (Kinderib), Ömerli (Ma’sarteh-Mahsarte), Marjeh, Jib al-Graw, Marska, Zeni, Fateh, Matina” köylerinden gelmiştir.

Lübnan’da iç savaşın yaşandığı yıllarda Lübnan’dan ayrılan Kürtlerin çoğu, ülkeyi düzenli olarak ziyaret etmeye devam etmektedir. Lübnan vatandaşlığı almış Kürtler, sosyo-ekonomik durumlarını 1994 yılı sonrasında iyileştirmiştir. Vatandaşlık alan Kürtlerin yarısından fazlası Lübnan doğumlu olduğundan Lübnan sistemine entegre olmuşlardır. Nüfus olarak Beyrut’ta toplandıkları için, kentte meydana gelen ekonomik imkanlardan da yararlanmışlardır. Beyrut’ta vatandaşlığa geçmek, Beyrut Sünni siyasal çevresi içerisinde Beyrut seçmeni olarak bir değer anlamına geldiğinden
Kürtler açısından da önemli bir statü kazandırmıştır.

Lübnan Beyrut Kürtleri Derneği

1963 yılında kurulan Beyrut Kürtleri Derneği, Lübnan’ın en eski dernekleri arasında yer alıyor.

Beyrut Kürtleri Derneği’nin tek odalı bir sınıfı var. Beyrut’ta yaşayan 50 bin Kürt aileden bazıları çocuklarını Kürtçe öğrensin diye buraya gönderiyordu. Şimdi bütçe olmadığı için burayı da kapatıyorlar. Kürtçe anadil eğitimi için son umutta böylece ortadan kalkıyor.

Lübnan’da 300 bin Kürt 70’li yılların sonunda ülkedeki karışıklıklar, iç savaş ve ekonominin kötüleşmesiyle Avrupa ve Amerika’ya göç etti. Her ne kadar Lübnan’daki Kürtlerin yüzde 90’ı vatandaşlık hakkına sahip olsa da ancak siyasi temsiliyetleri gözardı edilmiş.

Kürtlerin çoğunluğu Beyrut’taki Zuqaq Belat, Xendeq Xemiq, Kerntin û Bir Hesen mahalleleriyle birlikte 10’dan fazla mahallede yaşıyor. En temel haklarından mahrum bırakılan tek halk Kürtler, Lübnan’ın tek sahipsiz ulusu.

Lübnan Kürtlerinin Sosyal, Sınıfsal ve Kültürel Durumları

Kürtlerin yoksulluk sınırında veya altında yaşadığını ve okuryazarlık oranlarının düşük olduğu ortaya çıkmıştır. Kürtler, Lübnan toplumunun sosyal katmanları konusunda düşük sosyal işlerle uğraşmaktadır. Dolaysıyla Kürtler, Lübnan sosyolojisinde de önemli bir etki alanına sahip olmamıştır. Kürtler, iyi bir servete ve eğitime sahip olmadıklarından sosyal sınıf olarak alt tabakaya mensup olmuştur. Ancak vatandaşlık almış Kürtler, sosyo-ekonomik durumlarını iyileştirmiştir. Vatandaşlık alan Kürtler, Lübnan sistemine entegre olduğundan ekonomik imkanlardan da yararlanmışlardır. Beyrut’ta vatandaşlığa geçmek, Beyrut seçmeni olarak bir değer anlamına geldiğinden Kürtler açısından da önemli bir statü kazandırmıştır.

Lübnan’ın ulusal ve resmî dili Arapçadır. Lübnanlıların ekseriyeti, ana dil Arapçanın yanı sıra Fransızca ve İngilizce konuşabilmektedir. Zira ülkede anaokulundan itibaren yabancı dil öğrenimi mecburdur. Anadili olarak Arapça, Lübnan’daki tüm etnik ve dini gruplar arasında kullanılmaktadır.

Eskiden Fransız sömürgesi olan Lübnan’da çoğunlukla kullanılan yabancı dil İngilizce olmasına karşın üst ve orta sınıflarda Fransızca daha yaygın olarak bilinir ve konuşulur. Lübnan, Fransızca konuşan ülkeler topluluğu (Frankofon) içerisinde yer alır. Bugün nüfusun %20’si Fransızca bilmektedir.

1866’da Beyrut Amerikan Üniversitesi’nin kuruluşuyla ilk defa konuşulmaya başlanan ve özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren yaygınlık kazanan İngilizce ise günlük hayatta iletişim dili olarak kullanılmasa da, uzun seneler ülkedeki Fransız etkisinden rahatsızlık duyan Müslümanlar tarafından öğrenilmesi siyaseten tercih edilen bir yabancı dil olmuştur.

Kaynaklar:

-Dr. Mehmet Çelik, Tarihsel ve Demografik Bir Kritik: Lübnan’daki Kürtler, Tarih ve Gelecek Dergisi, Aralık 2019, Cilt 5, Sayı 3.

-Meir Zamir, The Formation of Modern Lebanon, New York: Cornell University Press, 1988.

-European Commission, “European Neighbourhood Policy: Country Report, Lebanon”, 2 Mart 2005.

-CIA-the World Factbook, “Lebanon-2009.

Bernamegeh Türkçe

UYARI: Yazıların izinsiz kopyalanması ve Web Sitelerinde yayınlanması kesinlikle yasaktır. Hakkınızda yasal işlemlerin başlatılabileceğini lütfen unutmayın!

AYRICA BAKIN

“Güneşli Pazartesiler”: İşsizliğin Gölgesinde Onur, Dayanışma ve Varoluşun Sessiz Çığlığı

Fernando León de Aranoa’nın 2002 yapımı Güneşli Pazartesiler (Los lunes al sol), İspanya’nın Vigo kentinde …

error: LÜTFEN KOPYALAMAYIN OKUYUN!