KÜRDİSTAN İSMİ NASIL ORTAYA ÇIKTI, İLK NE ZAMAN KULLANILDI

Kurdistan, bölge ismi olarak ilk kez Edessalı Matthias tarafından yazılmış olan Ermeni Kroniki adlı kitapta, bir bölgeyi adlandırmak için kullanılmıştır. Edessa’lı Matthias, Diyarbakır ve Siverek arasında olan bir bölgeyi K’rdstanac olarak tanımlamıştır.

Kürdistan‘ı idari bir terim olarak ilk kullanan Selçuk Sultanı Sencer’dir (1117-1157). Sencer, İran’daki Hamedan şehrinin batısındaki Bahar kalesini merkez alan eyalete Kürdistan adını vermiştir.

Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde Kürdistan’dan şöyle bahsedilir. (17. yüzyıl):

“Kürdistan büyük ülkedir. Bir ucu Erzurum, Van diyarlarından Hakkâri, Cizre, İmadiye, Musul, Şehrizor, Harir, Ardelan, Derne, Derteng’i de içererek Basra Körfezi’ne kadar yetmiş konak mesafe sayılır. Arap Irak’ı ile Osmanlı arasında bu yüksek dağlar içinde altı bin adet Kürt aşireti ve kabilesi güçlü bir sed olmasaydı Acem kavmi için Anadolu’yu istila etmek çok kolay olurdu (…) Ama bu Kürdistan’ın eni, boyu gibi geniş değildir.

İlk Türkçe ansiklopedik sözlük sayılan Kamus’ul-Alam‘da ise Kürdistan hakkında şöyle denir: (1896):

“Kürdistan, Urmiye ve Van göllerinin kıyılarından Kerhe (Kerxe) ve Diyale ırmaklarının kaynaklarına ve Dicle’nin akış yatağına dek uzayıp, kuzeybatıya doğru sınırları Dicle’nin akış yatağını izleyerek, Fırat’ı oluşturan Karasu yatağına ve oradan kuzeye doğru, Aras havzasını Fırat ve Dicle havzasından ayıran su ayırımı çizgisine kadar ulaşır. Bu itibarla, Osmanlı İmparatorluğunda, Musul vilayetinin büyük bölümü, yani Dicle’nin solunda bulunan yerleri ve Van ve Bitlis vilayetleriyle Diyarbekir ve Mamuretulaziz* vilayetlerinin birer parçası ve Dersim sancağı Kürdistan’dan sayılır. İran’da da Kürdistan adıyla bilinen eyaletle Azerbaycan eyaletinin yarısı, yani güneybatı bölümü, Kürdistan’dır. Böylece Kürdistan, kuzeydoğu yönünden Azerbaycan, doğudan Irakı Acemî (Acem Irakı), güneyden Loristan ve Irakı Arabî (Arap Irakı), güneybatı yönünden Mezopotamya, kuzeybatı yönünden de Anatoli ile sınırlıdır.”

Orta Doğu’da Kürtlerin tarih boyunca yaşadığı coğrafî ve etnik bölge için kullanılan Kürdistan terimine ilk kez Selçuklular döneminde rastlanır;12. yüzyıldan itibaren Selçuklular, kendi hâkimiyetlerinde olan, bugün güney Kürdistan olarak görülen ve o dönemde bir yönetim birimi olan bölgeyi Kürdistan olarak anmaya başlamışlar ve bilinen literatürde ilk kez Kürdistan terimini kullananlar da onlar olmuşlardır.Selçukluların hâkimiyetindeki Kürdistan yönetim bölümünün tam olarak sınırlarının ne olduğu, bu bölümün yönetimsel özelliklerinin ayrıntıları gibi konular çok net bilinmemektedir. Bununla birlikte bu hususlarda çeşitli kanıtlar ve bilgiler de bulunmaktadır; örneğin 1340 yılında yazılmış olan Nezhetü’l Kulub isimli eserde Kürdistan vilayetine dair bilgiler yer almakta, vilayetin sınırları Arap Irak’ı, Huzistan, Pers Irak’ı, Azerbaycan ve Diyarbakır olarak verilmiştir.

Selçuklulardan önce bölgede hâkim olmuş olan Arapların bölgeyi Kürdistan olarak adlandırmadıkları bilinmektedir. Kürdistan teriminin Selçuklularca ortaya atılmasından önce Kürtlerin yaşadığı bölgelere farklı adlar verilmekteydi. Örneğin, Kürtlerin çoğunlukta yaşadığı bölgelerden olan ve bugünkü orta Kürdistan’a denk gelen bölgeye el-Zavzan, “Zewezan” veya “Zûzan el-Ekrad” (Kürd Zozanı) denmekteydi. Bununla birlikte bu bölgenin tanımı pek kesin değildir; tam olarak nereden başlayarak nereye kadar uzandığı çok net değildir.

Bugün Kürtler yoğun olarak Toros ve Zagros dağlarının kesiştiği, Mezopotamya’yı da içine alan, Türkiye’nin Doğu Anadolu, Güneydoğu bölgeleri, Irak’ın kuzeyi, İran’ın Kürdistan, Batı Azerbaycan, Kermanşah ve Loristan eyaletlerinde yaşarlar. Kürtlerin yoğunlukta yaşadıkları Orta Doğu’daki bu bölge için hâlen Kürdistan terimi de kullanılmaktadır. Azerbaycan’ın Zengilan, Laçın, Kubadlı ve Kelbecer rayonlarında yaşayan Kürt nüfusu bölge Ermenistan Silahlı Kuvvetleri tarafından ele geçirildikten sonra Azerbaycan’ın içlerine göçmek durumunda kalmışlardır.

Ayrıca göçlerle oluşmuş bir Kürt diasporası mevcutsa da, Kürt nüfusunun ezici çoğunluğu bu coğrafyada yaşamaktadır; bazı tahminler coğrafyadaki Kürt nüfusunu 22 milyon olarak telaffuz etmiştir. Bununla birlikte birçok kaynağa göre verilen rakamlar genellikle tahminîdir; sonuçta farklı tahminler baz alınarak Orta Doğu’da Türkiye, İran, Irak ve Suriye ile bunlara ek olarak Ermenistan’da bulunan Kürt topluluğunun toplam nüfusunun 20 milyonun üzerinde olduğu söylenebilir.

Kürtlerin diyarı anlamında olan Kürdistan teriminin ilgili coğrafî bölgeyi tanımlamaktaki önemi ve kullanımının ötesinde, belirli bir etnik grubun ve kültürün yayıldığı bölgeyi tanımladığını ve bu sebeple sosyal ve siyasal bir kavram teşkil ettiğini ortaya atanlar da olmuştur. Nitekim Kürdistan terimi (Kürt terimiyle birlikte) siyasal olarak 20. yüzyıla kadar kullanılmamıştır. Çağdaş bağlamda Kürdistan isminin kullanımı çeşitli siyasi ihtilafları beraberinde getirmektedir; örneğin Türkiye devleti geleneksel olarak Kürdistan teriminin kullanımının bölücü bir ima taşıdığını öne sürmektedir.

BERNAMEGEH

UYARI: Yazıların izinsiz kopyalanması ve Web Sitelerinde yayınlanması kesinlikle
yasaktır. Hakkınızda yasal işlemlerin başlatılabileceğini lütfen unutmayın!

AYRICA BAKIN

Pamela Adlon Kimdir, Hayatı

Amerikalı oyuncu, senarist, yapımcı, yönetmen ve seslendirme sanatçısı Pamela Adlon, 9 Temmuz 1966 yılında dünyaya …

error: LÜTFEN KOPYALAMAYIN OKUYUN!