KASSİTLER

Kassitler yada Kardunaj Devleti.

MÖ 1600’lü yıllarda Eski Hitit Krallığı’nın güney seferleri çerçevesinde önce Yamhad Krallığı’nı ortadan kaldıran I. Murşili Babil’e kadar ilerlemiş ve kenti yağmalamıştır. Bu aşamadan sonra büyük bir karmaşa içine giren bölgede Kassitler yeni bir siyasi güç olarak ortaya çıkmışlardır. Aslında Kassitler’in daha 18. yüzyılın ortalarından beri Babil Bölgesi’nde özellikle kırsal bölgelerde ve büyük kentlerin çevresinde, tarımsal faaliyetlerde bulunarak varlıklarını devam eden bir topluluk olduğu düşünülür. Zamanla kentlere içinde de önemli bir güç olarak varlıklarını koruyan Kassitler’in, zayıflayan Babil’de yeni bir siyasi güç olarak ortaya çıktıkları düşünülür. Aslında bu türden değişimler, gerek Eski Babil öncesinde gerekse sonraki dönemlerde de Mezopotamya’nın siyasi panoramasında izlenebilir.

Kaslar devrine ait vesikaların en büyük kısmı orta Babilde Nippur (bugünkü Nuffaf) şehrinde 1889-1900 yıllarındaki kazılarda bulunmuştur. Bunlar akatça olup bugüne kadar takriben 600 kadarı neşredilmişse de kazıcılar bunların 15000 den fazla olduğunu söylemişlerdir. Vesikaların eh mühim kısmı Nippur eyaletinin idaresine dair hesap vesikalarıdır. Sayısı pek az olan, hukukî vesikalar mobil eşya köle alım satımına aittir. Mühim bir kısmı da idarî mektuplardır.

Marduk ,eski Babil döneminden sonra ön plana çıkan ve sonraları Babil’in baştanrısı olarak kabul edilen önemli bir tanrıydı.

Kassitler ‘e  18 . yüzyılda, Hammurabi ‘nin oğlu Şamşu-iluna’nın zamanında rastlanılmıştır. Eski Babil Devleti’nin ikinci binyılının ortalarına doğru yıkılışından sonra Güney Mezopotamya Kassit eğemenliğiyle tanışır. Kassit sülalesi döneminde bütün Güney Mezopotamya tek bir siyasal yönetimin altında toplanmıştır.

Kassitler’in kökeni konusu hala karanlıkta kalmakla birlikte, anayurtlarının Zağros Dağları olduğuna dair genel bir inanış hâkimdir. Babil Kral listelerinde Kassitler’in hanedanlık süresi “576 yıl 9 ay” olarak belirtilmiştir. Buna karşın egemenliklerinin yaklaşık 400 yıl sürdüğü (1530-1155) kabul edilir. Mezopotamya için oldukça uzun süren bu tarihsel sürece dair kanıtlar ne yazık ki oldukça azdır.

Mezopotamya’ya doğudaki dağlık bölgeden geldikleri tahmin edilmektedir.Başlangıçta tarlalarda tarım işçisi olarak çalışmışlardır, nüfusları artınca da değişen dengelerden yararlanarak kentlerin yönetimini ele geçirmişlerdir.

 Kaştiliaşu adlı kralları önderliğinde askeri bir güç haline gelerek bir krallık kurmuşlardır. Kassitlerin Kuzeye doğru yayılmaları ise 14. yüzyıl ortalarında, bu bölgedeki Mitanni egemenliğinin zayıflamasından sonra gerçekleşmiştir.

Babil’e egemen olan ilk Kassit kralının, listelerde onuncu sırada adı geçen, II. Agum (1570 yılları) olduğu anlaşılmaktadır. Agum, Hitit kralı I. Murşili’nin Babil’den Khani adlı kente götürdüğü Marduk heykelini geri getirmiş ve bir Babilli gibi onun koruması ve kollaması altına girmekle övünmüştür. Kassit sülalesi döneminde bütün Güney Mezopotamya tek bir siyasal yönetimin altında toplanmıştır. Anlaşıldığı kadarıyla köklü geleneklere sahip kent devletleri bir tür otonom yapıya sahip merkezler olarak, hem Kassit krallarına tabi olmuş, hem de kendi benliklerini korumuşlardır. Kuzey Mezopotamya’da Mitanni Krallığı’nın zayıflaması, önceleri Kassitler’in bu yönde yayılmalarını sağlamışsa da aynı bölgeyi kontrol eden Orta Asur Krallığı, Babil merkezli Kassit yayılımına karşı yeni bir tehdit oluşturmuştur.

Kassit tarihine ilişkin tarihlenmiş belgeler ise daha çok 14. ve 13. yüzyılda II. Kurigalzu ile IV. Kaştiliaş arasındaki dönemi kapsar. Söz konusu belgeler Nippur ve Ur kentlerinde bulunmuşlardır. Dönemin Kassit toplumunun yapısını yansıtması açısından ilginçtir.
…. Babil yerlisi genç bir kız. İli-Şamaş’ın oğlu, tüccar Raba-şa-Ninimma ikinci oğlu Ninimma-zera-şubşi’ye gelin (eş) olsun diye onu babasından, Hurad-Humatir kasabasındaki bir Kasit olan Kiautu’nun oğlu Kidin-Şumaliya’dan ve Sin-epiranni’nin kızı Agargarutu’dan satın aldı. Satın alma fiyatı olarak Raba-şa-Ninimma 2 ince muhtillu urbayı, 2 şekel altını Kidin-Şumaliya ile karısı Agargarutu’ya verdi; Raba-şa-Ninimma satın alma fiyatının geri kalanı için Kidin-Şumaliya ile karısı Agargarutu’ya yiyecek verecek… (Kuhrt 2009:440).

Kassit döneminde bölgeler arasında KUDURRU adı verilen sınır taşları bulunmaktadır. Bu sınır taşları bize devlet yönetimi konusunda ipuçları vermektedir.Bu taşlardan anldığımız kadarıyla eyaletlerde , görevlerini tam olarak tanımlayamadığımız ŞAKNU (yönetici ) olarak adlandırılan valiler bulunmaktaydı.Üzerinde kutsal semboller ve yazıt bulunan kudurrular ilk kez Kassit egemenliğinin sonlarına doğru ortaya çıkmış , yaygınlaşmış ve birinci binyılda da yapımları sürdürülmüştür.

Kassit krallarının kullandıkları ünvanlar da ülkenin siyasi yapıları hakkında bilgi verir. Yöneticiler kendilerini “Babil Kralı veya sadece “Kral” olarak tanımlamışlardır. Bu durumda daha önceleri kent devletleri şeklindeki bir örgütlenmeden çok, tek bir yönetim altında birleştiklerinin kanıtı olarak gösterilir.

Kasitler, Babil’e egemen olmadan önceki dönemde, Babil kralı Samsuditanas dönemine (1695-1625) ait yazılı belgelerde, Kasitlerin isimlerine değişik meslekler içinde rastlanmaktadır. Bu belgelere göre Kasitlerin Babil’de sahip oldukları meslekler şunlardır: askeri memur, personel, mütehassıs, at bakıcısı ve din adamı. Bu belgeler, Kasitlerin Babil’de yerleşik olduklarınıda göstermektedir. Öyle ki, Hititlerin Babil’e saldırıları döneminde Babil tapmaklarında din
görevlisi olarak çalışan Kasitler’ den Enlil-Galçu ve Damu-Galçu, Babil’in. I. dönem sonlarının haberlerini kendileri yazmışlardır.

II. Burnabari’den sonra Kardunaj devletinin yönetimine Asur prensesinin oğlu getirildi. Ancak onun yaptığı işler ve izlediği politika yüzünden muhalifleri tarafından öldürüldü ve yerine Naziburgas kral oldu. Naziburgas’ın krallığı birkaç ay sürdü ve öldürüldü. Onun yerine de II. Burnabari’nin diğer oğlu II. Kurigalçu (1345-1324) geçti. II. Kurigalçu dönemide Asurlarla Dicle nehri civarında yapılan savaşta Asurlar yenildi ve iki devlet arasında yeni sınırlar tespit edilerek anlaşma yapıldı. Yine II. Karigalçu döneminde Elamlarla yapılan savaşta Elamlar yenildi ve Elamlara ait Sasu ve Barekse şehirleri alındı, arkasından tüm Elam ele geçirildi.

II. Kurigalçu’nun yerine Nazimarutaş (M.Ö. 1323-1298) geçti. Nazimarutaş’m yerine de Kadasman Turgu (M.Ö. 1298-1280) kral oldu. Kadasman Turgu döneminde Hititlerle bir dostluk ve dayanışma anlaşması yapıldı.

Kadasman Turgu ölünce, yapılan yardımlaşma anlaşması gereğince Hitit krah Hatuşüi, Kardunaj ‘a gelerek Turgu’nun küçük yaştaki oğlu II.Kadasman Enlil’i (M.Ö. 1279-1265) kral tahtına oturttu. II. Kadasman Enlü, 15 yıl kadar ülkeyi yönetti, fakat yeterince eser bırakmadı.Kendisi genç olduğundan zamanını eğlence ve avcılığa harcadı. Bu yüzden Kardunaj devleti zayıfladı ve bundan yararlanan Asurlar ülkeye bağlı dağlık bölgelerin bir kısmmı ele geçirdi.

II.Kadasman Enlil’in yerine I. Kudur Enli (M.Ö.1264-1255) geçti. I. Kudur’un yerine de oğlu Surias
(M.Ö. 1255-1242) kral oldu. Bu kralların dönemlerine ait elde edilen yazdı belgelerden, bunların dönemlerinde Kardunaj devletinin büyük bir ekonomik krize girdiği belirtilmektedir. Bu ekonomüc kriz sonucu fakirleşen halkın bir kesimi yaşamlarını devam ettirmek ve iş bulmak için Kardunaj devletini terkedip daha elverişli yerlere göç etmek zorunda kalmıştır.

IV. Kastüyas (M.Ö. 1242-1235), Surias’tan sonra kral oldu. 8 yd yönetimde kalan IV. Kastüyas’ın döneminde Kardunaj devletinin sınırlan daralmaya başladı.

Yine IV. Kastüyas döneminde Asurlar Kardinaj’a saldırarak Guti bölgesini Kardunaj ‘dan aldılar. Asurlar, Kardunaj ‘a
girip büyük katliamlar yaptılar; şehirleri yakıp yıktılar. Kardunaj halkını esir alıp Asur’a götürdüler. Kardunaj ‘a da kendilerine bağlı bir kral atadılar.

Daha sonra IV. Kastüyas’m oğlu Adad Suma Usur (M.Ö. 1218-1189) da bir süre Kardunaj’ı Asurlara bağlı olarak yönetti. Fakat Adad Suma Usur, daha sonraları Kardunaj’ı Yeniden Asurlardan kurtarıp bağımsızlaştırdı.
Adad Suma Usur ölünce yerine Melişihu (M.Ö. 1188-1174) geçti. Melişihu döneminde Kardunaj devleti tekrar güçlenip gelişti ve ekonomik durumu düzeldi.

Melişihu’dan sonra oğlu Marduk Apal îdin (M.Ö.1173-1161) Kardunaj kralı oldu.İlk kez Tanrı Marduk ismini alan bu kral döneminde de Kardunaj halkı yine bolluk içinde yaşamaya başladı. Fakat Marduk Apal İdin’den sonra yerine geçen Zababa Suma İdin (M.Ö. 1160) döneminde ise Kardunaj’ın durumu tekrar bozulup kötü bir duruma geldi.
Bu durumdan yararlanan Asurlar, Kardunaj’a bağh bazı şehirleri ele geçirdiler. Kardunaj’ın en kötü durumunu fırsat
bilen Elamlar da Kardunaj’a saldırıp Esnunna, Dur, Kurigalçu, Opi ve Sipphar şehirlerini ele geçirdiler.

Elamlar, önce kasitlerin bazı bölgelerini ele geçirmek suretiyle Kardunaj devletini böldüler; sonra da tüm ülkeyi ele
geçirdiler, büyük katliamlar yaptılar.

Amarna Mektupları’nda Kassitler’e ilişkin kimi verilere ulaşmak mümkündür. III. Amenofis ve IV. Amenofis (Akhenaton) saltanat yıllarına (genel olarak 1364-1336) yıllarına denk gelen dönemde Mısır ile Kassit’ler arasında elçilerin gidip geldiğini öğreniyoruz. Aslında Kassitler ile Mısır arasındaki ilişkiler III. Tutmosis Dönemi’ne kadar iner (1490-1436). Mısırlılar bu dönemde aslında Doğu Akdeniz Dünyası ile daha yakın bir ilişki kurarlar.

MÖ. 15. yüzyıldan itibaren Kassitler’in Güney Mezopotamya’da hatta kimi veriler çerçevesinde körfez bölgesindeki bugün Bahreyn olarak tanımlanan adaya kadar mutlak bir egemenlik sürdüğü anlaşılmaktadır. Söz konusu bölgelerdeki mevcut kentler genişlemiş ve yenileri eklenmiştir.

Güney Mezopotamya ‘daki Kassit egemenliği , esas olarak güneydoğudan gelen Elam saldırılarıyla son bulmuştur.Şutruk-Nahhunte adlı krallarının önderliğindeki  Elam orduları 1155 yıllarında Babil ve çevresinin ele geçirerek büyük yağmalamalar gerçekleştirilmiş ve sonrasında bölgeyi Elam valisinin denetimine bırakmıştır. Şutruk-Nahhunte, Naram-sin steli üzerine kendi başarısını anlatan bir de yazıt ekletmiştir.

Kassitler’de Kültür, Sanat ve Toplumsal Yaşam

Tarihte ilk kez Matematik ve Geometrinin temel prensiplerini Kasitler buldular. Kasitler, Babil’de ilk kez uzunluk ve ağırlık ölçü birimlerini de kullandılar. Yine Kassitler sayesindeTıp dalında kullanılan teşhis, tedavi, zaman, miktar-
yöntemlerinden insanoğlu yararlanabilmiştir. Masaj yapma yönteminin temelini oluşturan fizyoterapi’yi de Kasitler kullanmış. Kassitlere göre ruhsal hastalıkların nedeni, Tanrılara karşı duyulan rahatsızlıktan ileri geliyor. Bunun tedavisi de dua ve telkin yöntemiyle mümkündür.

Kassitli kimliği ile tanınan Dur-Kurigalzu bunlardan biridir. Bugün Bağdat  yakınlarındaki bu yerleşmenin I. Kurigalzu tarafından kurulduğu kabul edilir. Bugün bileayakta kalmış ziggurat aslında Kassitler’in de Mezopotamya’nın mimari geleneklerini devam ettirdiklerini gösterir. Ziggurat yanında saray kompleksi kalıntıları da saptanmıştır.

Kassit Kardunaj devletini uzun süre yöneten II. Burnabari döneminde Babil’de değer birimi olarak para kullanılıyordu. Bir altının değeri olarak 160 kg. arpa ödeniyordu. Günümüze kadar değişmeden devam eden altın ve gümüş arasındaki bire dokuz değer farkı da II. Burnabari döneminde vardı.

Kassitler’in yine 15. yüzyıldan itibaren bölgenin ticari sistemleri, ticaret yolları üzerinde oldukça etkin bir denetimleri olduğu anlaşılmaktadır. Daha doğudan gelen değerli taşlar örneğin lapis-lazuli ve maden yanında örneğin “güzel atlar”da bulunmaktaydı.

Yine elde edilen belgelerden Babil’de M.Ö.l8OO’lerde devlet kuran Kassitler’in hukuk ve felsefeyle uğraştıkları anlaşılıyor. Bunlarda sihirbazlık, cadılık ve kayıp bilicilik sanatı da gelişmişti.

Kardunaj devletinde yazıcılık mesleği de gelişmişti.Bu meslek, babadan oğula geçerdi. Yüksek memurlara ve din adamlarına, üzerinde tanrı işareti ve sembollerinin işlendiği taştan bir belge veriliyordu.

Kasitlerde evlatlık durumu da vardı. Çocukları olmayıp da evlatlığı olanlar öldükleinde mirası evlatlığına kalırdı. Kasitlerde topraklar, sınırlı olanlar, sınırsız olanlar ve tasdik edilenler diye sınıflandırılırdı.

Kasitlerin devlet yönetimi, hiyerarşik bir yapı gösteriyordu. Kraldan sonra ikinci derecede sorumluluğu olan ve bir çeşit vezirlik görevi yapan Sukallu denilen bir memurluk vardı. Mahalli bölgelerde, bölge yönetim başkanları bulunurdu. Bunların yardmıcıları olarak da mahkeme ve polis görevini gören memurlar vardı. Bölge başkanları, aynı zamanda kendi bölgelerinde, ilerdeki ihtiyaçları karşılamak içm sürekli olarak belirli bir yiyecek kısmını da stok etmek zorundaydılar. Tapınaklarla sarayın ihtiyaçlarını ve yönetimini gören Satummu ünvanıyla iki kişi görevlendiriliyordu.

O dönemlerin köleci devletlerinde görüldüğü gibi, Kardunaj devletînde de devletin ekonomisinin bel kemiğini teşkil eden köylüler ve el işçileri (ki bunlar köleler sınıfına dahildi) sınıfı gelirdi. Hayatın her alanında en ağır işleri bu sınıf
görürdü. Bunların dışında, belirli ayrıcalıklara sahip, köle sahipleri sınıfının emrinde çalışan memurlar, subaylar savaş işleriyle ilgilenenler de vardı. Savaşlarda yayalarla onların yardımcıları olan ordular arasında doktorlar, demirciler, kap
yapanlar ve arasıra da din adamları bulunurdu.

Toprağı olan herkes, kendi toprağının sınırlarını belirleyebilirdi. Doğal olarak toprak da babadan oğula miras kalırdı.

Tanrıları, Surüas tanrısı, Hindistan’daki güneş tanrısı Suritas ile aynı anlama geliyor. Maruttaş tanrısı ise, Hindistan’daki Marut ve Burias ve Yunanlardaki Boreas ile aynı anlama gelmektedir. Bu dönemlerde Kasitler, eski tanrılarına inanç göstermekle birlikte yeni tanrılara da inaanmışlardır. Bu tanrılar da Anu, Enlü ve Ea idi. Kral Marduk dönemmde ise Kasitler, tanrıların en büyüğü olarak Karduk’a tapmışlardır.

Mezopotamya’daki Kassit eğemenliği, Assur’un kısa süreli denetimi sonrasında doğudan M.Ö 1155 yılında gelen Elam Kralı Şutruk-Nahhunte’nin saldırısı ile son bulmuştur.

KAYNAKÇA

-Andaç : F.Andaç , Babil’e Yolculuk . İstanbul 2003

-Köroğlu : K.Köroğlu ,  “ Eski Mezopotamya Tarihi Başlangıçtan Perslere Kadar”, İletişim Yayınları , İstanbul 2009

-Köroğlu : K.Köroğlu , “ Tarih Öncesinden Perslere Kadar Mezopotamya”, Toplumsal Tarih, Aylık Tarih Dergisi, Sayı:149, Mayıs    2006  , s.16-s.27

-Oates : J.Oates , Babil , Ankara 2004

-Sever :  E.Sever  ,  “Asur Tarihi”, Kaynak Yayınları, İstanbul  1993.

-Doç. Dr. Erkan Konyar, Anadolu ve Mezopotamya Tarihi.

-Botan Amedi, Kürtler ve Kürdistan Tarihi.

-Dr. Kemal Bakan, Babilde Feodalizm Araştırmaları.

Bernamegeh Türkçe

UYARI: Yazıların izinsiz kopyalanması ve Web Sitelerinde yayınlanması kesinlikle yasaktır. Hakkınızda yasal işlemlerin başlatılabileceğini lütfen unutmayın!

AYRICA BAKIN

CELAL GÜZELSES KİMDİR

Şark Bülbülü olarak da bilinen Kürt kökenli ses sanatçısı ve mevlithan Celal Güzelses, Osmanlı döneminde, …

error: LÜTFEN KOPYALAMAYIN OKUYUN!